Yeni Doğan Bebeğin Duyu Gelişimi

Bir yeni doğan, hayata adım attığı ilk andan itibaren son derece duyarlı, çevresini fark etme yeteneğine sahip olan küçük ve sevimli bir varlıktır. İlk üç ay içinde bebeğin duyuları inanılmaz bir hızla gelişir. En hızlı gelişim aşamalarından biri olan ilk üç ay gerek fiziksel görüntü anlamında gerekse duyular, beyin, iletişim gibi birçok becerinin ve yeteneğin de süratle geliştiği bir dönemdir. İlk üç ayda yeni doğan bebeğin duyu gelişimi hakkında bilgi sahibi olan bir annenin bebeğini uyarmak, ona uygun eğlendirici oyunlar ve geliştirici aktiviteler seçmesi hususunda anneye büyük oranda yarar sağlayacaktır.yeni doğan bebek, bebeklerde duyu gelişimi, yeni doğan bebeklerde duyu gelişimi

Hayata yeni gözlerini açmış bir yeni doğan daha ilk anlardan itibaren çevresindeki farklı kokuları, sesleri, görüntü ve kumaşları algılayabilme becerisine sahiptir. Bu beceriler çok kısa süre içinde çok daha gelişmiş bir hal alacaktır. Bu gelişimi destekleme görevi bebeğin en çok vakit geçirdiği ve kendini onunla bir hissettiği anneye verilmiştir. Eğer anne bebeğini bu aşamada desteklerse bebek çok daha hızlı ve etkili bir şekilde bu becerilerini geliştirecektir.

Yeni Doğanın Duyu Gelişimi Nasıl Desteklenir?

Annenin ilk günlerde bunu başarmasının çok basit bir yolu vardır, o da bebeğini doyana kadar emzirmektir. Buradaki doymaktan maksat yalnızca bebeğin açlık hissini gidermesi değildir. Bebeğin annesiyle arasındaki en önemli bağ olan emzirme bebeğin psikolojik olarak da doymasını sağlamaktadır. O nedenle, ilk zamanlar çoğu yeni doğan karnı tok olsa da emmek ister. Bu psikolojik olarak emmeye ne kadar ihtiyaç duyduğunun kanıtıdır. Bebek emerken eline eldivenlerinin takılmaması, bebeğin gerek annenin göğsüne, gerekse üzerindeki kıyafete dokunarak dokunma duyusunun gelişimine katkı sağlayacaktır. Ayrıca, annenin bebeği emerken onunla konuşması, ona ninniler söylemesi, bebeği hem rahatlatacak hem de işitme duyusunun gelişimini destekleyecektir. Bununla birlikte, diğer aile üyelerinin de katılımıyla bebeğin duyu gelişimini destekleyici birçok aktivite yapılabilir. Yeni doğan bebeğin birbirinden farklı nesneleri tutmasının sağlanması, onunla sürekli konuşulması, renkli ve parlak oyuncak veya objelerin ona yaklaştırılarak sallanması bebeğin duyu gelişimini destekleme konusunda babanın ya da diğer aile bireylerinin yapabileceklerine örnek olarak verilebilir.

Bebeklerde Emme Refleksi

Bebeklerin doğduğu günden itibaren en güçlü refleksleri emme refleksidir. Bu refleks onların karınlarını doyurarak aç kalmamalarını ve yaşama tutunmalarını sağlar. Bir kere annenin memesine alışan ve onun verdiği birçok olumlu etkeni tadan bir bebeğin sürekli annesini emmek istemesi kaçınılmaz olacaktır. Bebeğin emme aşamasında birçok açıdan doyması sağlanmıştır. Emdiği esnada bir yandan son derece tatlı ve doyurucu olan sütle karnı doyarken aynı zamanda annesinin kokusunu ve sıcaklığını hissederek psikolojik olarak da rahatlar. Buna ek olarak, son derece güçlü olan emme isteği de giderilmiş olur. Buna rağmen, uzmanlar tarafından da tespit edilmiş olduğu üzere bazı bebeklerde emme refleksi ve isteği son derece yoğundur. Çoğunlukla erkek bebeklerde gözlemlenen bu durum kız bebeklerde de hatırı sayılır derecede çok gözlemlenir. Emme isteği çok yoğun olan bu bebekler sürekli annelerini emmek isterler, bu durum ise anne için çok yorucu bir süreç olur. Ayrıca, bebek sürekli emdiği için annenin süt biriktirmeye fırsatı olamaz ve bu nedenle doyamayan bebek daha çok emmek ister.bebeklerde emme, emme refleksi, bebeklerde emme  refleksi

Emzik Kullanımı

Bu kısır döngüye girmiş olan annelerin kurtarıcısı olan emzik kullanımı bu nedenle büyük önem taşır. Özellikle bu tip bebeklerde daha çok tercih edilen emzikler hem bebeğin hem de annenin rahat bir nefes almasını sağlar. Emzik kullanımı konusunda olumsuz görüşler çok olsa da önemli olan bebeğin psikolojik açıdan doyuma ulaşarak büyümesi olduğundan ve uzun yıllardır kullanılan emzik ise bunu sağladığından emzik kullanımı hakkında olumlu görüşlere de sıkça rastlanmaktadır. Her bebeğe verilmesi savunulmamakla birlikte, çok fazla emme isteği olan ve buna ihtiyaç duyan bebeklerin gerek uykuya geçerken gerekse karnı tokken emmek istediğinde emzik kullanımının sağlanması bebeği büyük ölçüde rahatlatacaktır. Her bebek benzer gelişim aşamalarından geçse de birbirinden oldukça farklıdır ve annenin bebeğini iyi gözlemleyerek gereksinimlerini tespit etmesi ve ona göre bir çözüm yolu bulması gerekmektedir. Buna ek olarak, emzik kullanılırken temiz olmasına, sürekli olarak temizlenmesine dikkat edilmelidir. Aksi durumlarda, bebeğin ağzında yaralar oluşması veya mikrop kapması gibi durumlarla karşılaşılabilir.

Sonbahar Aylarında Uyku Problemi

Sonbaharın gelmesiyle birlikte havaların soğuk yüzü kendini göstermeye başladı. Gündüzlerin kısalması ve gecelerin uzamasıyla birlikte ise pek çok kişi biyolojik saatlerindeki bu değişim nedeniyle ciddi sarsıntılar yaşamaya başlamıştır. Biyolojik saatlerinde değişlik olduğunu fark edenler de çeşitli uyku sorunlarıyla karşılaşmaya başlamıştır. Tüm bunların altında yatan sebep ise sonbaharda vücut ritmimizi sağlayan, uykuya dalma hızımızı ayarlayan hormonumuz olan melatoninin etkisinin azalmasıdır. Melatonindeki bu azalmayla birlikte uyku problemleri yaşanmakta ve pek çok kişi uyuyamamaktan şikayet etmektedir.

D Vitamininin Sonbahardaki Etkisi

Yaşanan uyku sorunları genellikle yaz aylarından sonbahara geçişlerde kendini göstermektedir. Uykuya dalma, uykuyu sürdürme, sık sık uyanma gibi problemler ise bu sorunların başında gelmektedir. Vücudumuzun değişen biyolojik saatiyle birlikte ortaya çıkan uyku problemlerinin yanı sıra solunum bozuklukları, huzursuz bacak sendromu, uyku esnasında hareket bozuklukları gibi problemler de yaşanabilmektedir.sonbaharda uyku problemi, uyku problemleri, uyku sorunu

Uzmanlar ise bu noktada D vitamininin etkisini vurgulamaktadır. Yaz aylarında bol bol alınan güneş ışınlarının ardından sonbahara geçişte vücudumuz bu iklim değişimine alışabilmek için oldukça fazla çaba göstermektedir. Bulutlu, yağmurlu ve kapalı havaların hakim olduğu sonbahar aylarında D vitamininden mahrum kalmaya başlayan vücudumuz psikolojik sarsıntılar geçirebilmektedir.

Uyku Bozukluklarının Çözümü

Yaşanılan psikolojik değişimlerin üzerine eklenen kronik uykusuzluk durumuyla birlikte ise vücut direnci düşebilir ve bunun sonucu olarak da metabolik rahatsızlıklarda artış görülebilir ve şeker dengesinde bozulmalar yaşanabilmektedir. Uykusuzluğun getirdiği en büyük sorunlardan biri de dikkat eksikliği ve unutkanlık olarak kendini göstermektedir.

Görüldüğü üzere yeterli ve kaliteli bir uyku eksikliği yaşandığında vücudumuzda pek çok olumsuzluk kendini göstermekte, günlük yaşamı olumsuz şekilde etkilemekte ve vücut sağlığımızda bazı sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu şikayetlerin çözülmesi için ise mutlaka bir uzmana başvurularak şikayetler anlatılmalı ve uyku kalitesinin artırılması yönünde gerekli destek alınmalıdır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Uyku problemleri pek çok kişinin yaşadığı kimi zaman kronik kimi zaman ise mevsimsel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda her sağlık sorununda olduğu gibi erken ve doğru tanının büyük bir öneme sahip olduğunu unutmamak gerekmektedir. Uyku problemleri başladığında tedaviye yardımcı olacak yöntemler de uygulanabilir. Uyuduğunuz odanın karanlık, sessiz, iyi havalandırılmış ve doğru ısıda olması uykuya geçişinizi kolaylaştırma konusunda yardımcı etkenler olacaktır. Ayrıca uyumadan hemen önce çok fazla yemek yemek uyku sıkıntı çekmenize neden olacağı için çok aç ya da çok tok olunmamasına dikkat edilmelidir.

En büyük sorun obezite

En büyük sorun öbezite

Günümüzde bir çok insanlara çok güzel gözüken bir yiyecek içecek bulunmaktadır. Bir çoğumuzda dayanamayıp bu yiyecek içecekleri fazlasıyla tüketmekteyiz.  Bu da bizim sağlığımızı tehdit etmekte ve obez olmaktayız. Bu sorunu çözmek için diyet yapmamız gerekmektedir. Diyet bizim için bir çok fayda sağlamaktadır. Ama ilk önce diyetin ne olduğunu bilmemiz gerekmektedir.obezite, diyet ile obeziteye son, obezite diyeti

Sağlıklı diyet nedir

Diyet kısaca sağlıklı ve zinde bir hayat sürmek için gerekli olan yemek yeme düzenine diyet denir. Sağlıklı diyet ise pazartesi günü başlarım demediğimiz diyettir.  Zihnimizde ki bir çok sorunu yasakları unutup acıktığımızda ruhumuzun istediği yemekleri hissederek yemektir. Ruhsal ve fiziksel sağlığımızın çok daha önemli olduğunun farkına vararak yemek seçimlerimizi ona göre yapmaktır. Sağlıklı diyet beden-ruh-zihin üçlüsünün hep bir arada olmasını sağlamaktır. Kilolar estetik açıdan ve dış görünüş olarak güzel bir görüntü değildir. Orta yaşlarda kilo almaya uygun bir vücut yapısına sahip olur. Kilo almamızın sebebi yaktığımızdan çok kalori almamızdır. Kilo vermek istiyorsak yediğimiz kaloriyi düşürmeli yada daha çok kalori yakmalıyız ve normal bir kiloya geldiğimizde o kiloyu korumak önemlidir.

 Diyet yapmanın faydaları

Diyet yapmanın kilo vermek dışında faydaları da vardır.  Bunlar şu şekilde sıralanabilir

Kendinizi daha enerjik hissedin

Belirlenen diyet programını yapmak sizin için daha enerjik bir vücuda sahip olmanızı sağlar. Demir gibi bazı vitamin ve mineraller de hücrelerinizin ihtiyaç duyduğu enerjiyi kullanmalarına yardımcı olur. Bu sayede vucüdunuz daha düzgün bir şekilde çalışır. Sağlıklı beslenmek bunun yanında bir de şeker oranınızda meydana gelecek ani değişmeleri ve ani yorgunlukların oluşmasını sağlayacak hızlı değişmeleri önler.

Kardiyovasküler sağlınığınızı sağlar

Yediğimiz besinler sizin daha sağlıklı bir vücuda sahip olmanızı sağlar. Örneğin C vitamini olan besinler damar sağlığınız üzerinde bir çok fayda sağlamaktadır. Sağlıklı beslenmek kalp krizi ve felç geçirme riskinizi azaltır. Yüksek kan basınıcınızıda azaltır. Badem , balık gibi gıdalardan gelecek olan sağlıklı yağlar kolestorölünüzün düşmesini yardımcı olur ve kalp sağlığınız korunmuş olur. Tam tersi fast food içerikli besinler ise kolestorölünüzü yükseltir ve kalp krizi geçirme olasılığınızı artıtır.

Hücrelerinizi Yenilemek İçin Kefir Tüketin!

Sütün özel bir teknik ile mayalanması sonucu elde edilir kefir oldukça faydalıdır. Kafkasya toprakları ana vatanıdır kefir içeceğinin. Kefirin hücre yenileyici bağırsaklarda gıda maddelerinin birikmesini önleyici etkileri bulunuyor. Bağırsak florasını düzenler ve özellikle vücut için yararlı bakterilerin çoğalmasını zararlı mikroorganizmaların ise azalmasını sağlamaktadır. Çok iyi bir kalsiyum ile protein kaynağı olduğu için kemikler, saç ile tırnaklar için çok yararlı olacaktır. Japonya da yapılan çok önemli araştırmalar sonucunda kansere karşı koruyucu etkisi bulunmuş. Vücut direncini arttırır ve sinir sistemini kuvvetlendirmektedir. Kefir ayrıca iyi bir B vitamini kaynağı içermektedir.kefir tüketimi, hücre yenilenmesi, kefir tüketmek, hücre yenilemek için kefirSarımsak

Parazit düşürücü, tansiyon düşürücü, mantar öldürücü, kolesterol dengelenmesine yardımcı, antiseptik, damar sertliğini yavaşlatır ve kanı sulandırmaktadır. İçerisinde A, B, ile C vitaminleri bulunmaktadır. Nezle ile vücut salgılarını azaltmaktadır. Dışarıdan deriye sürüldüğünde uçuk ile arpacığı azaltmaktadır. Sarımsak aşırı tüketildiğinde mideyi tahriş etmektedir. Bunun yanında düşük tansiyon hastaları ile kan sulandırıcı ilaç kullananlar aşırı sarımsak tüketiminden kaçınması gerekir.

Şalgam Suyu

Şalgam turpgillerdendir. Şalgam suyu mor havuç, bulgur, şalgam turbu, su ve tuz ile yapılmaktadır. Bol potasyum içerdiğinden dolayı yüksek tansiyona karşı koruyucu sağlamaktadır. Prostat kanseri için koruyucu özelliği buluyor.

Yulaf Ezmesi

Ülkemizde bol yetişen bu nedenle de ucuz bir besinlerdendir. Tabiri caiz ise bin bir derde deva besindir. Kolesterolü düşürür, bağırsakları çalıştırır ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirmektedir. Tokluk hissi vererek zayıflamanıza yardımcı olmaktadır. Günlük 1 kahve fincanı tüketilebilir.

Kırmızı Pancar

Tam manasıyla bir sağlık deposu görevindedir. Kanser ile ciddi hastalıklara karşı yüksek oranda antioksidan içermektedir. A, B, ile C vitaminleri yönünden oldukça zengin besindir. İştah açar ve besleyici özelliğe sahiptir. İçeriğinde fosfor, bakır, demir, boron, potasyum, çinko ve folat bolcadır.

Uzun Beyaz Turp

Yapılan son araştırmalar sonucunda ise kansere karşı çok etkili ve koruyucu olduğu saptanmıştır. Vücudu temizleyici etkisi bulunmaktadır. Özellikle de obeziteye karşı kullanılan gıda maddeleri arasında yer alıyor. Kabızlığa karşı iyi gelmektedir. Özellikle diş, saç ile tırnak dokularını güçlendirmektedir.