Boyun Fıtığı Tedavi

Boyun fıtığı hastalığı hakkın da birçok merak edilen sorun ortaya atılmaya başlanmıştır. Bu yüzden bu sorulara en iyi cevabı alabilmek için dikkatli bir araştırma aşaması oluşturulmalıdır. Boyun fıtığı hakkın da yanlış bilinen bilgiler bu hastalıkların tedavisini zorlaştırmak da ve bu hastalığın daha fazla ilerlemesini sağlamaktadırlar. Boyun fıtığı hastalığı hakkın da genel bir açıklama yapacak olur isek bu durumu en iyi şekil de şöyle açıklayabiliriz.boyun fıtığı, bel fıtığı, bel fıtığı tedavisi, boyun fıtığı tedavisiBoyun fıtığı hastalığı genel olarak oldukça riskli bir hastalıktır. Boyun fıtığı bir omur hastalığıdır ve tedavi edilmediği sürece bütün vücudu olumsuz bir şekil de etkileyebilir. Boyun fıtığı hastalığı boyun içerisin de bulunan omurların ve bu omurların araların da sürtünme kuvvetini hafifletme görevin de bulunan diskler bu hastalık açısından oldukça önemlidir. Bu disklerin zaman içerisin de çeşitli nedenlere bağlı olarak şekil değiştirmesi ya da yerlerinden oynaması en genel anlamı ile oldukça acı verici bir dururumdur. Bu nedenlerin sonucun da boyun fıtığı hastalığı oluşmaktadır.

Boyun fıtığı hastalığı çeşitli riskleri içerisin de barındırmaktadır. Bu diskleri erimesi sonucun da sürtünme kuvveti nedeni ile boyun omurları oldukça aşınacak ve bu aşınma ile birlik de çeşitli risklerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. Boyun omurlarında ki bu aşınma ve boyun fıtığı hastalığı ciddi anlam da tedavi edilmez ise felç hastalığını da beraberin de getirebilmektedir. Boyun fıtığı hastalığının tedavi yöntemleri arasın da çok çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Ancak hastalık henüz ilk aşama da bulunuyor ise bu durum da çok farklı bir tedavi yöntemi oluşturulmaktadır.

Boyun fıtığının en kesin tedavi yöntemi boyun fıtığı ameliyatıdır. Ancak omurlar ile alakalı bir durum olduğu için boyun fıtığı ameliyatı oldukça riskli bir tedavi yöntemidir. Bu yüzden uzman doktorlar tarafından da en son çare olarak tercih edilmektedir. Boyun fıtığı hastalığı eğer ilk aşama da ise ilaç ile tedavi yöntemi belirlenir. Bu yöntem de etkili sonuçlar alma oranı da oldukça yüksektir. Bu durumlara çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Boyun fıtığı hastalığı ilaç tedavisi sırasın da yine doktorlar tarafından omurların hareketini sağlayacak ve tedavi sürecini etkileyecek olan çok çeşitli egzersiz hareketleri verilmektedir. Bu egzersiz hareketleri sayesin de bu durum oldukça etkili sonuçlar bren bir tedavi türü olarak hayatımız da yer almaktadır.

Alt Alveol + Gingiva Nedenleri ve Tedavisi

Alt alveol i.o. Ca’lar içinde 3. sıklıkta olur. Nadiren 50 yaş altındadır. Erkekler 2-3 kat daha sık hasta olurlar. Alt alveol karsinomları üst alveol Ca’larına göre %80’e %20 gibi orandadırlar. Alt alveol Ca’lar %60 oranında premolarların arkasında olşur. Sigara en önemli nedendir. Erkeklerin %74’ü sigara içen, kadınlarda %48’i sigara içenlerde olur. Bu hastalarda multipl lezyon eğilimi mevcuttur (Loco regional). Prezantasyon ağrılı veya ağrısız ülser olabilir. Protez tabanlarda tm kitleleri veya ağrı yüzünden takalamaz. Genelde ilk Diş Hekimleri fark eder. Genelde lezyon alveoll kreti üzerindedir. Başlangıçta yayılım yüzeyel (lateral) yayılır. Eğer çürük diş varsa erken evrelerde kemik invasyonu olabilir. Spongioz kemik atake ise nörovasküler badi, risk altındadır. Bu durum tümörün sinir boyunca kemikle ilgili olmadan sinir boyunca ilerlemesine neden olur. Erken gönderilen vakalar ufak alveol tümörlerinin sayılarının artması ilginçtir. Mamafih kırık ve çevre yapıların tutulması aynıdır. Bölgesel lenf nod metastazı alt alveol karsinomlarmda, alta göre daha fazladır. Nodül tutulursa en çok jugulodigastrik, submaksillar ve mid. jugular bölgelerdedir. Alt jugular, submental post.de çok nadirdir.Alt Alveol + Gingiva Nedenleri, Alt Alveol + Gingiva Tedavisi

Tedavi

Tl NO lezyonlar için marjinal çene rezeksiyonu ile birlikte lokal eksizyon ağız yolu ile yapılırsa yeterli olur. Bu teknik, tümörün eksizyonu açısından bakılırsa yeterli gibi görülür ve blok çene rezeksiyonu ile beraber yapılandan çok daha az deformite oluşturur. Çeneyi önemli miktarda tutan daha büyük ve yaygın lezyonlar, dudak kesesi, yanak flebi ve segmental çene rezeksiyonu gerektirirler. Eğer lezyon üst çenede ise, parsiyel maksilla çıkarılması, modifiye w.ferguson insizyonu ile yapılır. Eğer lezyon daha geniş olup, maksiller antruma yayıldıysa, total maksillektomi endikedir. NO boyun ve geniş tümör varsa, yanak flebi hazırlanır, elektif boyun diseksiyonu protektif olarak yapılır. Ele gelen nod varsa, bu işlem kesin olarak gereklidir. Küçük tümörler, dışarıdan ışınlama ile tedavi edilirler. Bu tedavi, geniş tümörler için tavsiye edilmez. Nedeni ise, osteoradyonekroz oluşabilmesinden dolayıdır. Büyük tümörlerin rezeksiyonundan sonra veya (+) boyun vakalarında (yani boynunda lenf ganglionu tümör tarafından tutulmuş ise) R.T. ilave edilir.

Sonuçlar

Bazı araştırmalara göre (20 yıllık çalışma) 5 yıllık sürvi oranı %35’den %65’lere yükselmiştir. Bununda nedeni muhtemelen daha erken yapılan teşhislerdir. Tm lokalize ise, sürvi 5 yılda %80’lere kadar çıkabilir. Eğer Level I nodlar tutulmuş ise %54’lık bir sürvi tahmin edilir. Eğer her seviyede nodlarda tutulum varsa survi ancak %34 kadardır. Yine başka bir araştırmaya göre Stage I olan bir hastanın 5 yıllık sürvisi %78, Stage II’li de %64, Stage II’lü olanda %35 ve Stage IV olanda ise %15 kadar bulunmuştur. Bu sonuçlar RT olunca daha iyi olurlar.

Saçlar En Büyük Süsümüz

Saçlar en büyük süsümüz, en büyük aksesuarımız. Onlara hiç bir şey olmasını isttemiyoruz ama olursa da çözümü vardır. Saçlarımız döküldüyse neler yapılır neler yapılmaz burada anlatıyoruz. Saçlarımız beyazladıysa neler yapmamız gerekiyor. Tamamen bitkisel bir formülle, tamamen beyaz saçlardan kurtuluyor olmamız mümkün mü? Beyaz saçları artık eski haline getirmek mümkündür. Çok başarılı bir yöntemle bunu başarmak mümkün. Saçları beyazlayan insanlar genç yaşta beyazlayınca bir sıkıntısı mı var diye sorular sorulabiliyor.saç ekimi yapımı, saç ekimi sonrası, saç ekiminden sonra yapılması gerekenler

Bir saçı beyaz insan görünce problemleri olduğunu düşünebiliyoruz. Yaşamış olduğumuz sıkıntı, stres, dert keder midir saçın beyazlamasının nedeni. Temelinde yatan başka faktörler de var ama saydığımız çevresel ve psikolojik etkenler de etkiliyor. Ama ilk temel özelliği saçların beyazlamasının temel sorunu dediğimiz noktada saç pigmentlerinin deaktif olmasıdır. Bu çok doğal bir fizyolojik tanımdır. Bu problemi tetikleyen, bu problemin hızlı bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan yada yavaş bir şekilde oluşmasını sağlayan etkenler var.

Kişinin sıkıntı yaşaması, düzensiz beslenmesi, saçlarıyla alakalı bakım konusunda yetersiz olması ki saçlarımız bakımsız olursa, yıkamasını yada uyguladığımız o kimyasallar, sprey jöle yada boya tarzı şeyleri abartırsak işin uzmanı olmayan kişiler tarafından uygulatırsak saçlarımız güçsüzleşir. Güçsüzleşme noktasında da saç diplerinde bir tabaka oluşur. Bu tabakalar saça hem oksijyen girmesini en geller hem de güneş ışığının girmesini engeller ve saç dipleri yeterli besinleri alamaz.

Emziren Anne Nasıl Beslenmeli?

Gebelikte olduğu gibi emzirme döneminde de yeterli ve dengeli beslenmek hem bebeğin hem de annenin sağlığı için çok önemlidir. Bu dönemde vücudun süt salgılamak için ek enerjiye ihtiyacı vardır. Bu nedenle tüm besin gruplarından gerekli miktarlarda almaya özen gösterilmesi gerekmektedir.emziren anne beslenmesi, emzikli anne nasıl beslenir, bebekli annenin beslenmesiAnnenin yeterli beslenmesi anne sütünün kalitesini etkilemektedir. Anne sütü, bebeğin ilk besin kaynağıriıı. Bu dönemde “Emziriyorum, sütüm artsın” diye düşünerek bol şekerli komposto, helva, şerbetli tatlı, mısır gibi besinlerin fazla tüketilmesi doğru değildıı. Önemli olan kaliteli protein kaynaklarının tüketilmesi, yeterli vitamin ve minerallerin alınmasıdır. Gereğinden fazla besin tüketimi, gebelikle birlikte aldığınız kiloların daha da artmasına neden olabilir.

Anne sütünün bebeğin büyüme ve gelişmesindeki etkisi;

  • Bebeğin tüm gereksinimlerini karşılar
  • Çene ve diş gelişiminde rol oynar
  • Allerjiye karşı koruyucudur
  • Bebeği pişikten korur
  • Bebeğin daha az ağlamasını sağlar
  • Çocukluk ve yetişkinlik çağında görülen bazı kain ı hastalıkların oluşma riskini azaltır
  • Bebeğin ruhsal ve bedensel gelişimine yardımcıdır
  • Anne ile bebek arasında duygusal bağı güçlendim
  • Zeka gelişimi için önemlidir.

Emzirme döneminde kilo vermek için yapılan yanlış diyetler yüzünden süt salınımı ve sütün besin değen azalabilir, bebek gelişimi olumsuz etkilenebilir.

Emzirmenin anneye faydalan şunlardır;

  • Hazırlama sorunu gerektirmez
  • Annenin sağlığını korur
  • Meme kanseri ve çeşitli diğer kanser türlerinin

oluşumuna karşı koruyucudur

  • Kanamaları ve anne ölümlerini önler
  • Annenin kilo vermesine yardımcı olur

Emziren annelerin bilmesi gerekenler;

  • Bebek ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir.
  • Bebeğin bütün besin öğesi ihtiyaçlarını anne sütü tek başına karşılar.
  • Bebekte istenilen büyüme ve gelişmeyi sağlar,
  • Emzirme2 yaşına kadar sürdürülmelidir.

Ek besinlere erken başlandığında;

  • Bebek emzirilirken anne gebelik öncesine göre daha fazla sıvı almalıdır.
  • Kalsiyum yönünden zengin olan besinlerin tüketimi artırılmalıdır.
  • Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün istenilen miktarda olmalıdır.
  • Hazır besin tüketimi azaltılmalıdır.
  • D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansımasıyla sağlanır. Bu nedenle emzirme dönemindeki anne güneşten yeterince faydalanmalıdır.
  • Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır.
  • Yemeklerden hemen sonra çay tüketilmemesine

dikkat edilmelidir. Çayın açık ve limonlu içilmesinde fayda vardır.

  • Hazır meyve sulan, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve sulan ve ayran tercih edilmelidir.
  • Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
  • Bağışıklık sistemi olumsuz etkilenir
  • İshalve çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilir
  • Şişmanlığa davetiye çıkarılır
  • Anne sütünün giderek azalmasına neden olunabilir

Anneler bebeklerini emzirdikleri sürece zayıflamak amacıyla kendi başlarına çok düşük kalorili diyetler uygulamamalıdır. Diyetisyen kontrolünde en uygun beslenme programı hazırlanarak hem süt miktarını ve kalitesini artırmak, hem de fazla kilolardan kurtulmak mümkündür.

Emzirme döneminde yeterli ve dengeli beslenme: Anne ve bebeğin sağlığı ve emzirmenin verimi açısından büyük önem taşır. Bu nedenle anneler beslenme düzenlerine gereken özeni göstermelidir.

Estetik Kepçe Kulak Ameliyatı

Kulak estetiği git gide artan bir talep ile sürekli gelişen bir yöntemdir. Yüzünde kötü bir görünün yaratan kepçe kulak vakası ile insanlar kötü bir psikolojiye bürünmektedir. Hem estetik açıdan hem de psikolojik olarak insanları etkileyen bu durum çok kolay kulak estetiği operasyonları ile normale döndürülebilmektedirkepçe kulak, kepçe kulak ameliyatı yapımı, kepçe kulak tedavisiKulak estetiği farklı yöntemler ile uygulanabilmektedir. Bazı kişiler sadece ip ile kulakları arkaya çektirirken kimileri de ameliyat olarak bu sorunu çözüme ulaştırabilirler. Kulak estetik ameliyatları merkezlerde farklı fiyatlar ile yapılmaktadır. Ciddi yüksek olmayan rakamlar ile herkesin kolayca yaptırabilmesi sağlanmaktadır. Ameliyat da ip estetiği de kısa sürede yapılan ve uygun fiyatlara olan işlemlerdir. Yüzünüzde ki kötü görüntü nedeni ile içinize kapanmanıza, bunu sorun haline getirmenize hiç gerek yoktur. Sadece bir hekime yâda hastaneye başvurarak bu sorunu kısaca çözebilirisiniz. Hekim ile görüşme yaptıktan sonra hekim kulaklarınıza ne yapılması gerektiğini rahatça size önerecektir. Sizi sosyal hayatınızdan alıkoymadan kısa sürede geçecek olan bu uygulamalar ile hayata yeniden normal kulaklar ile merhaba diyebilirsiniz. Çocuklarda olan kepçe kulaklarda 6 yaşından itibaren ameliyat yaptırılabilmektedir. Bu sayede çocuğun okulda alay konusu olması ve üzülmesi engellenmiş olacaktır. Ameliyatlar bir hafta içinde iyileşip normale dönerken ip ile yapılan estetik sadece 1 günde normale dönmektedir. Herhangi ağrı, acı ve ya sızı olmadan normal kulaklara kavuşabilirisiniz. Bu operasyonları hem kısa sürede hem de uygun fiyatlara olacaksınız.

Kulak estetiği yaptırmak için hiçbir şeyi beklemenize gerek yoktur. Kısa zaman içinde normal kulaklara dönebilir büyük ve açık olan kulaklarınız normal bir şekle gelebilir. Sürekli şikâyet ettiğiniz kepçe kulaklarınızdan çok uygun fiyatlara acı çekmeden kurtulabilirsiniz. Mutlaka bir hekim yâda kurum ile görüşün.

Burun Çeşitleri Nelerdir?

KEMERLİ BURUN 

Ülkemizde oldukça sık rastladığımız, görsel olarak kişiyi en çok rahatsız eden burun şeklidir.  Ameliyat sırasında yaklaşımım kemerin büyüklüğü ile orantılı olarak değişiyor. Eğer kemer az ise,çoğu zaman kontrollü bir şekilde kemeri törpülemek yeterli olur. Fazla miktardaki kemerlerde ise kemeri düzeltmek için törpüden ziyade özel keskiler kullanmaktayım. Burada işin püf noktası kemerin alınması sırasında aşırıya kaçılmamalıdır ki; bu durum nispeten telafisi daha zor şekil problemlerine yol açar.Burun çirkin ve hoş olmayan görünür.Kemerli burun yapısına genellikle düşük burun ucu da eşlik eder.Ameliyat esnasında burun ucu düşüklüğü tam olarak giderilmelidir.Şayet burun ucuna müdahalede bulunulmazsa burun uzun gözükür ki buda estetik açıdan arzu edilen bir görünüm değildir.burun çeşitleri, burun çeşitleri neler, kaç çeşit burun varEĞRİ BURUN 

Daha önce gerçekleşmiş bir burun kırığı nedeniyle yani travma sonrasında yada doğumsal nedenlerle oluşan eğri burun; burun estetik ameliyatlarında cerrahı en çok zorlayan ve cerrahın gerçek anlamda kendisini test etmesini sağlayan bir burun problemidir.Bilgi,birikim ve cerrahi beceri gerektiren bu vakalarda anlamlı bir düzeltme çoğu kez başarı kriteri olarak görülmelidir.Ben bu tip vakalarda mutlaka açık tekniği tercih ediyorum.Burun eğriliğinin belirgin olduğu yere göre cerrahide kullanacağım yöntemler değişkenlik gösteriyor.Yani kemik kısım eğriliklerinde farklı,burun orta kısmı olan kıkırdak eğriliklerinde farklı,burun ucu eğriliklerinde ise apayrı teknikler kullanıyoruz.Cerrahi rotamızı eğrilik olan kısma göre çiziyoruz.Eğri burun düzeltildiği zaman özellikle alt bakışta düzgün durmayan burun delikleri de düzelecektir.

SARKIK (DÜŞÜK) BURUN UCU

Yaşlanmanın ve yerçekiminin insan vücudundaki en önemli etkilerinden birisi dokulardaki sarkmadır. Bu kendini burun ucunda daha çok belli eder. Yaşlandıkça burnumuz sarkmaya meyleder. Her ne kadar fizyolojik bir süreç kabul etsek de şayet burun ucu sarkıklığımız varsa bu durum iyice belirgin hale gelir.

Burnun üst dudakla yaptığı açı normalde 90-100 derecedir. Sarkık olan burunlarda ise bu açı 90 derecenin altındadır. Yani burun üst dudağa doğru adeta bir sarkma gösterir.Kişiyi olduğundan daha yaşlı gösteren bir görünümdür ki; ülkemizde de sık rastlıyoruz.

Ameliyatta genellikle açık tekniği bir avantaj olarak görüyor ve uyguluyorum. Burun ucunu olması gereken şekilde kaldırdıktan sonra burun ucunda düşme olmaması için bu bölgeye destek kıkırdak doku yerleştiriyorum. Bazen bu destek kıkırdak dokuyu burun orta bölmesine kalıcı dikişlerle dikiyor ve sabitliyorum. Dolayısıyla burun ucunun ameliyat sonrasında düşmemesini sağlıyorum.

Merak edilen diğer bir konu ise burun ucu kaldırıldığında üst dudağında kalkıp kalkmayacağıdır ki; ameliyat sonrasında kesinlikle dudağın yapısı veya şeklinde bir değişiklik olmaz. Eğer ameliyat sırasında burun orta kısım kıkırdağı aşırı miktarda alınırsa sonucunda burun ucunun aşırı kalkık olduğu bir durum ortaya çıkar ki bu da arzu ettiğimiz bir sonuç değildir. O nedenle bu tip müdahalelerde konservatif davranılmalı,kıkırdak yapıdan gerektiği kadar parça çıkarılmalıdır.

İdrar Kaçırma Rahatsızlığı Tedavisi Ve Ameliyatı

AMELİYAT YÖNTEMİ

 Yapılan idrar kaçırma ameliyatı sırasında hedeflenen asıl faktör sarkmış ve yapısı bozulmuş idrar torbası ve idrar yolunu eski haline dönüştürmek, rahimde sarkma var ise bunu tedavi etmek ve üreme organları kaslarını olması gereken şekle dönüştürmektir. Uygulanan idrar kaçırma ameliyatı ya yalnızca idrar kaçırmayı önlemek amacıyla ya da buluyor ise ek pelvis sıkıntılarını (idrar torbası, kalın bağırsak ve rahim sarkması, gaz kaçırma) da gidermek için yapılır. Yalnız idrar kaçırma sorunu için yapılan ameliyatlar artık lokal anestezi ile yapılmakta ve kişi ameliyatın yapıldığı gün taburcu olmaktadır.idrar kaçırma, idrar kaçırma nedenleri, idrar kaçırma ameliyatıGeçmiş zamanda yapılan ameliyatların başarı oranı düşük olduğu için günümüzde başka ameliyat teknikleri kullanılmaktadır. Özellikle uygulanan doğru tedavi yöntemi ve Doktor gibi iyi hekimlerin müdahaleyi gerçekleştirmeleri sayesinde ameliyatta başarı oranı %90 dolaylarını bulmaktadır. Başarı yüzdesini kötü yönde etkileyen en önemli neden daha eskiden ameliyat yaşamış olmaktır. Maalesef bu yanlış ameliyatlar bugün bile, halen uygulanmaya devam edilmektedir ve insanların bazıları bu ameliyatları olan hasta grupları oluşturmaktadır. Bu nedenden dolayı kişi iyi değerlendirilmelidir. Ve hastaya olabilecek en gerekli ameliyat yapılmalıdır.

 TEDAVİ YÖNTEMİ

 Yapılan idrar kaçırma tedavisi, kaçırmaya neden olan faktörler belirlenerek, ilk önce egzersizler veya ilaç tedavisi uygulanır. Bugün, bu sorunun giderilmesi adına çok etkili ilaçlar bulunmaktadır. İlaç tedavisinin süresi ve miktarı ise kişiden kişiye farklılık gösteren bir durumdur. Ancak stres idrar kaçırma şekli ilaç tedavisine çözüm olmayabilir. Uygulanan idrar kaçırma tedavisi, kişiden alınan gerekli bilgi ve fizik değerlendirmesi göre uygulanır. İdrar sisteminin aksiyonları için bir takım testler problemi net bir şekilde ortaya koymak adına yapılır. Hastalığa sebep olan başka nedenler varsa bunların teşhis edilip gereken tedavinin uygulanması gerekir.

Yüz germe yöntemleri nelerdir?

Son yıllarda estetik operasyonlarına verilen önem oldukça artmış olurken, pek çok farklı yöntem bu konuda gerçekleştirilmektedir. Bu operasyonlar arasında yüz germe ameliyatları en çok tercih edilenlerden olurken, kırışıklıklar ve sarkmalardan kurtulma imkânlarınız bulunmaktadır. Sizlere, profesyonel yüz germe işlemleri, olarak sunulan bu işlemlerde farklı yöntemlerin uygulandığını söylememiz mümkün olurken, bu yöntemler hakkında şunlardan bahsedebiliriz.yüz germe estetiği, yüz germe estetiği yapımı, yüz germe operasyonu

  • Enjekte yöntemi ile yüz gerdirme
  • Yüz mezoterapisi
  • Ultherapy yöntemi ile ameliyatsız yüz gerdirme
  • Thermage yöntemi
  • Vshape yüz gençleştirme
  • ClearLift lazer yöntemi
  • Scarlet S Franksiyonel Radyofrekans
  • İple gerdirme işlemleri

Yukarıda bahsedilen yöntemler ile birlikte yüz gerdirme işlemlerine sahip olabilirsiniz. Bu işlemler hakkında biraz daha detaylı bilgiler vermek gerekirse, şunlardan bahsedebiliriz.

Enjekte yöntemi nedir?

Genel olarak yüz kısmında yer alan çukurlar, kırışıklıklar ve sarkmalar için enjekte yöntemi tercih edilmektedir. Enjekte yöntemi, bazı maddelerin deri altına enjekte edilmesi ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Doktorların tavsiye ettikleri ve kullandıkları dolgu malzemesi olarak, hyalüronik asit belirlenmektedir. Bu dolgu malzemesi pek çok kırışıklık için kullanılabilirler, dudakların ve yüz bölgelerinde dolgunluk kazandırmak için tercih edilebiliyor. Günümüzde ise sıklıkla tercih edilen yüz germe uygulamaları arasında yer almaktadır.

Yüz mezoterapisi

Yine farklı bir yöntem olan ve profesyonel yüz germe uygulamaları kapsamında yer alan yüz mezoterapisi günümüzde tercih edilenler arasında. Yüz derisine uygulanan mikro enjeksiyon teknikleri arasında yer alıyor. Hücre yenilenmesi sağlamak için kullanılabilmektedir. Yine bu etkilerin yanı sıra kan dolaşımını da düzenlemektedir. Sıkça kullanılma durumları arasında ise şunlar yer alıyor.

  • Gözaltı morlukları
  • Cilt lekeleri
  • Deri yaşlanmaları ve kırışıklıklar
  • Çöküntüler ve sarkmalar

Thermage yöntemi

Son zamanlarda oldukça popüler yöntemler arasında yer alan thermage, radyo frekans dalgaları ile birlikte uygulaması gerçekleştirilmektedir. Deri bağ dokusuna etki eden bu yöntem, tek bir seans ile hastaya uygulanabilmektedir. Tek bir seans ile uygulanan bu yöntem yıllarda etkisini sunarken, en çok tercih edilenler arasında yer alabilir.

Kişiye göre özel seçim

Elbette ki bu yöntemler kişiye göre değişiklik göstermektedir. Kişinin cilt özellikleri ve diğer değerleri, bazı testler ve analizler doğrultusunda değerlendirilerek, kişiye uygun bir yöntem tercih edilmesi gerekiyor. Bu da doktorlar ile görüşülmesi gerekenler arasında.

Bel fıtığı tedavisi nasıl yapılır?

Günümüzde 30 yaşını aşkın bireylerin her 6 tanesinden 1 tanesi bel problemleriyle uğraşıyor. En fazla bel şikayeti bel fıtığı nedeniyle geliyor. Peki bel fıtığı olduğumuzu nasıl anlarız, bel fıtığı belirtileri nelerdir ya da bel fıtığı olmamak için nelerden sakınmamız lazım. Sizler için derlediğimiz makeleyi okuyun.

Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir

Bel fıtığında genellikle ani bir zorlanma, ağır kaldırma, uzun bir yolculuk sonrası belinizin dengesiz durması sonrasında oluşur. Fıtık belin alışık olmadığı ters bir hareket sonrasında başlayabilir. İlk başlarda küçük bel ağrıları, daha sonra katlanılamaz ağrılara dönüşür. Bacağa vurduğu için bacak ağrısıyla bu sancı daha da derin bir hal alır.bel fıtığı tedavisi, bel fıtığı belirtileri, bel fıtığı nasıl tedavi ediliyorIkınmaöksürme gibi faliyetlerde şikayetler  artabilir.

Bel fıtığı teşhisini kesin olarak koymak için EMAR çekinmeniz gerekmektedir. K0üçük fıtıklar ilerleyen aşamalarda fıtıktan bir parçanın aşağı düşmesiyle düşmesiyle, idrar tutamama, makat bölgesinde uyuşma gibi şikayetlerle yeni hastalıklara yol açar. Daha da ilerleyen dönemde küçük bir fıtık omurlar arasındaki bağları yırtıp eksüre fıtık denilen, halk arasında patlamış fıtık olayına dönüşür.

Bel Fıtığı Tedavisi Nasıl Yapılır

Patlamış fıtık dediğimiz olay gerçekleştiyse ameliyattan başka bir çözüm kalmadı demektir. Bu nedenle olayı son aşamaya getirmeden hekim yardımı almanız gerekiyor.

Bel Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır

Bel fıtığı ameliyatı olmanız gerekecek kadar durumunuz ilerlediyse, bundan kaçışınız yok ve en erken zamanda bunu kendinize kabullendirmeniz sizin açınızdan en doğru karar olacaktır. Bel Fıtığı Ameliyatı hakkında daha detaylı bilgi alarak, ameliyat öncesi kendinizi rahatlatabilirsiniz.

Soğuk Algınlığı İçin 5 Etkili Evde Tedavi Yöntemi

Soğuk algınlığı, virüslerin neden olduğu burun ve boğazın enfeksiyonudur. Genellikle yılda iki ila dört kez soğuk algınlığına yakalanırız.

Akan burun, öksürük, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, hapşırma, sulanma, sulanmış gözler, hafif baş ağrısı, hafif yorgunluk, vücut ağrıları ve ateş soğuk algınlığı virüsüne maruz kaldıktan sonra bir ila üç gün sonra ortaya çıkan semptomlardır.

Burada soğuk algınlığını önlemek ve tedavi etmek için popüler ilaçlardan daha etkili bazı tavsiyelere ulaşabilirsiniz:soğuk algınlığı, soğuk algınlığı tedavisi, soğuk algınlığı tedavi yöntemleri

Bu ilaçlara ek olarak bazı gıdalar bağışıklık sistemini artırmaya yardımcı olabilir ve öksürük ve burun akıntısı damlalarına ilave ilaçlar önerilebilir. Alternatif tıbbın standart tedavilerin yerine kullanılmaması gerektiğini unutmayın. Soğuk algınlığı için herhangi bir çare arıyorsanız, öncelikle doktorunuza danışın.

1) Çinko Lozanjları

Çinko, vücudumuzda 300’den fazla enzim tarafından gerekli olan önemli bir mineraldir. Et, karaciğer, deniz ürünleri ve yumurta gibi doğal gıdalarda bulunur. Tam günlük önerilen ödenek (RDA), kadınlar için 12 mg ve erkekler için 15 mg’dır, bu miktar tipik bir multivitaminde bulunur.

Çinko pastil genellikle sağlık mağazalarında, çevrimiçi ve soğuk ilaçlar olarak pazarlanan bazı ilaç mağazalarında bulunur. Çinko, özellikle soğuk algınlığı semptomları göründükten sonra 24 saat içinde almaya başladıysa, soğuk semptomların süresini azaltmaya yardımcı olduğunu gösteren bir dizi çalışma bulunmaktadır.

2) D vitamini

Daha yüksek D vitamini seviyesine sahip insanların soğuk algınlığına yakalama riskinde azalma olduğunu gösteren bazı kanıtlar bulunmaktadır.

3) Astragalus

Astragalus kökü bağışıklığı güçlendirmek ve soğuk algınlığı veya gribi önlemek için geleneksel Çin tıbbında uzun süredir kullanılmaktadır. Astragalus’un insanlarda soğuk algınlığına karşı etkinliğini inceleyen herhangi bir klinik çalışma yapılmamasına rağmen, astragalus’un antiviral özelliklere sahip olduğu ve bağışıklık sistemini uyartığını ortaya koyan çalışmalar bulunmuştur.

4) Sarımsak

Sarımsak, soğuk algınlığı için en popüler evde tedavi yöntemlerinden biridir. Pek çok kültürde, sarımsaklı çorbalar ve diğer sarımsaklı yemekler hastalıkalra karşı direnci artırak aacıyla tüketilmektedir.

5) C vitamini

1968’de Linus Pauling, doktoruna, insanların çeşitli vitaminler için bireysel ihtiyaçları olduğunu ve önerilen bazı diyetlerden (RDA’lar) biraz daha fazla miktarda ihtiyaç duyulduğu teorisini önermişti. Pauling, günlük 1,000 mg C vitamininin çoğu insan için soğuk algınlığı insidansını azaltabileceğini savundu. O zamandan beri, C vitamini popüler bir soğuk ilaç haline geldi.