Kategori arşivi: Sağlıkçı

Zirkonyum Diş ve Örnek Resimleri

Zirkonyum Diş ve Örnek Resimleri
Zirkonyum, daha önce otomotiv sektörü gibi bir çok alanda kullanılmaktaydı. Geçtiğimiz son yıllarda tıp alanında da vazgeçilmez bir element haline gelmeye başlamıştır. Özellikle estetik diş hekimliğinde oldukça fazla kullanılmaya başlanmıştır. Bunun nedeni ise zirkonyum elementinin vücutla olan mükemmel uyumudur. Zirkonyum sağlığa zararlı bir bileşen olmadığı için rahatlıkla diş tedavilerinde uygulaması yapılmaktadır. Zirkonyum diş örneklerine çeşitli vakalarda rastlamak mümkündür. Ön ve arka dişlerin hepsine uygulanabildiği için bir çok vakada kullanılmaktadır. Beyazlatma gibi metotlarla sonuç alınamayan ileri derecedeki renkleşmelerde ve ya kalıtsal renkleşmelerde zirkonyum uygulamaları sıkça görülmektedir. Bu tedavi amaçlı olmaktan çok estetik görünüm sağlamak amacı ile yapılan bir operasyondur. Dış görünüşümüze önem vermek bizi psikolojik olarak rahatlattığı ve mutlu ettiği için dış görünüşümüzün kusursuz olmasını istemek oldukça önemlidir. Etkileşim ve iletişim esnasında karşımızdaki kişide dikkatimizi çeken unsurların çoğunluğu yüzde toplanmaktadır. Bu yüzden dişlerimizin düzgün, parlak bir estetik görünüme sahip olması önemlidir. Sarı ve lekeli dişler olduğunda mimiklerimizi kullanırken kendimizi saklama ihtiyacı hissederiz. Fotoğraflarda gülümseyerek çıkmayız. Bu yüzden zirkonyum bunların çözümüdür. Zirkonyumla birlikte estetik bir görünüme kavuşmak çok kolaydır. Bunların dışında zirkonyum sonrasında oluşabilecek renkleşmeleri de önlediği için kalıcılığı ve dayanaklılığı daha uzun sürecektir. Zirkonyum kahve, çay yada sigara gibi dış etkilerle oluşabilecek renkleşmelerin önemli düzeyde önüne geçer. Diş etinde ve diş minesinde oluşabilecek diş taşı oluşumlarını minimum düzeye indirir.  

Zirkonyum diş örneklerinden bir diğeride kırık dişlerde yapılan uygulamadır. Diş renkleşmelerinde olduğu gibi kırık dişlerde yapılan uygulama da estetik görünümü sağlamak amacı ile yapılmaktadır. Ancak başka bir sebebi daha var. Kırık dişlerimizin olması yeme içmede sıkıntı oluşturabilir. Yiyeceklerin o kırıklar içerinde birikmesi, orada çeşitli sıkıntılara yol açabilir. Ağrılara sebebiyet verebilir. Isı hassasiyetini de etkiler. Kırık bölgelerde sıcak soğuk hassasiyeti artacağı için kişi yaşam kalitesinden ödün vermiş olacaktır. Dilediği yiyecek ve içecekleri istediği gibi tüketmesine engel olacaktır. Kırık dişlerin üzerine yapılan zirkonyum porselen kaplama ile hem estetik bir görünüm sağlayıp hem de yaşam kalitesinden ödün vermeden devam edilebilir. Zirkonyum kaplama sayesinde doğal bir görünüme tekrar kavuşmak mümkündür. Kırık dişlerin zirkonyum protezlerle kaplanmasıyla birlikte olası rahatsızlıklarında önüne geçmiş oluruz. Bu sayede ileride yaşanabilecek sıkıntıları önlemiş oluruz.

Zirkonyum diş örneklerinin oldukça fazla vakada karşımıza çıktığından bahsetmiştik. Bunların en sık kullanılanları ise implant üstü protez dişlerde uygulanmasıdır. İmplant tedavi sonrası metal destekli protezler uyum sağlamakta zorluklar çıkartabilmektedir. İmplant üstüne tutturulan diş metal destekli protezde sadece mekanik olduğu için ilerleyen zamanlarda bazı zorluklar çıkartmaktadır. Zirkonyum protez dişlerde ise bu sıkıntılar minimum düzeydedir. Çünkü zirkonyum protez dişler tutturulurken hem mekanik hem de kimyasal bağlar söz konusudur. Zirkonyum diş eti ve diş dokusuyla hızlı ve sorunsuz bir şekilde kimyasal bağlar oluşturur. Buda yanındaki dişlerle bir uyum içerisinde olmasını sağlar. Doğal bir görünüm elde etmekte oldukça yardımcıdır. Zirkonyum biyolojik uyumluluğu yüksek düzeyde olan bir maddedir. Anti- alerjik bir element oluşu da tercih edilirliğini artıran nedenler arasındadır. Bugüne kadar yapılan hiçbir vakada alerjik bir reaksiyonla karşılaşılmamıştır.

Kullanılan zirkonyum diş protezleri daha önceden kesilmiş dişlerde de uygulanmaktadır. Dişte oluşan reaksiyonların sonucu diş küçültme işlemi de dediğimiz kesilmiş dişlerine yine hem estetik görünüm hem de yaşam kalitesinden ödün vermemek adına zirkonyum protez diş uygulaması yapılmaktadır.

Basur Kimlerde Görülür

Bilindiği üzere basur birçok kişide görülen bir hastalık. Bu yüzden üzerine birçok araştırma yapılıyor çözüme ulaşmak için. Lazerle ameliyatlar, kremler, bitkisel çözümler bu ve bunun gibi daha birçok şey. Basurun nedenlerinden biri de uzun süre ayakta kalmak. Uzun süre ayakta kalan kişilerde daha çok görülen basur, özellikle doktorlarda daha fazla görülüyor. Özellikle cerrahlar bu konuda daha sıkıntılı. Uzmanlar, basurun ameliyatlarda uzun süre ayakta kalan cerrahlarda daha çok görüldüğünü söylüyorlar.

İlerlemiş basur ameliyatlarını yaptığını dile getiren Dr.Emin Canan, doktorların basur konusunda en dertli kişiler olduğunu söylüyor. Bunun yanı sıra terzi, masa başında uzun süre oturan, uzun süre ayakta kalan cerrahlar, kamyon ve otobüs şoförlerinin basur ile karşı karşıya kalma ihtimalinin daha sık olduğunu dile getirdi. Basur kimlerde görülmez diye bir düşünce oluşmamalı aslında insanların kafasında çünkü basur, herkes de görülebilir. Beslenmenize dikkat etmediğiniz sürece ve vücudumuzu hareket ettirmediğimiz sürece. Basurdan uzak durmak için katı, baharatlı yiyeceklerden uzak durmalı çorba türü sebzeli yiyecekleri daha çok tercih etmeliyiz.

Hemoroid kimlerde görülür sorumuzun yanıtı çok net olmamakla beraber bazı durumlarda bazı kişilerin risk altında olduğunu söylemek gerekir. Uzun süre ayakta kalan, vücudunu hareket ettirmeyen, yemeklerde acı ve biberli yiyecekler tüketen bu yüzden sık sık kabız olan kişilerde basur görülme ihtimali daha yüksektir. Uzun süre tuvalette kalmamak, acılı ve baharatlı yiyeceklerden uzak kalmak, bolca egzersiz yapmak, bol miktarda su tüketmek basura yakalanma riskimizi ortadan kaldıracaktır. Bu yüzdendir ki dengeli beslenmenin ve egzersizin ne kadar önemli olduğu konusuna takılıp duruyoruz.

Hemoroidin halk dilinde basurun görülme sıklığı artık o kadar arttı ki durumu kotarmak için yapmamız gerekenler çok açık bu yüzden basur tedavisi konusunda bilgilenmek ona göre davranmak gerekli. Uzmanların da dediği gibi çok ayakta durmak, çok oturmak basurun sebepleri arasında bu yüzden elimizden geldiğince basuru ekarte etmek için önlemler almalıyız. Ancak bu şekilde yaşam kalitemizi yükseltip ağrısız günler geçirebiliriz. Basurdan korunma yollarını hakkında edindiğimiz bilgiler bizi ziyadesiyle bu hastalıktan uzak tutacaktır.

REFLÜ NEDİR BELİRTİLERİ

REFLÜ NEDİR BELİRTİLERİ

Reflü hakkın da birçok var sayım ve tahmin ortaya atılmıştır. Bu durumlardan en yaygın olanı ve doğru olarak kabl edilebileni ise reflünün bir mide hastalığı olduğu yönünde ki açıklamalarıdır. Reflü en genel anlamı ile ifade edilecek olur ise bir mide hastalığı olduğu kabul edilebilir.

Reflü hakkın da halkı bilinçlendirmek adına çeşitli geniş bir açıklama için en iyi şekil de şöyle bir tanım yapabiliriz. Reflü hastalığı mide içerisin de bulunan mide sıvınsın ya da mukoza adı verilen salgı maddesinin çeşitli nedenlere bağlı olarak artış göstermesi ve bu artış sonucun da mideyim kaplaması ile ortaya çıkan bir hastalık türüdür. Reflü belirtileri çeşitli şekiller de ortaya çıkabilir. Ancak genel olarak verilen belirtiler tüm hasta ve hasta tiplerin de aynı şekil de gerçekleşmektedir. Bu durum da reflü hastalığının belirtileri genel bilgiler olarak açıklanabilir. Reflü hastalığı belirtileri arasın da genel olarak mide yanmaları mide ağrımaları mide ekşimeleri ve mide krampları yer almaktadır. Bu durum da çok farklı tedavi yöntemleri geliştirilir. Eğer bu belirgin belirtileri sıklıkla yaşıyor iseniz uzman bir doktor kontrolünden geçmeniz gerekmektedir. Bu kontroller sayesin de kişilerin çok farklı özellikleri üzerin de durulmaktadır. Çünkü hastalık genel olarak kişilerin farklı özellikleri üzerin de çeşitli farklılıklar göstermektedir. Reflü hastalığı bol sigara ve alkol tüketimi ilaç fazlalığı düzensiz beslenme ve aşırı stres gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Bu durum da bu belirtilere ayrı bir özen göstererek reflü hastalığından korunabilir ya da hastalığın seyrini kolay bir şekil de değiştirebiliriz. Reflü hastalığı belirtileri arasın da yer alan bu ağrı ve yanma şikayetleri çeşitli sebeplerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Bu sebepleri ortadan kaldırdığımıza zaman hastalığın kötü etkilerinden sıyrılmak da mümkündür diyebiliriz. Reflü hastalığının tedavisi genel olarak ilaç yöntemi ile yapılmaktadır. Bunların dışın da reflü ameliyatları da kesin sonuç vermeleri bakımından oldukça büyük bir ilgi görmektedirler. Bunların dışın da reflü tedavileri için çeşitli alternatif tedavi yolları da bulunmuştur. Bu tedavi yöntemleri sayesin de hastalığın seyri üzerin de etkili sonuçlar verebiliriz.

Göz Tansiyonu Nasıl Ölçülür

Göz tansiyonu hastalığı ; göz sıvısının tahliye edilmesini sağlayan kanalların bazı sebeplerden ötürü tıkanmasıyla,göz sıvısının sinirler üzerinde yüksek basınç oluşturmasıdır.Bu sıvıların göz sinirlerinde oluşturduğu yüksek basınç nedeni ile işlevini yitiren sinirler,kişinin başlangıç aşamasında görme alanının daralmasına ve ilerleyen aşamalardaysa kalıcı görme kaybına sebep olmaktadır.
Hastalığın tedavisindeki en büyük engel erken tedaviye başlanamamasıdır.Göz tansiyonu belirtisi olan görme alanı daralması hastanın fark edemeyeceği kadar yavaş gelişir ve insan gözü bu duruma çok çabuk alıştığı için kişi sorunu fark edemez.Bu nedenle göz tansiyonu hastalığının erken teşhis edilebilmesinin tek yolu,düzenli doktor muayenesi ile göz tansiyonunun ölçülmesidir.
göz tansiyonu için kabul edilen normal değer 15-20 arasıdır.Kişiden kişiye değişen bu değer için genel olarak 20′nin üzeri tehlikeli kabul edilir.Göz tansiyonu göz içi sıvısının oluşturduğu basınçtan kaynaklandığından hekim,hastanın gözünün basıncına göre hastalığın ilerleme aşamasını tespit etmektedir.Göz tansiyonunu ölçmek için kullanılan en yaygın alet,hava püskürterek göz yüzeyinin basıncını ölçmektedir.Ancak uzun yıllar bu alanda çalışmış uzman göz doktorları sadece parmakları ile dokunarak da göz tansiyonunun yüksek olduğunu tespit edebilir.Böylece çok acil müdahale edilmesi gereken durumlarda hekim alet kullanılmasına gerek kalmadan da yüksek göz tansiyonu olduğunu anlayabilmektedir ki şüphesiz bunun yapılabilmesi için uzun yılların tecrübesi gereklidir.
göz tansiyonu ölçümü her insanın en azından yılda bir defa gerçekleştirmesi gereken bir kontroldür.Ayrıca ilk defa göz tansiyonunu ölçtüren hastaların çoğu ; muayene esnasında heyecanlandığından ya da yoğun strese maruz kaldığından gözlerini kasarak,göz kaslarının göz içi sıvının uyguladığı basıncı daha da arttırmasına neden olmaktadır bu nedenle tek bir ölçüm ile değil düzenli göz tansiyonu ölçümleri ile genel bir kanıya varılmalıdır.
böylece göz doktoru da önceki ölçümlerde elde edilen değer ile o an ki bulguları kıyaslayarak,hastalığın ilerleme hızını ölçebilmektedir.Ayrıca 40 yaş üzeri insanların göz tansiyonu konusunda çok daha dikkatli olması gerekir.Çünkü ilerleyen yaş ile birlikte göz tansiyonunun yükselmesi son derece yaygın bir durumdur.

Fabrika İlaçlama Hakkında Bilgiler

Fabrika ilaçlama, genellikle ağaçlık alanların kenarına kurulan ve haşereler ile kemirgenlerin en sık görüldüğü alanlardan biri olan fabrikalarda yapılan zararlı canlı mücadelesidir. Üretimi yapılan ürün ya da gıdalara zarar vererek maddi hasarlara yol açan haşere veya fareler, bu alanlarda büyük sorunlar yaratmaktadır. Gıda üretilen fabrikalarda, besin maddelerinin bozulmasına ve sağlık anlamında tehdit oluşturur hale gelmesine neden olan haşerelerin yanı sıra; kemirici özellikleri nedeniyle çok daha büyük tahribatlara yol açabilen fareler, bu alanlarda tehlike yaratmaktadır. Gerek gıda ve besin üretimi gerekse ürün üretimi yapan fabrikalarda, düzenli şekilde haşere ilaçlama yapılması son derece önemlidir.

Fabrikalarda, üretilen malların yanı sıra, çalışanların sağlığı açısından da tehdit oluşturan zararlı canlılara karşı ilaçlama yapılırken de dikkatli olunması gereklidir. Fumigasyon yöntemi ile daha sık yapılan fabrika ilaçlama için Sağlık Bakanlığı onayı bulunan profesyonel firmalardan hizmet alınması son derece önemlidir. Basit yöntemler kullanılarak büyük alanlardaki zararlı canlılar ile mücadele etmek mümkün olmayacağı gibi; kalitesiz ilaçlar, hem ürünlere hem de insan sağlığına ciddi zarar verebilmektedir. Bu nedenle fabrika ilaçlaması için kaliteli böcek ilacı kullanan, eğitimli elemanlara sahip, tecrübeli firmalardan destek alınmalıdır.

Bit, pire, tahtakurusu gibi parazitlerin de evcil hayvanlar nedeniyle sıklıkla görüldüğü atölye ve fabrikalarda, hastalık taşıyan ve çok çabuk bulaşabilen bu haşerelere karşı zamanında önlem almak son derece önemlidir. Sıvı ilaç kullanımı yoluyla yapılması gereken parazit ilaçlama işlemi için, 7/24 hizmet veren fabrikalarda, püskürtme tekniği kullanılırken, kapalı tutulabilen alanlarda fumigasyon yoluyla uygulama yapılır.

Haşerelerin yanı sıra, kemirgenler de fabrikalar için tehlike arz eden ve hemen her fabrikada bilhassa havaların soğumaya başlamasıyla birlikte sıklıkla görülen zararlı canlılar arasında yer alır. Kemirgenlerin fabrikaya girişini engellemek için istasyon kullanılarak uygulama yapılmaktadır. Dış mekanda rahatlıkla uygulanabilen istasyon yöntemi, kemirgenlerin iç mekana girişini engellediği gibi; evcil hayvanlar tarafından tüketilmesini de engeller.

Profesyonel ilaçlama firmaları tarafından yapılan fabrika ilaçlaması için, haşere ya da kemirgenin türü ve uygulanacak ilaçlama yöntemini doğru belirlemek büyük önem taşır. Kullanılan böcek ilaçları, fabrikaya hiçbir şekilde zarar vermemeli ve sağlık açısından sorun yaratmayacak nitelik taşımalıdır. Amatör firmalar ya da bireysel çabalar ile gerçekleştirilen böcek ilaçlama uygulamaları, ciddi sağlık sorunları ile maddi hasarlara neden olabilmektedir.

Kaş ve Kirpik Dökülmesi Nedenleri Neler?

Vücuttaki diğer tüylerde görülebildiği gibi zaman içerisinde kaşlarda da dökülmeler gözlenebilir. Kaşların dökülmeleri bir çok hastalığın nedeni olabileceği gibi çeşitli sebeplerden dolayıda dökülmeler gerçekleşebilir. Kaşlar lokal olarak dökülebildikleri gibi komple dökülmelerde oluşabilir. Kaş ve kirpik ekimi sıklıkla bayanlarda uyguladığımız bir işlemdir.kaş dökülmesi, kirpik dökülmesi, kaş dökülme nedenleri, kirpik dökülmesi nedenleri

Kalıcı makyaj uygulamaları zararlı olabilir

En sık kirpik ve kaş kayıplarının kalıcı makyaj yaptıran bayanlarda olduğunu görmekteyiz. Bunun en büyük nedeni bu işin ehli olmayan merkezlerde ve uzman olmayan kişiler tarafından yaptırılmasıdır. Bu tür yerler veya kişiler kirpiklerin yada kaşların korunmasına önem vermeden işlemler gerçekleştirmektedirler. Yapılan kalıcı makyaj uygulamalarının beğenilmeyip çıkartılmak istenilmesi durumuda mevcut olan kaş ve kirpiklere daha fazla zarar vermektedir. Bu konuda hastalarını sıklıkla uyarak Op. Dr. Alper Tuncel yapılan kalıcı makyaj uygulamarı sonrasında oluşan skar dokuları kaş ve kirpik ekiminide imkansız hale getirmektedir.

Kaş ve kirpik kayıplarına neden olan sebepler

Kaş ve kirpik kayıplarına neden olan diğer bir neden ise strestir. Stresten dolayı dökülen kaşlar bazenyerine gelebildiği gibi bazende kalıcı kaş kayıplarına neden olabilmektedir. Sonucun ne olduğu konusunda ise dökülmenin ardından 6 aylık bir süre geçmesi gerekmektedir. Stresten dolayı kalıcı kaş kayıpları yaşadığını sanan hastalar ekim yaptırmak için başvuruyorlar 6 ay bekleme süresinden önce erken dönemde yapılan tedaviler mevcut kaş köklerine zarar verebilir. Stresten dolayı dökülen saç kökleri hastanın durumu kontrol ederek anlaşılabilir. Genelikle kaşların dökülme süresinde hastalar yaşam şartlarının değişmesi, iş ve okul hayatındaki stresler olarak görülmektedir. Bu hasta grubunun psikolojik olarak yardım almaları son derece önemlidir.

Travmalar ve hastalıklara bağlı olarak yaşanan kaş ve kirpik kayıpları

Bunların yanı sıra kaşlarda travmalara bağlı olarakta kayıplar yaşanabilmektedir. Çocuk yaşlarda bölgede yaşanabilecek laserasyonlarda kökler zarar görmekte ve bunun sonucunda bölgesel yada bütün olarak kayıplar yaşanabilmektedir. Ayrıca yanıklarda kaş ve kirpiklerde ileri derecede kayıplara neden olabilmektedir.

Kaş ve kirpik dökülme nedenleri her insanda farklı farklıdır. Burun bölgesine yakın yerlerde dökülmeler meydana gelebileceği gibi kaşın dış kısımlarında da dökülmeler olabilir. Hangi bölgede döküldüğü fark etmeksizin kaş ve kirpik dökülmelerinin tek tedavi seçeneği kaş ve kirpik ekimidir. Bu nedenle hastalarımıza tek uyarımız bilmedikleri yöntemleri uygulamaktan uzak durmalarıdır. Çünkü bu tür uygulamar var olan kaş ve kirpiklere zarar verdiği gibi kaş ve kirpik ekimine de engel olmaktadır. Bitkisel tedavi uygulamaları, sarımsak sürmek yada jilet ile kazıtmak gibi yöntemler ciddi ve geri dönülmesi mümkün olmayan sonuçlara neden olabilmektedir.

KOLON ( KALIN BAĞIRSAK ) KANSERİ HAKKINDA BİLİNMEYENLER

Sindirim sistemi bölgesinde oluşan kanser türlerinden bir tanesi de kolon kanseridir. Kolon kanseri genellikle kolon veya kalın bağırsaktaki hücre guruplarında başlar. Ancak uzmanlar bu kanser türünün büyük kısmının kolon bölgesinde oluştuğunu ifade etmektedirler. Genellikle kolon kanseri cerrahi operasyonlar sonucu tedavi edilmektedir.

Kolon kanseri oluşum evresi ise şöyledir. Normal şartlarda her gün binlerce bağırsak hücresi ölerek sindirim yoluyla dışarı atılmaktadır. Ancak bazı hücresel değişimler sonucunda kolon bölgesindeki hücreler ölmesi gerekirsek ölmeyip çoğalır ve o bölgede polipler meydana gelir. Poliplerin de çoğalmasıyla birlikte kolon bölgesinde ve en iç tabakasında halkalar halinde tümör oluşumu meydana gelir. Bu tümör zamanla büyüyerek bağırsağın diğer katmanlarına ulaşır ve en son dış duvar tabakasına dayanır. Bu tip durumlarda genellikle herhangi bir operasyon yapılmazsa bağırsak yolu kapanır ve dışkı dışarıya atılamaz. Ancak bazı durumlarda tümör yırtılır ve ancak öyle dışkı dışarı atılabilir. Bu dereceye gelen kolon kanseri hastaları acilen ameliyat olmalıdırlar.kolon kanseri nedir, kolon kanseri tedavisi, kolon kanseri evreleri

Kolon kanserinin erken tanısı oldukça önemlidir. Eğer erken tanı yapılırsa kanser sadece kolon içerisindeyken tedavi başlar. Ancak tanı geç yapılırsa kanser kolon dışını yayılabilir. Özellikle lenf bezlerine, akciğere ve karaciğere yayılma riski yüksektir. Diğer organlara bu denli hızlı yayılmasının sebebi ise zaman geçtikçe kolon kanserinin kana karışmasından dolayıdır.

Kolon kanserinde kişiye özel tedavi metotları geliştirilmiştir. Kanserin yayılım derecesine göre cerrahi müdahale gerekmediği durumlarda kemoterapi (kimyasal tedavi) yada radyo terapi uygulanmaktadır.

Kolon kanseri hangi yöntemlerle anlaşılır? Kolon kanseri; gelişen teknolojiyle birlikte rahatlıkla anlaşılmakta ve ne derecede olduğu tespit edilmektedir. Bilgisayarlı tomografi, MR, kolonoskopi, ultrason gibi cihazlar kanserin oluşumunu ve ne derecede olduğunun anlaşılması için yapılan bazı testlerdir.

Kolon kanserinin evrelerini 5 evre şeklinde açıklaya biliriz. 1. evrede; kanser sadece kolon içindedir ve yayılmamıştır. 2. evrede; kanser kolon duvarına ve diğer yakın organlara yayılmıştır ancak lenf bezlerine ulaşmamıştır. 3. evrede; kanser artık bölgedeki lenf bezlerine yayılmış durumdadır. 4. evrede; kanser bu aşamada akciğer ve karaciğer de dâhil olmak üzere kemiklere kadar yayılmıştır.

Kolon kanserine dünyada yaklaşık olarak yılda 1 milyon insan yakalanmaktadır. Türkiye de ise bu rakam yılda 35 bin civarındadır. Gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelerde kolon kanseri oranı daha fazladır. Genetik faktörler de kolon kanserini tetiklemektedir. Örnek verecek olursa ailesinde kolon kanseri geçiren birinin kolon kanseri olma riski daha yüksektir. Eğer kolon kanseri risk grubundaysanız düzenli bir şekilde test yaptırmanız yararınıza olacaktır. Olası bir erken teşhis ile başlayan erken tedavi yayılmayı önleyecektir.

Kolon kanserini tetikleyen diğer faktörlerin başında ise beslenme, obezite ve sigara gelmektedir. Beslenme alışkanlığımızdan kırmızı eti çıkarmamız gerekmektedir. Alkol tüketimimiz varsa bunu en kısa sürede bitirmemiz kolon kanserini önleyecektir. Obezite ise özellikle erkeklerde kolon kanserini arttıran faktörlerdendir. Kadınlarda ise sigaranın kolon kanserini tetiklediği ortaya konulmuştur.

Bu kanserden korunmamız için öncelikle beslenme alışkanlığımızı düzenlememiz gerekmektedir. Gün içerisinde sık olmasa bile en az 15 dakika hafif egzersizler yapmalıyız. Hafif tempolu koşu ve bisiklet sürmek sadece kolon kanseri için değil diğer bütün hastalıklar için iyi gelmektedir. Kalsiyum ve bol d vitamini bu kanser türünü önlemek için şifa niteliğinde olacaktır.

Bu kansere veya herhangi bir kansere yakalandığınız takdirde moralinizi ve yaşama hırsınızı üst düzeyde tutmanız çabuk iyileşmeniz için önemli ölçüde fayda sağlayacaktır. Sağlıklı huzurlu ve mutlu bir ömür geçirmeniz dileğiyle.

Saç Ekimi Ücreti

Saç ekim işlemi büyük bir dikkat ve profesyonellik gerektiren bir uygulamadır. Bu nedenle de saç ekimi yapılacak merkezin seçiminde, doktor seçiminde oldukça dikkatli olunmalıdır. Steril koşullarda ve başarılı sonuçlar verecek ekim işlemleri için uygulamayı gerçekleştirecek ekiplerin önemi büyüktür.saç ekimi fiyatı, saç ektirme fiyatları, saç ekimi fiyatları ne kadar

Saç Özelliklerine Göre Saç Ekimi Uygulaması ve Süreleri

Saç ekimin uygulanacağı seanslar, uygulamayı yaptıracak kişilerin kendi özelliklerine göre belirlenir. Saçların kıvırcık, koyu renkli, kalın telli ve saçsız alanların çok olmaması sayesinde yapılacak işlemlerin daha kısa sürede bitmesi ve daha iyi sonuçlar alınması mümkün olmaktadır. Bu özelliklerin tam tersi özelliklerine sahip kişilerde ise yapılan seansların sayısı artmaktadır. Ancak bu özellikle kesin bir kıstas değildir. Zaman zaman bunların tam tersi yönde de uygulamalar gerçekleştirilebilmektedir.

Yapılan işlemler için seansların ne kadar süreceğine değil seanslardan sonra alınacak başarıya önem verilmektedir. Kişilerin yapılacak işlemlerdeki talepleri, istek doğrultusunda yapılacak seansların sayısında değişikler olabilmektedir. Bu nedenle de saç ekim ücreti de değişlik göstermektedir.

Saç Ekimi Fiyatlarını Etkileyen Faktörler

Saç ekim ücreti için belirleyici olan pek çok faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerden bazıları ise ekim işlemini gerçekleştirecek ekiplerin eğitim düzeyi, ekim işleminin yapıldığı şehir ya da semt, ekilen kök sayısı, köklerin hangi bölgeden alındığıdır.

Saç ekim ücretlerinin belirlenmesinde ki diğer etken ekim işleminin yapıldığı hasta sayısıdır. Saç ekimlerinin azaldığı aylarda klinikler temel giderlerinin karşılanabilmesi için ciddi indirim ve taksit uygulamaları yapabilmektedir.

Saç ekimi sonuçlarının olumlu olması için neler yapılır?

Genel olarak erkek bireylerin sorunları arasında yer alan saç dökülmeleri, pek çok farklı sebebe bağlı olarak kendini göstermektedir. Elbette ki genetik olarak gelebilen bu sorun, ilerleyen yaşlarda, yaşa bağlı olarak, fiziksel ya da psikolojik olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bu sorun ile karşılaşan erkekler saç ekimi ya da saç çıkartan losyonlar kullanarak, kendilerine destek oluyorlar. Kellik problemlerine son veren saç ekim merkezleri dahilinde, saç ekimi sonuçları hakkında da bilgiler alarak, kellik sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.saç ekimi yaptırma, saç ekim merkezi seçme, seç ekim merkezi tercihi yapmaSaç ekimi ve sonuçları

Saç ekimi, 6 farklı aşama uygulanarak, kullanıcılarına destek oluyor. Saç ekim aşamaları hakkında bilgilere ise şu şekilde ulaşabilirsiniz.

  • İlk aşama olarak, fotoğraflarınız saç ekim merkezleri tarafından alınarak, saç bulunan bölgeler tıraş edilir ve lokal anestezi ile birlikte işleme hazır hale getirilir.
  • Mikro cerrahi punch kullanılarak, saç kümecikleri alınır. Daha sonra ise beslenmesi üzere bazı solüsyonlarda bekletilerek, hazır hale getirilir.
  • Aşama da aslında çizgiler ve planlar belirlenir. Yine bu aşamada da saç ekiminin yapılacağı çizgi belirlenerek, yenilenir. Daha sonra kaliteli ve doğal saç ekimi, gerçekleştirilmesi üzere hazır hale gelir.
  • Aşamada ise, saçlarınızın ekim sonrasında, hangi yöne taranacağı konusunda çalışmalar yapılır.
  • Bu aşamada da saç ekimi sonuçları olarak, saç kanallarına saç kökleri tek tek yerleştirilme işlemi uygulanmaktadır.
  • Son aşama olan 6. Aşama ise, saçlarınız özel losyonlar ile temizlenerek, sizleri taburcu etmek üzere hazır hale getirilmesi ile tamamlanmaktadır.

Ortodonti Tedavisi Nedir?

Dış güzellik mi iç güzellik mi diye sorulduğunda her ne kadar iç güzellik olan klasik cevabını alsak da dış görünüşün de ne kadar çok önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir iş görüşmesine gittiğimizde, birisiyle ilk tanıştığımızda ilk olarak yargılandığımız konu dış görünüşümüzdür. Dış görünüşte ilk intiba için önemli olan noktalardan bir tanesi de dişlerimizdir. Diş bölgesinde yer alan çene kısımları ile dişlerin çarpıklığını giderilmesi için uğraşan diş doktorluğu dalına ortodonti denir. Ortodonti hekimlerinin yapmış olduğu tedavi ise ortodonti tedavisi olarak adlandırılır. Peki ama ortodonti tedavisi nedir?ortodonti tedavisi nasıl yapılır, ortodonti nedir, ortodontinin ilgi alanıOrtodonti tedavisi; diş çapraşıkları, çenesel bozukluklar, büyüme ve gelişimde meydana gelen eksikler ya da sonradan ortaya çıkan diş bozuklukları için uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bir diş hekiminin ortodontist unvanını alabilmesi için diş hekimliği fakültesinden mezun olduktan sonra ortodonti alanında doktora yapması gerekir bu sayede bu sıfata erişebilir.

Ortodonti tedavisi nedir? Denildiği zaman ilk akla gelen bilgileri sıraladık. Peki ama bu branş ve bu tedavi yöntemi ne kadar önemlidir? Bu soruya hiç kuşkusuz vereceğimiz yanıt çok önemlidir olacaktır. Çünkü dişlerde meydana gelen bozukluklar giderilmez ise dişlerimizi erken yaşta kaybetme riskimiz vardır. örneğin dişlerde meydana gelen çapraşık durum bir uzman ortodontist tarafından tedavi edilmez ise bu sorun diş etlerine kayacaktır. Sürekli diş etlerinizde kanamalar ve benzeri durumlar meydana gelecektir. Sonuç olarak ise dişlerinizi kaybedeceksiniz. Bu nedenle bu tarz sorunları geciktirmeden bir ortodontiste görünmekte fayda vardır