Kategori arşivi: Sağlıkçı

Kızlık Zarı Çeşitleri

Kızlık zarı vajina girişinde, ortasında adet kanının dışarı akmasını sağlayacak bir veya birkaç deliği bulunan ince bir doku parçasıdır. Bu deliklerin şekillerine göre kizlik zari cesitleri sınıflara ayrılır ve isimlendirilir:kızlık zarı dikimi, kızlık zarı nasıl dikilir, kızlık zarı dikme işlemi

kizlik zari dikimi annuler hymen

Annüler hymen (Halka tipi kızlık zarı):

Toplumda tüm kadınlarda en sık görülen kızlık zarı çeşidi halka tipi kızlık zarıdır. Bu tip kızlık zarı halka şeklinde bir deri kıvrımından oluşur ve ortasında daire şeklinde tek bir delik vardır. Bazı kadınlarda delik biraz daha geniş ve esnekliği daha fazla olabilir, bu durumlarda kanamanın az veya hiç olmayabilir. Bu nedenle ilk cinsel ilişki sırasında kanama olmaması, kadının bakire olmadığı anlamını taşımaz. Kanama oluşmadığında kızlık zarının bozulup bozulmadığı doktor muayenesi ile kolayca anlaşılabilir.

 kizlik zarı dikimi kresentrik hymen

Kresentrik Hymen (Hilal tipi kızlık zarı):

Şekil olarak hilale benzeyen bu kızlık zarı tipinde, bir kenar daha kalın ve genişken, diğer kenar tamamen incedir. Bu tipte cinsel ilişki sırasında genelde kanama görülmez, ancak ilişki sırasında vajina girişi zorlandığında yırtılır ve şiddetli kanama olabilir.

 kızlık zarı dikimi septali hymen

Septalı Hymen (Bölmeli kızlık zarı):

Halka tipi kızlık zarının ortasında geçen ve bu deri parçası ile deliğin ikiye ayrıldığı kızlık zarı çeşididir. Toplumda nadir olarak görülen bu tip kızlık zarında cinsel ilişkide zorluk yaşanabilmekte ve kanama fazla miktarda olabilmektedir.

 kızlık zarı dikimi kribriform hymen

Kribriform Hymen (Süzgeç benzeri kızlık zarı):

Bu kızlık zarı tipinde ortada daire şeklinde bir delik yerine, ufak ufak çok sayıda delik bulunmaktadır. Ender görülen kızlık zarı çeşitlerinden biridir olan kribriform tip kızlık zarı genelde cinsel ilişki sırasında yırtılmaz, kızlık zarının açılması için doktor müdahalesi gerektirebilir.

 kızlık zarı dikimi mikroperfore hymen

Mikroperfore hymen (Minik delikli kızlık zarı):

Bu kızlık zarı tipinin ortasında tek ve çok küçük bir delik vardır. Adet kanı kolayca dışarı atılamadığından adet dönemlerinde çok fazla ağrı oluşmaktadır. Bu durumun giderilmesi için doktor müdahalesi gerekmektedir.

 kızlık zarı dikimi imperfore hymen

İmperfore Hymen (Deliksiz kızlık zarı):

Bu kızlık zarınun ortasında hiç delik bulunmamaktadır. Vajina girişi tamamen kapalı olduğundan rahimden gelen adet kanaması vajinadan dışarı çıkamaz ve içeride birikir. Bu tür bir kızlık zarına sahip olan kadınlar hiç adet göremezler. Bu nedenle 15 yaşına gelmiş, şiddetli adet ağrılarına rağmen hiç adet görmeyen genç kızların mutlaka jinekoloji uzmanına başvurarak kızlık zarı muayenesini yaptırması gerekmektedir. Çünkü zamanla böyle hastalarda rahimden akamayan kan vajina ve rahimi doldurarak karın içinde büyük kitlelerin oluşmasına neden olurlar. Adet ağrıların giderilmesi ve normal şekilde adet görülmeye başlanması için deliksiz kızlık zarının doktor tarafından cerrahi müdahale ile açılması gerekmektedir. Bu durumdaki hastalara kızlık zarı açıldıktan sonra, durumun tespit edilmesi için, jinekoloji uzmanından “bekaret raporu” alınabilir.

Önemli Not:

Kızlık zarının ortasında bulunan yuvarlak delik normalden daha geniş ve daha esnek olduğunda, cinsel ilişki sırasında erkeklik organının (penisin) geçişine kızlık zarının yırtılmadan izin verebilir ve herhangi bir kanama oluşmaz. Bu durum kadın ve erkek arasında soruna yol açarsa, bekaret kontrolü uzman bir jinekolog tarafından yapılabilir. Kadınların dörtte birinden fazlasında esnek kızlık zarı görülmekte ve kızlık zarı kanama olmadan erkeklik organının (penisin) geçişine izin vermektedir.

Boyun Fıtığı Tedavi

Boyun fıtığı hastalığı hakkın da birçok merak edilen sorun ortaya atılmaya başlanmıştır. Bu yüzden bu sorulara en iyi cevabı alabilmek için dikkatli bir araştırma aşaması oluşturulmalıdır. Boyun fıtığı hakkın da yanlış bilinen bilgiler bu hastalıkların tedavisini zorlaştırmak da ve bu hastalığın daha fazla ilerlemesini sağlamaktadırlar. Boyun fıtığı hastalığı hakkın da genel bir açıklama yapacak olur isek bu durumu en iyi şekil de şöyle açıklayabiliriz.boyun fıtığı, bel fıtığı, bel fıtığı tedavisi, boyun fıtığı tedavisiBoyun fıtığı hastalığı genel olarak oldukça riskli bir hastalıktır. Boyun fıtığı bir omur hastalığıdır ve tedavi edilmediği sürece bütün vücudu olumsuz bir şekil de etkileyebilir. Boyun fıtığı hastalığı boyun içerisin de bulunan omurların ve bu omurların araların da sürtünme kuvvetini hafifletme görevin de bulunan diskler bu hastalık açısından oldukça önemlidir. Bu disklerin zaman içerisin de çeşitli nedenlere bağlı olarak şekil değiştirmesi ya da yerlerinden oynaması en genel anlamı ile oldukça acı verici bir dururumdur. Bu nedenlerin sonucun da boyun fıtığı hastalığı oluşmaktadır.

Boyun fıtığı hastalığı çeşitli riskleri içerisin de barındırmaktadır. Bu diskleri erimesi sonucun da sürtünme kuvveti nedeni ile boyun omurları oldukça aşınacak ve bu aşınma ile birlik de çeşitli risklerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. Boyun omurlarında ki bu aşınma ve boyun fıtığı hastalığı ciddi anlam da tedavi edilmez ise felç hastalığını da beraberin de getirebilmektedir. Boyun fıtığı hastalığının tedavi yöntemleri arasın da çok çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Ancak hastalık henüz ilk aşama da bulunuyor ise bu durum da çok farklı bir tedavi yöntemi oluşturulmaktadır.

Boyun fıtığının en kesin tedavi yöntemi boyun fıtığı ameliyatıdır. Ancak omurlar ile alakalı bir durum olduğu için boyun fıtığı ameliyatı oldukça riskli bir tedavi yöntemidir. Bu yüzden uzman doktorlar tarafından da en son çare olarak tercih edilmektedir. Boyun fıtığı hastalığı eğer ilk aşama da ise ilaç ile tedavi yöntemi belirlenir. Bu yöntem de etkili sonuçlar alma oranı da oldukça yüksektir. Bu durumlara çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Boyun fıtığı hastalığı ilaç tedavisi sırasın da yine doktorlar tarafından omurların hareketini sağlayacak ve tedavi sürecini etkileyecek olan çok çeşitli egzersiz hareketleri verilmektedir. Bu egzersiz hareketleri sayesin de bu durum oldukça etkili sonuçlar bren bir tedavi türü olarak hayatımız da yer almaktadır.

Alt Alveol + Gingiva Nedenleri ve Tedavisi

Alt alveol i.o. Ca’lar içinde 3. sıklıkta olur. Nadiren 50 yaş altındadır. Erkekler 2-3 kat daha sık hasta olurlar. Alt alveol karsinomları üst alveol Ca’larına göre %80’e %20 gibi orandadırlar. Alt alveol Ca’lar %60 oranında premolarların arkasında olşur. Sigara en önemli nedendir. Erkeklerin %74’ü sigara içen, kadınlarda %48’i sigara içenlerde olur. Bu hastalarda multipl lezyon eğilimi mevcuttur (Loco regional). Prezantasyon ağrılı veya ağrısız ülser olabilir. Protez tabanlarda tm kitleleri veya ağrı yüzünden takalamaz. Genelde ilk Diş Hekimleri fark eder. Genelde lezyon alveoll kreti üzerindedir. Başlangıçta yayılım yüzeyel (lateral) yayılır. Eğer çürük diş varsa erken evrelerde kemik invasyonu olabilir. Spongioz kemik atake ise nörovasküler badi, risk altındadır. Bu durum tümörün sinir boyunca kemikle ilgili olmadan sinir boyunca ilerlemesine neden olur. Erken gönderilen vakalar ufak alveol tümörlerinin sayılarının artması ilginçtir. Mamafih kırık ve çevre yapıların tutulması aynıdır. Bölgesel lenf nod metastazı alt alveol karsinomlarmda, alta göre daha fazladır. Nodül tutulursa en çok jugulodigastrik, submaksillar ve mid. jugular bölgelerdedir. Alt jugular, submental post.de çok nadirdir.Alt Alveol + Gingiva Nedenleri, Alt Alveol + Gingiva Tedavisi

Tedavi

Tl NO lezyonlar için marjinal çene rezeksiyonu ile birlikte lokal eksizyon ağız yolu ile yapılırsa yeterli olur. Bu teknik, tümörün eksizyonu açısından bakılırsa yeterli gibi görülür ve blok çene rezeksiyonu ile beraber yapılandan çok daha az deformite oluşturur. Çeneyi önemli miktarda tutan daha büyük ve yaygın lezyonlar, dudak kesesi, yanak flebi ve segmental çene rezeksiyonu gerektirirler. Eğer lezyon üst çenede ise, parsiyel maksilla çıkarılması, modifiye w.ferguson insizyonu ile yapılır. Eğer lezyon daha geniş olup, maksiller antruma yayıldıysa, total maksillektomi endikedir. NO boyun ve geniş tümör varsa, yanak flebi hazırlanır, elektif boyun diseksiyonu protektif olarak yapılır. Ele gelen nod varsa, bu işlem kesin olarak gereklidir. Küçük tümörler, dışarıdan ışınlama ile tedavi edilirler. Bu tedavi, geniş tümörler için tavsiye edilmez. Nedeni ise, osteoradyonekroz oluşabilmesinden dolayıdır. Büyük tümörlerin rezeksiyonundan sonra veya (+) boyun vakalarında (yani boynunda lenf ganglionu tümör tarafından tutulmuş ise) R.T. ilave edilir.

Sonuçlar

Bazı araştırmalara göre (20 yıllık çalışma) 5 yıllık sürvi oranı %35’den %65’lere yükselmiştir. Bununda nedeni muhtemelen daha erken yapılan teşhislerdir. Tm lokalize ise, sürvi 5 yılda %80’lere kadar çıkabilir. Eğer Level I nodlar tutulmuş ise %54’lık bir sürvi tahmin edilir. Eğer her seviyede nodlarda tutulum varsa survi ancak %34 kadardır. Yine başka bir araştırmaya göre Stage I olan bir hastanın 5 yıllık sürvisi %78, Stage II’li de %64, Stage II’lü olanda %35 ve Stage IV olanda ise %15 kadar bulunmuştur. Bu sonuçlar RT olunca daha iyi olurlar.

Estetik Kepçe Kulak Ameliyatı

Kulak estetiği git gide artan bir talep ile sürekli gelişen bir yöntemdir. Yüzünde kötü bir görünün yaratan kepçe kulak vakası ile insanlar kötü bir psikolojiye bürünmektedir. Hem estetik açıdan hem de psikolojik olarak insanları etkileyen bu durum çok kolay kulak estetiği operasyonları ile normale döndürülebilmektedirkepçe kulak, kepçe kulak ameliyatı yapımı, kepçe kulak tedavisiKulak estetiği farklı yöntemler ile uygulanabilmektedir. Bazı kişiler sadece ip ile kulakları arkaya çektirirken kimileri de ameliyat olarak bu sorunu çözüme ulaştırabilirler. Kulak estetik ameliyatları merkezlerde farklı fiyatlar ile yapılmaktadır. Ciddi yüksek olmayan rakamlar ile herkesin kolayca yaptırabilmesi sağlanmaktadır. Ameliyat da ip estetiği de kısa sürede yapılan ve uygun fiyatlara olan işlemlerdir. Yüzünüzde ki kötü görüntü nedeni ile içinize kapanmanıza, bunu sorun haline getirmenize hiç gerek yoktur. Sadece bir hekime yâda hastaneye başvurarak bu sorunu kısaca çözebilirisiniz. Hekim ile görüşme yaptıktan sonra hekim kulaklarınıza ne yapılması gerektiğini rahatça size önerecektir. Sizi sosyal hayatınızdan alıkoymadan kısa sürede geçecek olan bu uygulamalar ile hayata yeniden normal kulaklar ile merhaba diyebilirsiniz. Çocuklarda olan kepçe kulaklarda 6 yaşından itibaren ameliyat yaptırılabilmektedir. Bu sayede çocuğun okulda alay konusu olması ve üzülmesi engellenmiş olacaktır. Ameliyatlar bir hafta içinde iyileşip normale dönerken ip ile yapılan estetik sadece 1 günde normale dönmektedir. Herhangi ağrı, acı ve ya sızı olmadan normal kulaklara kavuşabilirisiniz. Bu operasyonları hem kısa sürede hem de uygun fiyatlara olacaksınız.

Kulak estetiği yaptırmak için hiçbir şeyi beklemenize gerek yoktur. Kısa zaman içinde normal kulaklara dönebilir büyük ve açık olan kulaklarınız normal bir şekle gelebilir. Sürekli şikâyet ettiğiniz kepçe kulaklarınızdan çok uygun fiyatlara acı çekmeden kurtulabilirsiniz. Mutlaka bir hekim yâda kurum ile görüşün.

Burun Çeşitleri Nelerdir?

KEMERLİ BURUN 

Ülkemizde oldukça sık rastladığımız, görsel olarak kişiyi en çok rahatsız eden burun şeklidir.  Ameliyat sırasında yaklaşımım kemerin büyüklüğü ile orantılı olarak değişiyor. Eğer kemer az ise,çoğu zaman kontrollü bir şekilde kemeri törpülemek yeterli olur. Fazla miktardaki kemerlerde ise kemeri düzeltmek için törpüden ziyade özel keskiler kullanmaktayım. Burada işin püf noktası kemerin alınması sırasında aşırıya kaçılmamalıdır ki; bu durum nispeten telafisi daha zor şekil problemlerine yol açar.Burun çirkin ve hoş olmayan görünür.Kemerli burun yapısına genellikle düşük burun ucu da eşlik eder.Ameliyat esnasında burun ucu düşüklüğü tam olarak giderilmelidir.Şayet burun ucuna müdahalede bulunulmazsa burun uzun gözükür ki buda estetik açıdan arzu edilen bir görünüm değildir.burun çeşitleri, burun çeşitleri neler, kaç çeşit burun varEĞRİ BURUN 

Daha önce gerçekleşmiş bir burun kırığı nedeniyle yani travma sonrasında yada doğumsal nedenlerle oluşan eğri burun; burun estetik ameliyatlarında cerrahı en çok zorlayan ve cerrahın gerçek anlamda kendisini test etmesini sağlayan bir burun problemidir.Bilgi,birikim ve cerrahi beceri gerektiren bu vakalarda anlamlı bir düzeltme çoğu kez başarı kriteri olarak görülmelidir.Ben bu tip vakalarda mutlaka açık tekniği tercih ediyorum.Burun eğriliğinin belirgin olduğu yere göre cerrahide kullanacağım yöntemler değişkenlik gösteriyor.Yani kemik kısım eğriliklerinde farklı,burun orta kısmı olan kıkırdak eğriliklerinde farklı,burun ucu eğriliklerinde ise apayrı teknikler kullanıyoruz.Cerrahi rotamızı eğrilik olan kısma göre çiziyoruz.Eğri burun düzeltildiği zaman özellikle alt bakışta düzgün durmayan burun delikleri de düzelecektir.

SARKIK (DÜŞÜK) BURUN UCU

Yaşlanmanın ve yerçekiminin insan vücudundaki en önemli etkilerinden birisi dokulardaki sarkmadır. Bu kendini burun ucunda daha çok belli eder. Yaşlandıkça burnumuz sarkmaya meyleder. Her ne kadar fizyolojik bir süreç kabul etsek de şayet burun ucu sarkıklığımız varsa bu durum iyice belirgin hale gelir.

Burnun üst dudakla yaptığı açı normalde 90-100 derecedir. Sarkık olan burunlarda ise bu açı 90 derecenin altındadır. Yani burun üst dudağa doğru adeta bir sarkma gösterir.Kişiyi olduğundan daha yaşlı gösteren bir görünümdür ki; ülkemizde de sık rastlıyoruz.

Ameliyatta genellikle açık tekniği bir avantaj olarak görüyor ve uyguluyorum. Burun ucunu olması gereken şekilde kaldırdıktan sonra burun ucunda düşme olmaması için bu bölgeye destek kıkırdak doku yerleştiriyorum. Bazen bu destek kıkırdak dokuyu burun orta bölmesine kalıcı dikişlerle dikiyor ve sabitliyorum. Dolayısıyla burun ucunun ameliyat sonrasında düşmemesini sağlıyorum.

Merak edilen diğer bir konu ise burun ucu kaldırıldığında üst dudağında kalkıp kalkmayacağıdır ki; ameliyat sonrasında kesinlikle dudağın yapısı veya şeklinde bir değişiklik olmaz. Eğer ameliyat sırasında burun orta kısım kıkırdağı aşırı miktarda alınırsa sonucunda burun ucunun aşırı kalkık olduğu bir durum ortaya çıkar ki bu da arzu ettiğimiz bir sonuç değildir. O nedenle bu tip müdahalelerde konservatif davranılmalı,kıkırdak yapıdan gerektiği kadar parça çıkarılmalıdır.

İdrar Kaçırma Rahatsızlığı Tedavisi Ve Ameliyatı

AMELİYAT YÖNTEMİ

 Yapılan idrar kaçırma ameliyatı sırasında hedeflenen asıl faktör sarkmış ve yapısı bozulmuş idrar torbası ve idrar yolunu eski haline dönüştürmek, rahimde sarkma var ise bunu tedavi etmek ve üreme organları kaslarını olması gereken şekle dönüştürmektir. Uygulanan idrar kaçırma ameliyatı ya yalnızca idrar kaçırmayı önlemek amacıyla ya da buluyor ise ek pelvis sıkıntılarını (idrar torbası, kalın bağırsak ve rahim sarkması, gaz kaçırma) da gidermek için yapılır. Yalnız idrar kaçırma sorunu için yapılan ameliyatlar artık lokal anestezi ile yapılmakta ve kişi ameliyatın yapıldığı gün taburcu olmaktadır.idrar kaçırma, idrar kaçırma nedenleri, idrar kaçırma ameliyatıGeçmiş zamanda yapılan ameliyatların başarı oranı düşük olduğu için günümüzde başka ameliyat teknikleri kullanılmaktadır. Özellikle uygulanan doğru tedavi yöntemi ve Doktor gibi iyi hekimlerin müdahaleyi gerçekleştirmeleri sayesinde ameliyatta başarı oranı %90 dolaylarını bulmaktadır. Başarı yüzdesini kötü yönde etkileyen en önemli neden daha eskiden ameliyat yaşamış olmaktır. Maalesef bu yanlış ameliyatlar bugün bile, halen uygulanmaya devam edilmektedir ve insanların bazıları bu ameliyatları olan hasta grupları oluşturmaktadır. Bu nedenden dolayı kişi iyi değerlendirilmelidir. Ve hastaya olabilecek en gerekli ameliyat yapılmalıdır.

 TEDAVİ YÖNTEMİ

 Yapılan idrar kaçırma tedavisi, kaçırmaya neden olan faktörler belirlenerek, ilk önce egzersizler veya ilaç tedavisi uygulanır. Bugün, bu sorunun giderilmesi adına çok etkili ilaçlar bulunmaktadır. İlaç tedavisinin süresi ve miktarı ise kişiden kişiye farklılık gösteren bir durumdur. Ancak stres idrar kaçırma şekli ilaç tedavisine çözüm olmayabilir. Uygulanan idrar kaçırma tedavisi, kişiden alınan gerekli bilgi ve fizik değerlendirmesi göre uygulanır. İdrar sisteminin aksiyonları için bir takım testler problemi net bir şekilde ortaya koymak adına yapılır. Hastalığa sebep olan başka nedenler varsa bunların teşhis edilip gereken tedavinin uygulanması gerekir.

Bel fıtığı tedavisi nasıl yapılır?

Günümüzde 30 yaşını aşkın bireylerin her 6 tanesinden 1 tanesi bel problemleriyle uğraşıyor. En fazla bel şikayeti bel fıtığı nedeniyle geliyor. Peki bel fıtığı olduğumuzu nasıl anlarız, bel fıtığı belirtileri nelerdir ya da bel fıtığı olmamak için nelerden sakınmamız lazım. Sizler için derlediğimiz makeleyi okuyun.

Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir

Bel fıtığında genellikle ani bir zorlanma, ağır kaldırma, uzun bir yolculuk sonrası belinizin dengesiz durması sonrasında oluşur. Fıtık belin alışık olmadığı ters bir hareket sonrasında başlayabilir. İlk başlarda küçük bel ağrıları, daha sonra katlanılamaz ağrılara dönüşür. Bacağa vurduğu için bacak ağrısıyla bu sancı daha da derin bir hal alır.bel fıtığı tedavisi, bel fıtığı belirtileri, bel fıtığı nasıl tedavi ediliyorIkınmaöksürme gibi faliyetlerde şikayetler  artabilir.

Bel fıtığı teşhisini kesin olarak koymak için EMAR çekinmeniz gerekmektedir. K0üçük fıtıklar ilerleyen aşamalarda fıtıktan bir parçanın aşağı düşmesiyle düşmesiyle, idrar tutamama, makat bölgesinde uyuşma gibi şikayetlerle yeni hastalıklara yol açar. Daha da ilerleyen dönemde küçük bir fıtık omurlar arasındaki bağları yırtıp eksüre fıtık denilen, halk arasında patlamış fıtık olayına dönüşür.

Bel Fıtığı Tedavisi Nasıl Yapılır

Patlamış fıtık dediğimiz olay gerçekleştiyse ameliyattan başka bir çözüm kalmadı demektir. Bu nedenle olayı son aşamaya getirmeden hekim yardımı almanız gerekiyor.

Bel Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır

Bel fıtığı ameliyatı olmanız gerekecek kadar durumunuz ilerlediyse, bundan kaçışınız yok ve en erken zamanda bunu kendinize kabullendirmeniz sizin açınızdan en doğru karar olacaktır. Bel Fıtığı Ameliyatı hakkında daha detaylı bilgi alarak, ameliyat öncesi kendinizi rahatlatabilirsiniz.

Soğuk Algınlığı İçin 5 Etkili Evde Tedavi Yöntemi

Soğuk algınlığı, virüslerin neden olduğu burun ve boğazın enfeksiyonudur. Genellikle yılda iki ila dört kez soğuk algınlığına yakalanırız.

Akan burun, öksürük, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, hapşırma, sulanma, sulanmış gözler, hafif baş ağrısı, hafif yorgunluk, vücut ağrıları ve ateş soğuk algınlığı virüsüne maruz kaldıktan sonra bir ila üç gün sonra ortaya çıkan semptomlardır.

Burada soğuk algınlığını önlemek ve tedavi etmek için popüler ilaçlardan daha etkili bazı tavsiyelere ulaşabilirsiniz:soğuk algınlığı, soğuk algınlığı tedavisi, soğuk algınlığı tedavi yöntemleri

Bu ilaçlara ek olarak bazı gıdalar bağışıklık sistemini artırmaya yardımcı olabilir ve öksürük ve burun akıntısı damlalarına ilave ilaçlar önerilebilir. Alternatif tıbbın standart tedavilerin yerine kullanılmaması gerektiğini unutmayın. Soğuk algınlığı için herhangi bir çare arıyorsanız, öncelikle doktorunuza danışın.

1) Çinko Lozanjları

Çinko, vücudumuzda 300’den fazla enzim tarafından gerekli olan önemli bir mineraldir. Et, karaciğer, deniz ürünleri ve yumurta gibi doğal gıdalarda bulunur. Tam günlük önerilen ödenek (RDA), kadınlar için 12 mg ve erkekler için 15 mg’dır, bu miktar tipik bir multivitaminde bulunur.

Çinko pastil genellikle sağlık mağazalarında, çevrimiçi ve soğuk ilaçlar olarak pazarlanan bazı ilaç mağazalarında bulunur. Çinko, özellikle soğuk algınlığı semptomları göründükten sonra 24 saat içinde almaya başladıysa, soğuk semptomların süresini azaltmaya yardımcı olduğunu gösteren bir dizi çalışma bulunmaktadır.

2) D vitamini

Daha yüksek D vitamini seviyesine sahip insanların soğuk algınlığına yakalama riskinde azalma olduğunu gösteren bazı kanıtlar bulunmaktadır.

3) Astragalus

Astragalus kökü bağışıklığı güçlendirmek ve soğuk algınlığı veya gribi önlemek için geleneksel Çin tıbbında uzun süredir kullanılmaktadır. Astragalus’un insanlarda soğuk algınlığına karşı etkinliğini inceleyen herhangi bir klinik çalışma yapılmamasına rağmen, astragalus’un antiviral özelliklere sahip olduğu ve bağışıklık sistemini uyartığını ortaya koyan çalışmalar bulunmuştur.

4) Sarımsak

Sarımsak, soğuk algınlığı için en popüler evde tedavi yöntemlerinden biridir. Pek çok kültürde, sarımsaklı çorbalar ve diğer sarımsaklı yemekler hastalıkalra karşı direnci artırak aacıyla tüketilmektedir.

5) C vitamini

1968’de Linus Pauling, doktoruna, insanların çeşitli vitaminler için bireysel ihtiyaçları olduğunu ve önerilen bazı diyetlerden (RDA’lar) biraz daha fazla miktarda ihtiyaç duyulduğu teorisini önermişti. Pauling, günlük 1,000 mg C vitamininin çoğu insan için soğuk algınlığı insidansını azaltabileceğini savundu. O zamandan beri, C vitamini popüler bir soğuk ilaç haline geldi.

Akciğer Kanseri 4.Evre Yaşam Süresi

Akciğer kanseri ölüm oranı en yüksek kanser türlerinden birisidir. Çok çabuk bir şekilde akciğer içerisinde yayılabildiği gibi, lenflere ya da beyin dahil olmak üzere uzak organlara da sıçrayabilmektedir. Akciğer kanseri; bronşlarda bulunan hücrelerinin anormal derece büyümesine neden olarak, bu hücrelerin akciğerin çalışmasını bozmasına ve hastalığının nefes almasını engellemesine neden olur.akciğer kanseri, akciğer kanseri nedenleri, akciğer kanseri tedavisi

Akciğer kanserinin en büyük nedeni sigara içmektir. Hava kirliliği ya da kimyasal maddelerin bulunduğu ortamlarda uzun süre çalışmak gibi nedenler de akciğer kanserine yakalanma ihtimalini arttırsa da, bu nedenler ile sigara içmek kıyaslanmayacak kadar farklıdır. Akciğer kanseri eşittir sigara içmek şeklinde bir tanıda bulunmak oldukça kolaydır. Akciğer kanserinin en önemli belirtisi öksürük ve balgamdaki kandır.

Akciğer kanseri çok büyük bir oranda sigara içenlerde görüldüğünden ve sigara içenlerde ilerleyen yaşlar ile birlikte çok fazla öksürmeye başladığından, öksürük esnasında gelen balgama dikkat edilmesi şarttır. Şayet öksürük esnasında gelen balgamın içerisinde ince çizgiler halinde kan görülüyorsa, vakit kaybetmeden akciğer kanseri ihtimali nedeni ile uzman bir hekime başvurmak gerekir. Zira ilerleyen aşamalara geçilmeden akciğer kanserinin tedavisine başlanmalıdır. 1. evredeki akciğer hastalığının genel belirtisi balgamdaki kandır ancak evreler ilerledikçe hastanın yaşamı muazzam derece etkilenir ve tedavinin başarı şansı da bir o kadar düşer. 4. ve son evresindeki akciğer kanseri tüm akciğer ve lenflere yayıldığı gibi, uzak ya da yakın diğer organlara da sıçramış bir durumdadır. Hastanın nefes alması dahi bir çile haline dönüştüğünden, yaşamı sürdürmek en büyük uğraş halini alır. Akciğer kanseri diğer kanser türlerine göre en ölümcül kanser türlerinden birisidir. Kanser hastalarının risk ölçeği, hekimlerin tedavi sonrası 5 yıllık süre içerisinde hastaya verdikleri yaşam ihtimali ile ölçülür. Akciğer kanseri tedavisinden sonra hastalara verilen yaşam şansı %10-15 arasındadır. Özellikle 3. evre ve 4. evredeki akciğer kanserine de bu oran daha da düşebilmektedir. Yaşam şansının yükseltilmesindeki en büyük uygulama hastalığın 1. evredeki tanısıdır. Erken konan akciğer kanseri hastalığında kişinin yaşam şansı büyük oranda artmaktadır ancak yine de hastalık oldukça büyük bir risktir.

Bazı Gıdalardan Kaçınma ve Klasik Şartlandırma

Koşullu bir tat kaçırma, o yiyecekleri tükettikten sonra bir hastalık döneminden sonra belirli bir yiyeceğin kaçınmasını içerir. Bu isteksizlikler, klasik şartlanmanın, sadece bir hasta hissetme insidansından sonra bile davranış değişikliklerine nasıl yol açabileceğinin harika bir örneğidir.

Koşullu Lezzet Aversiyonları Nasıl Çalışır?

Hiç bir şey yedikten sonra hastalandınız mı ve daha sonra sadece o yiyecekle ilgili düşüncenin sizi biraz rahatsız ettiğini fark ettiniz mi? Bu, genellikle koşullu tat kaçırma olarak adlandırılan şeyin harika bir örneğidir.gıdalardan kaçınma, bazı gıdalarkan kaçınma durumu, gıdalardan neden kaçınılır

Bir maddeyi yedikten sonra hastalık takip edildiğinde şartlı bir tat kaçırma meydana gelebilir. Örneğin, öğle yemeği için suşi yedikten sonra hastalandığınızda, hastalığınızla hiçbir ilişkisi olmasa bile gelecekte suşi yemekten kaçınabilirsiniz.

Hemen hastalık tarafından takip edilen gıdalardan kaçınmamız beklenebilse de, araştırmalar, gıda tüketiminin ve hastalığın başlangıcının mutlaka birbirine yakın olması gerekmediğini göstermiştir. Koşullu tat aversiyonları, nötr uyaran (yiyecek yeme) ve koşulsuz uyaran (hasta hissetme) arasında uzun bir gecikme olsa bile gelişebilir.

Koşullu Lezzet Aversiyonuna ÖrneklerTatilde olduğunuzu ve bir restoranda tavuk enchilada yediğini hayal edin. Enchilada’yı yedikten saatler sonra şiddetli bir şekilde hastalanırsınız. Bu olaydan yıllar sonra, kendinizi bir tavuk enchilada yemeye getiremeyebilirsiniz ve hatta o yemeği hatırlatan yiyeceklerin kokusunu aldığınızda ayaklarınız bile rahatsız olabilir. Bu koşullu tat kaçırma, hastalığınızın belirli bir öğeyi yemeye bağlı olmadığını bildiğinizde bile ortaya çıkabilir. Gerçekte, seyahatinizden sadece birkaç gün önce hasta olan seyahat arkadaşlarınızdan birinden kötü bir mide virüsü aldığınızın tamamen farkında olabilirsiniz. Belirli gıdalardan kendi isteklerinizi düşünün. Belirli öğeler için hoşgörüsüzlüğünüzü hastalık, mide bulantısı veya mide bulantısı ile ilişkilendirebilir misiniz? İnsanlar yıllarca çok özel yiyecek türlerinden kaçındıklarını fark edebilirler, çünkü o öğeyi hastalanmadan önce tüketmişlerdir.

Tat Kaçınmalarını Anlama

Tat alma isteksizlikleri hem bilinçli hem de bilinçsiz olarak meydana gelebilir mi? Birçok durumda, insanlar bir tür gıdayı sevmemelerinin altında yatan nedenlerden tamamen habersiz olabilirler. Neden bu tat iğneleri, özellikle hastalığın belirli bir yiyeceğe bağlı olmadığını bilinçli olarak fark ettiğimizde ortaya çıkıyor?

Koşullu tat istekleri, klasik koşullamanın bazı temel mekaniğinin harika bir örneğidir.

  • Önceden nötr uyaran (gıda) koşulsuz bir uyaranla (bir hastalık) eşleştirilir, bu da koşulsuz bir yanıta (hasta hissetme) yol açar .
  • Bu bir kerelik eşleştirmeden sonra, önceden nötr uyaran (gıda) artık koşullu bir tepki (gıdadan kaçınma) sağlayan koşullu bir uyaran .

Bu şartlandırılmış tat aversionları var mı? Yukarıda açıklanan senaryo, klasik şartlandırma için standart beklentilere tam olarak uymamaktadır.

Her şeyden önce, koşullandırma nötr uyaran ve koşulsuz uyaran (UCS) sadece bir çift eşleşmesinden sonra gerçekleşti. İkincisi, nötr uyaran ve UCS arasındaki zaman aralığı genellikle sadece birkaç saniyedir. Koşullu bir tat kaçınması durumunda, zaman atlaması genellikle birkaç saattir.

Klasik şartlanmanın genel prensiplerini ihlal ediyor gibi görünse de, araştırmacılar şartlı tat aversiyonlarının etkilerini deneysel ortamlarda gösterebildiler.

Böyle bir deneyde, psikolog John Garcia laboratuvar sıçanlarına aromalı su (önceden nötr bir uyarıcı) besledi. Birkaç saat sonra, sıçanlara onları hasta eden bir madde (UCS) enjekte edildi. Daha sonra, sıçanlara aromalı su verildiğinde, içmeyi reddetti.

Koşullu Lezzet Aversiyonlarının Açıklanması

Garcia’nın araştırması klasik koşullandırma hakkında daha önce anlaşılanların çoğuyla çeliştiğinden, birçok psikolog sonuçlardan ikna olmamıştır. Pavlov , herhangi bir nötr uyaranın koşullu bir tepki ortaya çıkarabileceğini öne sürmüştü .

Eğer bu doğruysa, o zaman neden hastalık hissi saatler önce yemiş olan yiyecekle ilişkilendirilsin ki? Hastalık, semptomlar ortaya çıkmadan hemen önce olan bir şeyle ilişkili olmaz mı?

Garcia, “Tat lezzetleri klasik veya enstrümantal şartlandırma mevcut çerçevesine rahat uymuyor.” Diyerek şöyle devam etti: “Bu isteksizlikler seçici olarak diğer uyaranların dışlanması için tatlar arar. İnterstimulus aralıkları bin kat çok uzundur.”

Ne Garcia ve diğer araştırmacılar göstermek başardık bazı durumlarda kullanılan nötr uyaranın tipi olmasıydı yapar şartlandırma süreci üzerinde bir etkisi vardır. Öyleyse bu özel durumda uyaran türü neden bu kadar önemli?

Açıklamanın bir kısmı biyolojik hazırlık kavramında yatmaktadır . Esasen, hemen hemen her organizma biyolojik olarak belirli uyaranlar arasında belirli ilişkiler yaratmak için yatkındır.

Bir hayvan yiyecek yer ve sonra hastalanırsa, gelecekte bu tür yiyeceklerden kaçınmak için hayvanın devam eden varlığı için çok önemli olabilir. Bu dernekler hayatta kalmak için sıklıkla gereklidir, bu yüzden kolayca oluşmaları şaşırtıcı değildir.

Çok İyi Bir Kelime

Klasik koşullama davranış üzerinde güçlü bir etkiye sahip olabilir. Koşullu tat isteklerinin açıkça gösterdiği gibi, bazen öğrenme çok hızlı bir şekilde gerçekleşebilir (sadece tek bir örnekten sonra).