Kategori arşivi: Kendine Bakanlar

Lamine Diş İle Gülüşler Daha Canlı

Dişlerimizi her zaman bem beyaz dikkat çekici olmasını isteriz. Ama çoğu zaman belirli sebeplerden ötürü dişlerimizde bazı sorunlar oluşur. Bunlar diş renginde bozukluk ön dişlerde ayrılma gibi durumlar ile karşılaşmaktayız. Bu gibi durumlarda bizim imdadımıza lamine (yaprak kaplama) porselen kaplamadır. Lamine diş yaptıranlar dişlerindeki kusurları kapatarak etrafa verdikleri gülüşlerde dişlerini göstermekten zevk duymaktadırlar. Yaprak porselenlerle dişlerin arasındaki boşluklar giderilebilir, dişlerin boyutları uzatılabilir, dişlerin rengi değiştirilerek basit diş bozuklukları giderilebilir. Antibiyotik nedeni ile sararan dişlerde de lamine porselen kullanılır. Dişlerinin formundan memnun olmayanlar, ön dişlerde büyük dolgu ve çürük dolgusu sonucu estetik görünüşü yok olanlar, kalıtsal yapı bozuklukları olanlar, çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde(ortodonti tedavisine alternatif olarak) bu tip sorunları olanlar için lamine diş kaplama istediklerini karşılayacak uygulamadır. Lamine porselen yapmak isteyen bir hasta diş hekimi ile koordineli iş birliğine varmalıdır.lamine diş fiyatları, lamine diş operasyonu, lamine diş uygulamaları

Lamine kaplama diş yaptırmak isteyen bir hasta kararını verdikten sonra şu uygulamalar başlar; Mokap denilen bir uygulama ile hastanın işlem sonrası nasıl bir diş görüntüsü ile karşılaşacağı örneği ölçüler alınarak gösterilir. Bu işlemin sonrası dişlerin aşağı yukarı şekline, beklenen estetiğine göre 1 mm ya da daha az miktarda dokunun diş yüzeyinden uzaklaştırılması sağlanır. Bu işlemlerde ölçü ile hareket edilir. Alınan ölçüler sonucu ince porselenler hasta ve diş hekiminin orta yolu bulması durumunda porselenler cilalanarak uygun renk dokusuna getirilerek yapıştırma işlemi gerçekleşir. İşlem sırasında acı hissetme olanağı hastaya anestezi yapılacağından ötürü hiç yoktur. Hasta sonraki seansa gelene kadar geçici porselen kullanmaktadır. Hasta sıcak, soğuk ve ağrı hissetmez. Ama bir aksilik durumunda porselen düşer ise ağrı olaşabilir ve hemen doktorumuza danışmalıyız. Çok nadirde olsa bazı durumlarda işlem sonrası ağrı devam eder ve diğer günlerde devam eder bu durumlarda pulpa denilen canlı doku reaksiyon gösteriyor olabilir. Bu gibi durumlarda hiç beklemeden diş hekimimize kontrollerimizi yaptırmalıyız. İşlem yapımı nasıl bir tasarım için yaptırdığımıza göre değişmektedir. Lamine yaptıracak hasta öncelikle ölçüler alınır. Bir sonraki seansta 2-3 gün sonra prova edilir. Bir sorun yok ise porselenler aynı renk yapıştırıcı ile dişe yapıştırılır. Toplam işlem 3-4 gün içerisinde bitirilir.

Lamine diş yaptıranlar birçok avantajı da içinde barındırmaktadır; Porselen çok ince bir tabaka haline getirildiği için ışığı geçirme özelliği vardır. Bu özellik sayesinde dişlere doğal renkmiş gibi iyi bir estetik katar. Dişinizde tırnak genişliği kadar yuva açılması yeterlidir. Dişin fazla kesilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Porselen yüzeyi o kadar pürüzsüzdür ki sigara, çay, kahve gibi maddelerden kaynaklanan lekeleri ve diş taşı oluşumunu çok düşük seviyelere indirir. Aşınmalara karşı direnci yükseltir. Bu gibi avantajları sayesinde son derece kullanışlı ve şık dişlere kavuşabilirsiniz. Lamine yaptıranların diş ömürleri de kendilerine bağlıdır. Bu işlemde kırık olmadığı sürece belli süre sonra değiştirilmesine gerek yoktur. Bu işlemde bir kırık var ise ve bir düzelme yapılamamış ise lamine değişimi gerekebilir. Zamanla yapılan lamine porselen ve diş arasında aralık gözükebilir. Bu aralık diş çürümelerine neden açar böyle durumlarda kontrol edilmesi gerekmektedir. Lamine değişimi sırasında çürük tespit edilmiş ise veya sürekli kırılan porselen lamine var ise diş hekiminiz porselen krona geçiş yapmak isteyebilir. Kron yapımında ise dişin arka tarafı kesilerek tekrar porselen kronlar yapılarak tedavi sonlandırılır. Bu işlen sonucu birçok sorun yaşamak istemiyor isek düzenli dişlerin fırçalamalıyız. Diş fırçasından ziyade diş ipi ve ağız gargarasını da kullanmalıyız. Diş sıkma veya gıcırdatma hastalığımız var ise gece plağı kullanmalıyız. Tırnak yemek alışkanlığından vazgeçmeliyiz. Her altı ayda bir dil hekimimizle olan kontrollerimizi ihmal etmemeliyiz. Bunlara dikkat edenler uzun yıllar lamine kaplı dişlerini kullanabilirler.

Lamine diş yaptıranlar memnuniyetleri çok yüksek olup fotoğraflarda gülümsemenin keyfini çıkarmaktadırlar. Bu operasyonda hiçbir sorun ve kötü bir durum olmamaktadır. Her doktor hasta ilişkisinde önemli olduğu gibi ne istediğimizi bilmeliyiz. Lamine porselen yapımı çok dikkat ve özen isteyen bir iştir. Diş hekimimiz ile koordineli ve dikkatli bir şekilde çalışmalıyız. İlk operasyon yapımında ve sonraki provalarda yanınıza size fikir verebilecek ailenizden ve ya arkadaşlarınızdan birilerini götürmelisiniz. Size vereceği tavsiye ve fikirler ile yapılacak lamine porseleni yapısı hakkında aklınızda fikirler oluşacak ve karar verme aşamasında daha doğru sonuç elde edilmektedir. Bazı durumlarda hasta tam olarak nasıl bir işlem yapmakta karar veremediği için istenilen sonuç alınamamaktadır. Çoğu zaman seanslar uzamakta ve bazen hasta için çekilmez duruma gelir. Böyle durumlarda diş hekimimizle birlikte dikkatli çalışmalı ve doğru kararlar alabilmeliyiz. Hekimimiz bize istemiş olduğumuz lamine porseleni bize sağlayacak ve işinde ne kadar usta olduğunu kanıtlayacaktır. Lamine porselen sayesinde dişleriniz hiç olmadığı kadar beyaz ve hiç olmadığı kadarda şık dişleriniz olacaktır.

Saçlar En Büyük Süsümüz

Saçlar en büyük süsümüz, en büyük aksesuarımız. Onlara hiç bir şey olmasını isttemiyoruz ama olursa da çözümü vardır. Saçlarımız döküldüyse neler yapılır neler yapılmaz burada anlatıyoruz. Saçlarımız beyazladıysa neler yapmamız gerekiyor. Tamamen bitkisel bir formülle, tamamen beyaz saçlardan kurtuluyor olmamız mümkün mü? Beyaz saçları artık eski haline getirmek mümkündür. Çok başarılı bir yöntemle bunu başarmak mümkün. Saçları beyazlayan insanlar genç yaşta beyazlayınca bir sıkıntısı mı var diye sorular sorulabiliyor.saç ekimi yapımı, saç ekimi sonrası, saç ekiminden sonra yapılması gerekenler

Bir saçı beyaz insan görünce problemleri olduğunu düşünebiliyoruz. Yaşamış olduğumuz sıkıntı, stres, dert keder midir saçın beyazlamasının nedeni. Temelinde yatan başka faktörler de var ama saydığımız çevresel ve psikolojik etkenler de etkiliyor. Ama ilk temel özelliği saçların beyazlamasının temel sorunu dediğimiz noktada saç pigmentlerinin deaktif olmasıdır. Bu çok doğal bir fizyolojik tanımdır. Bu problemi tetikleyen, bu problemin hızlı bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan yada yavaş bir şekilde oluşmasını sağlayan etkenler var.

Kişinin sıkıntı yaşaması, düzensiz beslenmesi, saçlarıyla alakalı bakım konusunda yetersiz olması ki saçlarımız bakımsız olursa, yıkamasını yada uyguladığımız o kimyasallar, sprey jöle yada boya tarzı şeyleri abartırsak işin uzmanı olmayan kişiler tarafından uygulatırsak saçlarımız güçsüzleşir. Güçsüzleşme noktasında da saç diplerinde bir tabaka oluşur. Bu tabakalar saça hem oksijyen girmesini en geller hem de güneş ışığının girmesini engeller ve saç dipleri yeterli besinleri alamaz.

Yüz germe yöntemleri nelerdir?

Son yıllarda estetik operasyonlarına verilen önem oldukça artmış olurken, pek çok farklı yöntem bu konuda gerçekleştirilmektedir. Bu operasyonlar arasında yüz germe ameliyatları en çok tercih edilenlerden olurken, kırışıklıklar ve sarkmalardan kurtulma imkânlarınız bulunmaktadır. Sizlere, profesyonel yüz germe işlemleri, olarak sunulan bu işlemlerde farklı yöntemlerin uygulandığını söylememiz mümkün olurken, bu yöntemler hakkında şunlardan bahsedebiliriz.yüz germe estetiği, yüz germe estetiği yapımı, yüz germe operasyonu

  • Enjekte yöntemi ile yüz gerdirme
  • Yüz mezoterapisi
  • Ultherapy yöntemi ile ameliyatsız yüz gerdirme
  • Thermage yöntemi
  • Vshape yüz gençleştirme
  • ClearLift lazer yöntemi
  • Scarlet S Franksiyonel Radyofrekans
  • İple gerdirme işlemleri

Yukarıda bahsedilen yöntemler ile birlikte yüz gerdirme işlemlerine sahip olabilirsiniz. Bu işlemler hakkında biraz daha detaylı bilgiler vermek gerekirse, şunlardan bahsedebiliriz.

Enjekte yöntemi nedir?

Genel olarak yüz kısmında yer alan çukurlar, kırışıklıklar ve sarkmalar için enjekte yöntemi tercih edilmektedir. Enjekte yöntemi, bazı maddelerin deri altına enjekte edilmesi ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Doktorların tavsiye ettikleri ve kullandıkları dolgu malzemesi olarak, hyalüronik asit belirlenmektedir. Bu dolgu malzemesi pek çok kırışıklık için kullanılabilirler, dudakların ve yüz bölgelerinde dolgunluk kazandırmak için tercih edilebiliyor. Günümüzde ise sıklıkla tercih edilen yüz germe uygulamaları arasında yer almaktadır.

Yüz mezoterapisi

Yine farklı bir yöntem olan ve profesyonel yüz germe uygulamaları kapsamında yer alan yüz mezoterapisi günümüzde tercih edilenler arasında. Yüz derisine uygulanan mikro enjeksiyon teknikleri arasında yer alıyor. Hücre yenilenmesi sağlamak için kullanılabilmektedir. Yine bu etkilerin yanı sıra kan dolaşımını da düzenlemektedir. Sıkça kullanılma durumları arasında ise şunlar yer alıyor.

  • Gözaltı morlukları
  • Cilt lekeleri
  • Deri yaşlanmaları ve kırışıklıklar
  • Çöküntüler ve sarkmalar

Thermage yöntemi

Son zamanlarda oldukça popüler yöntemler arasında yer alan thermage, radyo frekans dalgaları ile birlikte uygulaması gerçekleştirilmektedir. Deri bağ dokusuna etki eden bu yöntem, tek bir seans ile hastaya uygulanabilmektedir. Tek bir seans ile uygulanan bu yöntem yıllarda etkisini sunarken, en çok tercih edilenler arasında yer alabilir.

Kişiye göre özel seçim

Elbette ki bu yöntemler kişiye göre değişiklik göstermektedir. Kişinin cilt özellikleri ve diğer değerleri, bazı testler ve analizler doğrultusunda değerlendirilerek, kişiye uygun bir yöntem tercih edilmesi gerekiyor. Bu da doktorlar ile görüşülmesi gerekenler arasında.

Lazerle Ben Aldırma

 

Ben aldırma pek çok kişinin isteğidir. Ben aldırmanın farklı yolları bulunur bunlar arasında lazerle ben alma çok merak edilir. Lazerle ben alma daha kolay göründüğünde sonuçları ve nasıl uygulandığı hakkında birçok soru sorulur. Gelin lazerle ben tedavisi hakkında merak ettiklerimizi öğrenelim.

Birçok insan benlerinden rahatsızdır. Ama artık bu rahatsızlıklar son bulabilir. Lazerle ben alma benlere çözüm getirmiştir. Lazerle ben aldırma tedavisi en çok kış aylarında yapılmaktadır. Neden mi? Lazerle ben aldırdıktan sonra güneşle temasta bir çok cilt lekesi ve hastalığı olabilir. Bju yüzden kışın en iyi zamanı olacaktır.

Lazer ile beni aldırdıktan sonra bir çok leke ve çillere veda edebileceksiniz. Böylece güzelliğinize güzellik katabileceksiniz. Benlere veya lekelere lazer ışık verilerek birkaç saniyede yok edilebiliyor. Lazerle ben aldırma tedavisi tek seansta yapılabiliyor ve hastaya hiçbir ağrı vermiyor. İşlem sırasında hasta da herhangi bir ağrı veya acı hissedilmemektedir.

İşlemden sonra hastanın daha çabuk iyileşmesi için tedavi uygulanan bölgeye antibiyotikli pomat sürülebilir. Antibiyotikli pomadı hasta tedaviden sonra ki birkaç gün kullanabilir. Lazerle ben alma tedavisi ile birkaç dakikada benlerinizden, lekelerinizden veya çillerinizde vücudunuzda rahatsızlık duyduğunuz pek çok şeyden birkaç dakikada kurtulabilirsiniz.

Lazer ben alma tedavisi sonrasında benlerinizde kurtulabilirsiniz. Ancak daha sonarsında ben tekrar çıkabilir. Lazerle ben alma dan sonra kesinlikle 3 veya 4 ay güneşe çıkmamalısınız. Bunun içinde lazerle ben aldırma işlemini kış aylarında yaptırmalısınız. Tedaviden sonuç alabilmek için bu noktayı kesinlikle ama kesinlikle göz ardı etmemelisiniz.

Işıldayan Bir Cilt İçin Makyaj Hileleri

Jennifer Lopez’in cildi gibi ışıldayan bir cilde sahip olmayı istemeyecek kadın düşünemiyoruz. Ten renginiz ünlü yıldız gibi olmasa da makyaj hileleriyle Lopez’inki gibi ışıldayan bir cildiniz olabilir.makyaj hileleri, ışıldayan cilde kavuşma, ışıldayan cilt makyajı

Jennifer Lopez

Jennifer Lopez gibi görünmek için ilk önce cildinizi temizleyip nemlendirici uygulamanız gerekiyor. Zaten güzel makyaj yapmanın en önemli kurallarından biri temiz ve nemlendirilmiş bir cilt ile makyaja başlamaktır. Sonrasında elinizin üzerine cilt tonunuza uygun bir fondötenden bir miktar koyarak fondöteni makyaj süngeri ile videoda gösterildiği şekilde uygulayıp yüzünüzün her yerine eşit şekilde dağılmasını sağlayın. Tabii ki boynunuzu da ihmal etmeyin.

Cildinizde rahatsız olduğunuz kısımların üzerine biraz kapatıcı uygulayıp yine makyaj süngeri ile hafif dokunuşlarla sürün. Kapatıcıyı çok az miktarda uygulamanız yeterli.

Şimdi sıra makyajınıza biraz derinlik kazandırmaya geldi. Tek bir renk fondöten sürüldüğünde cilt çok düz bir etki yaratmakta. Bu etkiyi değiştirmek için yüzünüzün aydınlatmak ve vurgulamak istediğiniz bölümlerine kapatıcı ürünlerden birini sürüp yine makyaj süngeriyle hafif hafif dokunarak eşit bir şekilde dağıtın.

Cilt tonunuzdan biraz daha koyu bir krem bronzer ya da krem fondöteni elinizin tersine bir miktar alarak fırça yardımıyla elmacık kemiklerinizin altından üstüne doğru sürün. Hafifçe alnınıza da sürebilirsiniz. Makyaj süngeri ile de üzerinden geçip düzgünce dağılmasını sağlayın.

İşte Jennifer Lopez’inki gibi ışıldayan bir cilde sahip olmak bu kadar basit!

Saç Kırıkları Nasıl Önlenir?

Sağlıklı ve ışıl ışıl parıldayan saçlar kadınların güzelliğine güzellik katan etkenler. Ancak çevre koşulları, sağlıksız beslenme ya da yorgunluk gibi nedenlere bağlı olarak saç kırıkları oluşabiliyor ve oluşan bu saç kırıkları nedeniyle saçlar yıpranmış bir görüntü sergileyebiliyor. Sizde saçlarınızda oluşan kırıklardan şikayetçiyseniz son derece basit uygulamalarla onlara engel olabilirsiniz. Peki saç kırıkları nasıl önlenir? Cevabı yazımızın devamında bulabilirsiniz.saç kırığı oluşumu, saç kırığını önleme, saç kırıklarını önleme yolları

Saç Kırıkları Nasıl Giderilir?

Saç kırıkları nasıl önlenir sorusunun cevabı saçınızın ne kadar yıpranmış durumda olduğuna bağlı olarak değişmektedir. Saçlarınız çok yıpranmışsa günlük az yıpranmışsa haftalık saç bakımı uygulayarak saçlarınızın dayanıklılığını arttırabilirsiniz. Bunun için saç yapınıza uygun olan saç maskeleri ve saç kremlerinden faydalanabilirsiniz. Bu sayede saçlarınızın elastikiyeti artacaktır.

Saç renginizi açmak için kullanılan kimyasal maddeler nedeniyle saçlarınız yanmış ve saç kırıkları oluşmuş durumdaysa haftada bir defa elma sirkesi kürü uygulayabilirsiniz. Saçlarınızı şampuanlayıp duruladıktan sonra bir miktar elma sirkesini saçlarınıza döküp birkaç dakika beklettikten sonra saçlarınızı yıkayabilirsiniz. Kokudan rahatsız olursanız saç kremi uygulayabilirsiniz.

Saç kırıkları nasıl giderilir sorusuna verebileceğimiz bir diğer cevap ise bitkisel yağlar kullanmanız yönünde olacaktır. Zeytinyağı gibi yağlarla saç derinize yapacağınız masaj sonrası saçlarınız daha dayanıklı hale gelecektir. Önereceğimiz bir diğer yağ ise Hindistan cevizi yağıdır. Saçlarınıza masaj yaparak yağı hem saç diplerinize hem de saç uçlarınıza sürdükten sonra saçlarınızı bir havluyla kapatarak birkaç saat bekletin. Mümkünse bu işlemi geceden yapıp sabaha kadar da bekleyebilirsiniz. Daha sonra şampuanlayarak yıkayabilirsiniz.

Kullandığınız şampuanlarda saç kırıklarınızdan kurtulmanız konusunda size yardımcı olacaktır. Doğal nemlendiriciler içeren şampuanlardan kullanmanız halinde saçlarınızın nem oranı artacaktır. Ayrıca şampuanınızı çok sık bir şekilde değiştirmekten de kaçınmanız gerekmektedir. Zira sık bir şekilde şampuan değiştirmek saçların dengesini bozmakta ve saç kırıklarının oluşmasına neden olmaktadır.

Dikkat etmeniz gereken son konu ise dengeli bir şekilde beslenmeye çalışmak olmalı. Ayrıca cildiniz için olduğu gibi saçlarınız için de su içmek son derece yararlıdır. Her gün mutlaka en az iki litre su içmeyi ihmal etmemelisiniz.

Göğüs Büyütme Alanındaki Yenilikler Nelerdir?

Günümüze değin, esaskurucu nitelikleri aynı olanpek çok şey bulunsa da, başkalaşım geçirmiş yani yeniliğe uğramış koşullardan da bahsedebiliriz. Protezler, özel olarak silikondan imal edilenler, yeniliğin fazlaca gözlenebileceği ürünlerden biridir ve adına artık “form stable” (istikrarlı biçim) denmektedir. Deformasyon ya da hasar görme ihtimali en düşük seviyelere indirilmiştir ve kozmetik bakımdan çok daha nitelikli neticelere ulaşılması mümkün kılınmıştır.göğüs büyütme, göğüs büyütme zararları, göğüs büyütme operasyonuSadece protezler için değil, ama aynı zamanda var olan cerrahi prosedürler (teknikler) babında da değişimlerin yaşandığını kaydetmek lazımdır. Önceleri, konsept bakımından daha çok büyüklük ve hacim üzerinde karar kılınırken, şimdilerde ise, daha çok biçim (form) açısından girişimlerde bulunulmaktadır. Doğrusunu söylemek gerekirse, günümüzde meme büyütme ameliyatından ziyade “meme biçimlendirme” ameliyatından bahsetmek daha mantıklı olacaktır. Hedef, salt memenin büyütülmesi değil, ama aynı anda memenin biçimsel olarak şekillendirilmesidir ki bu sayede kozmetik sonuçların ortaya çıkması olasılık dâhiline girecektir. Biçimlendirme yapılırken, dokunun şekli ve ona refakatçilik eden göğüs kafesinin niteliklerinin yanında, cildin elastikiyeti gibi birkaç önemli husus göz önünde bulundurulmalıdır.

En önemli ilerlemelerden birisi, cerrahi hiçbir müdahaleye gerek kalmadan yani silikon protez kullanılmadan büyütmenin yapılabilmesidir. Dokuları zenginleştirmek için icat edilen enjeksiyon yöntemi (“macrolane”) sayesinde, dışarıdan verilen dolgular büyümenin vuku bulmasına imkan vermektedir.

Çok basit içerimli bir girişimle ve sadece lokal anestezi kullanılarak uygulanabilen bu türden enjeksiyonlar, iki yıllık bir süreç dolaylarında dokuların büyümesine katkı sağlamaktadır. Dolguların içeriği “hyaluronik asit” ismi verilen ve kollajen üretimini arttırıcı bir özelliği olan maddeden oluşmaktadır ve kanül aracılığıyla meme dokusunun alt kısmına verilmektedir.

Sivilcelere Karşı Neler Yapmalı?

Sivilceler genel olarak ergenlik dönemine ait bir problem olarak algılansa da zaman zaman ileri yaşlarda da özellikle kadınlarda sıkıntı verici bir durum olarak ortaya çıkabilmekte.

Temel sebebi değişen hormon dengeleri nedeniyle ciltte oluşan yağlanmadır. Yağlar cildin hava almasını sağlayan gözenekleri kapatır ve bu da sivilce oluşumuna sebebiyet verir.

Sivilceleli yüzlerde yapılan en büyük hata sivilcelerin sıkılmasıdır. Bu hareket hem sıkma anında o bölgedeki dokuda hasar oluşturacağı için iz kalmasına neden olur , hem de sivilce içindeki bakterinin yüze dağılmasını sağladığı için daha fazla sayıda sivilce oluşturur.sivilce tedavisi, sivilce nasıl geçer, sivilce nasıl tedavi edilir

Bu yüzden sivilceleri ellememek mücadele için yapmamız gereken ilk önlemdir.

Peki bunun dışında neler yapabiliriz ?

-Salisilik asit içeren ürünler sivilce oluşumunu engellemeye yardımcıdır. Cildinize uygun bir yıkama ürünü alın ve sabah-akşam yüzünüzü bu ürünle yıkayın. Yıkama sonrası yüzünüzü tonikleyin ve yağ dengesini sağlayacak bir ürünle nemlendirin.

-Haftada iki kez yapacağınız kil maskesi yüzünüzdeki fazla yağı alır ve sivilcelerinizin kurumasına yardımcı olur. Aktardan açık kil alabilir ve suyla bir macun kıvamına getirip göz ve ağız çevresi hariç , yüzünüze uygulayabilirsiniz.

-Gözeneklerin açılıp hava almasında önemli bir rol de buhar banyolarına düşer. Kaynattığınız suyu bir kaba koyun ve yüzünüzü bu kaba yaklaştırıp başınızı büyük bir havluyla kapatın. Sauna etkisi gösterecek bu tedaviyi temiz cildinize yapmayı unutmayın.

-Bol su içmeyi ihmal etmeyin. Toksin atnakta en etkili yöntem budur.

-Beslenmenizde fast foodlara ve yağlı yiyeceklere “hayır” deyin. Sebzeler ve meyveler en büyük dostunuz olsun.

-Güneş sivilceleri kurutur “ inancı yanlıştır. Güneşe çıkarken iyi bir güneş koruyucu sürmeyi sakın ihmal etmeyin.

-Yarı yarıya sulandırılmış doğal elma sirkesi sivilceleri kurutmakta çok etkilidir. Bir parça pamukla sivilcelerinize uygulayın ve farkı görün.

Saç Ekimine Uygun Adaylar

Saç ekimi görünümünüzü değiştirerek kendinize güveninizi artırabilir, ancak idealinizle bağdaşmayabilir. Bu nedenle ameliyata karar vermeden önce beklentilerinizi gözden geçirin ve Estetik cerrahınızla bunları konuşun.

Sentetik saçların kullanıldığı metotların dışında tüm saç ekim yöntemlerinde hali hazırda var olan saçlarınız kullanılmaktadır. Saç ekimi yaptırmayı düşünenlerin başlarının arka ve yan taraflarında verici bölge olarak kullanılabilecek sağlıklı saçlarının olması gerekir.saç ekimi, kimlere saç ekimi yapılır, saç ekimi, yapılabilecek kişiler

Verici bölgeler kel olan bölgelere ekilmek üzere saçların alındığı bölgelerdir. Ayrıca saçın rengi, dokusu ve kıvırcıklığı gibi faktörlerde saç ekiminin kozmetik sonuçlarını etkilemektedir.

Saç ekiminde kullanılmakta olan birden fazla yöntem bulunmaktadır. Bazen en iyi sonucu elde edebilmek için bu teknikler kombine olarak da kullanılabilmektedir.

Punch greftler, mini greftler, mikro greftler ve FIT greftleri gibi transplantasyon tekniklerinin saç yoğunluğunun hafif veya orta derecede saçları seyrekleşmiş kimselerinkine benzer olmasını kabul edebilecek kimselerde uygulanması doğrudur.

Flepler, doku genişletilmesi ve saçlı deri kel alanlarının daraltılması gibi girişimler daha ciddi değişiklikler arzulayan kişilerde uygulanır.

Yapılabileceklerin de bir sınırının olduğunu unutmayınız. Başının arka ve yan bölümlerinde nakil için yeterli saçı bulunmayan kişilere hiçbir saç nakil yöntemi önerilemeyebilir. Bu gibi durumlarda komplikasyonları çok ve sık olan sentetik saç ekimi gibi yöntemler önerilebilir ve yönlendirilebilir.

SAÇ NAKLİNİN UYGULANAMAYACAĞI DURUMLAR
1- Diffüz alopecia,
2- Donör bölgede yeterli miktarda saç olmaması durumları,
3- Discoid lupus eritematozus, liken planoplaris ve diğer sikatrisyel alopesilerde aktif dönemlerde donör ve alıcı bölgelerdeki skarlar nedeniyle saç nakline olumlu cevap alınamaz.
4- Yeni geçirilmiş myokard infarktüsü sonrası,
5- Gebelik süresince,
6- Beş yaş altındaki kişilerde saç nakli uygulanamaz.

Göğüs Dikleştirme Operasyonu

Neden göğüs dikleştirme estetiği ihtiyacı duyulur? Çünkü diri ve dik göğüsler tüm kadınların rüyasıdır. Yerçekimi, hamilelik ve emzirme ise göğüslerin düşmanıdır. Göğüslerde oluşan sarkma ve gevşeme göğüs estetiği açısından bayanların en hassas oldukları konulardır. Göğüs, yapısında kemik, kıkırdak gibi iskelet oluşturan, ona şekil veren katı bir yapı olmadığı için, yerçekimi etkisine yenik düşecek yumuşak bir dokusu vardır. Yaşlanma, gebelik, emzirme, kilo kaybı gibi sebeplerden dolayı göğüsler gevşer, sarkmaya başlar, gençlik yıllarındaki diriliğini, güzelliğini kaybeder. Göğüs estetiği açısından hoş olmayan görünüm, kadının psikolojisine olumsuz yönde yansır. Kıyafet üzerinde göğüsleri daha diri, daha dik gösteren özel sütyenler dış görünümü düzeltebilecek bir çözüm olarak düşünülebilir. Açık bir kıyafet giydiğinizde ya da kıyafetsiz olduğunuz özel anlarda gerçekleri gizlemeniz mümkün olmaz.göğüs dikleştirme, göğüs dikleştirme ameliyatı, göğüs dikleştirme operasyonuGöğüsler neden sarkar?

Hamilelik, hayatın doğasında olan ve neslimizin devamlılığı açısından kaçınılmazdır. Gebeliğin ilk dönemlerinde vücutta hormon düzeyleri değişir. Bunun etkisiyle süt üretimine hazırlık başlar, göğüsler daha da dolgunlaşır. Doğumdan sonra emzirmenin başlamasıyla, göğüsler bir taraftan süt üretimi ile dolarken, diğer taraftan bebeğin emmesiyle boşalır. Aylarca tekrarlayan dolma ve boşalma göğüslerin yıpranmasına neden olur. Emzirme dönemi bittiğinde, yorgun düşen göğüsler kendini salıverir, sarkar, göğüs estetiği bozulur. Sarkık, gevşek göğüsler, dikleştirme ameliyatı ile toparlanabilir, estetik olarak daha kabul edilebilir görünüm kazandırılır. Eskisine kıyasla büyük değişiklik oluşturabilecek meme dikleştirme estetiği, sadece memelerin görünümünü düzeltmez, psikolojik durumunuzu etkileyerek hem kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar, hem kendinize güveninizi arttırır. Bu nedenle son yıllarda oldukça önem kazanan bir ameliyat grubu haline gelmiştir.

Göğüs dikleştirme kimler için uygundur?

Genel sağlık durumunuz iyi, ruh sağlığınız yerinde, ameliyatın sağlayacağı iyileşmenin farkında olabilecek olgunluğa sahip gerçekçi bir kadınsanız göğüs dikleştirme estetiği için ön koşullara sahip sayılırsınız. Göğüsleriniz sarkmış, gevşemiş, sönmüş, dokular sertliğini ve diriliğini yitirmiş ve meme başı aşağıya doğru bakıyorsa, göğüs dikleştirme, tam aradığınız ameliyattır. Her hamilelik göğüsleri yıpratacağı için, genellikle bir daha hamile kalmayı düşünmeyen kadınlar için çok daha uygundur. Bu yüzden yakın zamanda çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız, ameliyat olmayı daha ileri bir tarihte düşünün. Göğüslerde sarkıklık ne kadar fazla ise derisinde de o kadar fazla bollaşma var demektir. Bu durumda sarkıklık derecesine göre bollaşmış olan derinin fazlalıklarının da alınması ve gerdirilmesi gerekir. Derideki fazlalıkların alınması, ameliyat izi kalacağı anlamına gelir. Ne kadar deri fazlalığı varsa, o kadar deri çıkarılması gerekir, bu da o kadar uzun ameliyat izi demektir. Meme dikleştirme estetiği her ne kadar iz bırakıcı nitelikte de olsa, ameliyat izleri yaklaşık bir yıl içinde göğüs estetiği üzerine gölge düşürmeyecek derecede silik bir görünüm kazanacaktır.