Kategori arşivi: Annelere Özel

Sünnet Hakkında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ne zaman sünnet edilmeli?

Sünnet her yaşta yapılabilir. Ancak uzmanlar, 2-6 yaş arası çocuklarda psikolojik travmaya neden olabileceği için bunu önermiyorlar. Bu yaş grubundaki çocuklar kişilik gelişimi dönemindedir ve uyum sorunları yaşamaktadır. Çocuk penisinde kayıp hissi yaşayabilir. Ayrıca bu dönem çocuğun anneye bağımlı olduğu dönemdir. 7 yaşından ergenliğe kadar çocuklar bir durgunluk dönemine girerler. Uzmanlara göre en uygun sünnet yaşının doğumundan sonraki ilk 20 gün veya 6 yıl sonrasıdır.sünnet ne zaman yapılmalı, sünnet yapılma yaşı, bebek sünneti

Bebekleri ne zaman sünnet etmeli?

İyileşme ve bakım süreci daha basit olduğu ve travmaya neden olmadığı için yenidoğan sünneti yapılabilir. Yeni doğmuş bir bebek hayatın ilk günlerinde birçok önemli sorunla boğuşmaktadır. Emme, yutma, solunum problemleri, sarılık ve kilo verme gibi problemler yenidoğanlarda karşılaşılabilen problemlerdir. Bu koşullar ilk haftadan sonra azalmaya başlar. Ayrıca annenin iyileşmesi bir hafta sürer. Annenin sünnetinden sonra bebeğe bakmak anne ve bebek arasındaki iletişimi geliştirir. Bütün bunlar göz önüne alındığında sünnet işleminden 7 gün sonra ve çocuğun doğumundan sonra vazgeçilmesi daha uygun olacaktır.

Kimler sünnet yapabilir?

Ülkemizde sünnet cerrahisi, sünnet doktorları olarak bilinen doktorlar, sağlık çalışanları ve tıp uzmanları tarafından yapılabilmektedir. Bununla birlikte, ürologlar, pediatrik cerrahlar veya genel cerrahlar tarafından yapılması daha tavsiye edilir. Ameliyathanede mümkünse hastane ortamında sünnet yapılması komplikasyonları en aza indirir. Lokal veya genel anestezi altında yapılabilen cerrahi işlemler, son yıllarda ancak genel anestezi altında yapılmaya başlanmıştır. Genel anestezi çocuğu psikolojik olarak korur ve iyileşme süresini kısaltır.

Sünnet sonrası bakım

Sünnetten sonra şurup, hap, antibiyotik, batikon ve gazlı bezden oluşan bir dizi ağrı kesici kullanılır. Pansuman bir doktor veya sağlık uzmanı tarafından yapılmalıdır. Bu durumda penisin glansında kabuklanma, şişlik ve kızarıklık oluşabilir. Sünnet sonrası bakımda en önemli husus yarayı temiz ve mümkün olduğunca dış etkenlerden uzak tutmaktır. Bu nedenle özel tasarlanmış sünnet külotları yardımcı olabilir. Yaklaşık bir hafta sonra çocuğun rahat psikoloji yardımıyla bu süreci atlatması önemlidir. Hafta sonunda çocuk günlük hayatına devam edebilir.

Adet Düzensizliği Nedir?

Bir kadının üreme sistemi temelde yumurtalıklar tarafından salgılanan belirli hormonlar tarafından düzenlenir. Bu hormonların etkisiyle ortalama 28 günde bir rahim iç yüzeyini oluşturan endometrial tabaka kalınlaşarak kan damarları ile zenginleşerek olası bir hamileliğe hazırlanır. Hamilelik yoksa bu sürenin sonunda bir sonraki aya hazırlanmak için ortadan kalkacaktır.adet düzensizliği, adet düzensizliği ne demek, adet düzensizliği sebepleri

Endometrium, kan damarları yönünden zengin bir doku olduğu için yenilenirken bir miktar kanamalara neden olur. Bu kanamaya menstrüasyon veya menstruasyon denir (tıbbi olarak menstruasyon olarak adlandırılır).

Adet döngüsü, kanamanın 1. gününden başka bir dönemin başlangıcına kadar geçen süre olarak hesaplanır. Tipik olarak, her kadının adet döngüsü 21 ila 35 gün sürer. Belirtilen sıra dışında ara kanama veya aşırı kanama varsa adet düzensizliği olarak kabul edilir.

Nedenler

Adet düzensizlikleri çeşitli nedenlerle gelişebilir. Ani kanamanın ana nedeni yumurtlama sırasında hormonların azalması olabilir. Bu düşüş nedeniyle rahimdeki endometriyal doku hormonal desteğini kaybeder ve benekli kanamaya neden olabilir. Hastalar bu aralıklı kanamalardan rahatsızlık duymaya başlarsa, mümkün olan en kısa sürede bir doktora görünmeleri önerilir.

Adet düzensizliği hormonal nedenlerden kaynaklanıyorsa, adet kanaması ağır ve ağrılıysa bu durumda tıbbi yardım almalıdır.

Düzensiz adet dönemlerine ve düzensiz kanamalara neden olabilecek bazı durumlar şunlardır:

Adenomiyoz (endometriyal dokunun kalınlaşması)

Yumurtlama eksikliği veya yumurtlamayla ilgili sorunlar

Myomlar, polipler veya kistler

Kullanılan hormonal ilaçlar

Östrojen kaynaklı veya diğer hormonal bozukluklar

Bulaşıcı koşullar

Rahim ve yumurtalıkların kötü huylu oluşumları.

Semptomlar

Adet kanamasının genellikle 2 ila 7 gün sürdüğü düşünülmektedir. Ayrıca bir dönemin başlangıcından bir sonraki dönemin başlangıcına kadar geçen sürenin 21 ila 35 gün olması bekleniyor.

Diğer zamanlarda adet döngüleri adet düzensizlikleri olarak adlandırılsa da adet düzensizlikleri genellikle ergenlik döneminde, adetin başladığı dönemde ve menopoz döneminde meydana gelen hormonal değişiklikler sırasında görülür.

Tüm bu koşullar kontrol altına alındığında, normal kabul edilmeyen durumlar tedavi edilebilir ve yönetilebilir.

Adet düzensizliklerinin ana belirtileri

Adet döngüsü (adet döneminizin başlangıcından bir sonraki adet döneminizin başlangıcına kadar geçen süre) 21 günden az, 35 günden az.

2 günden az veya 7 günden fazla olmayan adetler.

Ağır kanama

Ağrı, kramp veya kusma

Sürekli yorgunluk

Baş dönmesi

Anemi

Sık adet kanaması veya uzun süre yokluğu şeklinde bazı belirtiler verebilir.

Teşhis yöntemleri

Adet düzensizliği şikayeti ile doktorunuza gittiğinizde önce tıbbi geçmişinizi sorgular ve ardından jinekolojik muayene yapar.

Pelvik muayene sırasında rahim, yumurtalıklar ve çevresindeki yapıların görüntüsünü almak için ultrason taramaları yapılabilir.

Muayeneden sonra tanıyı netleştirmek için östrojen, FSH, LH, AMH gibi bazı kan testleri gerekebilir. Ek olarak MRI gibi görüntüleme teknikleri kullanılabilir.

Adet düzensizliklerinin rahim zarının oluşumundan veya kalınlaşmasından kaynaklandığından şüpheleniliyorsa muayene için numune alınabilir.

Tedavi yöntemleri

Adet düzensizlikleri kendi başlarına bir hastalık değildir; genellikle diğer hastalıkların önemli bir belirtisi olarak görünürler. Bu nedenle adet düzensizliklerini tedavi ederken bu duruma neden olan hastalığı ortadan kaldırmak veya düzenlemek önemlidir.

Adet döngüsünün ihlalinin hormonal dengesizlikten kaynaklandığı belirlenirse, kişiye hormonal arka planı düzenleyen ilaçlar reçete edilir.

Altta yatan polip gibi organik bir bozukluk varsa rahim, histeroskopi adı verilen bir aletle muayene edilir ve gerekirse anormal alan çıkarılır.

Diğer kanama nedenleri arasında fibroidler bulunur. Miyom, genellikle herhangi bir semptoma neden olmayan iyi huylu bir rahim tümörüdür. Ancak bazı hastalarda rahim iç dokusuna baskı yaparak kanamaya neden olur.

Şiddetli kanamaya neden olan miyomlar, hastanın yaşına ve çocuk sahibi olup olmamasına göre sadece miyomları veya nadir durumlarda rahmin tamamı alınarak tedavi edilir.

Ağır kanamalı ergenlerde kan pıhtılaşma bozuklukları dahil bu kanamaya neden olabilecek tüm durumlar araştırılır. Bu kanama daha sonra izlenir ve menstrüel tedavi, hastanın adet döngüsünün düzenli olmasını sağlamak için reçete edilir. Çok erken veya geç ergenlik döneminde adet kanaması incelenmeli ve uygun şekilde tedavi edilmelidir.

Bebeklerde Atopik Dermatit

Cilt hastalıkları arasında yer alan atopik dermatit hastalığı hem yetişkinlerde hem de bebeklerde görülen sık rastlanan bir hastalık türüdür. Özellikle de bebeklik yaşlarında hastalığın başlangıç göstermesi ile bilinen bu hastalığın halk arasındaki bilinen deyimi ile egzama olduğunu da belirtebilmek mümkündür. Bebeklerde Atopik Dermatit genetik ve çevresel başta olmak üzere pek çok faktöre bağlı olarak türeyen ve kronik nitelik taşıyan bir hastalık türüdür. Özellikle de erken çocukluk döneminde başlangıç göstermesi ile tanınmaktadır. Bu hastalık aynı zamanda ileri ki yaşlarda astık ve bazı alerjik hastalıkların da tetikleyicisi olarak kabul edilebilen bir hastalıktır.atopik dermatit nedir, atopik dermatit ne demek, bebeklerde görülen atopik dermatit

Atopik Dermatit Belirtileri

Eğer çocuk ve bebeklerde bu hastalığın belirtileri ya da yetişkinlerde öğrenilmek isteniyorsa da birkaç temel nokta ile bunlara erişim sağlanabileceği belirtilebilir. Atopik dermatit belirtileri olarak gösterilebilecek olan ilk bulgu ise cilt kuruluğudur. Bu kuruluğun getirmiş olduğu etkenler ile ciltte kaşıntılar ve kırmızı lekeler baş göstermeye başlar. Cilt yaraları meydana çıkar. İşte egzama olarak bilinen bu hastalığın en tipik belirtileri bu şekildedir.

Atopik Dermatit Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler

Bu tür hastaların dikkat etmeleri gereken belirli başlı noktaların da bulunduğundan söz edilebilir. Atopik dermatit hastalarının dikkat etmesi gerekenler arasında öncelikli olarak kaşıntı ve döküntü durumlarını daha da tetikleyen şeylerden kaçınmak gerekir. Bu da tırnak bakımı ve nemlendirici kullanımı ile gelişir. Kimyasal tahriş edici maddelerden uzak durulmalıdır. Bulunan ortamın da sıcaklık ve nem oranı iyi bir şekilde ayarlanmalıdır.

Atopik Dermatit Hastalığının Tedavisi

Bu hastalığın bir de tedavi süreci bulunmaktadır. Atopik dermatit hastalığının tedavisi 3 temel hedeften oluşur. Bunlar ilaç tedavisi, cildin nemlendirilmesi ve koruyucu önlemler olarak sıralanabilir. Özellikle cildin kuruluğuna bağlı olarak gelişen bir hastalık türü olduğundan dolayı da bu hastalığın tedavisinde cildin nemlendirilmesi, kuruluktan uzak tutulması ve önleminin alınması çok önemlidir. Hemen ilaç tedavisine başlanmamalıdır. İlaç tedavisinde de doktorların belirlemiş olduğu miktar ve isimlerin ilaçlarının kullanılması çok önemli bir noktadır. Özellikle ilaçların kullanımına da dikkat edilmelidir. İlaçlarda genellikle kortizon maddesi bulunduğundan dolayı sadece egzamanın bulunduğu yerlere uygulanması gerekmektedir.

Bebekli Evde Hayvan Beslenir Mi?

Bebeklerin evimizin neşe kaynakları olduğu bir gerçek ancak zaman zaman evde beslediğimiz kediler ile köpekler ve diğer evcil hayvanların da bu neşenin bir parçası oldukları da ortadadır. Fakat bebek doğuran ve ya aynı anda evde hayvan besleyen annelerin ve babaların aklına düşen bazı sorular da olabilir. Bebekli evde hayvan beslemek olabilir mi sorusunun cevabını size biraz da nedenleriyle birlikte vermeye çalışmaktayız. Unutmayın ki evcil hayvanlar da en az sizin kadar evinizde ki bebeğin ne kadar hassas olduklarını biliyorlar bu sebeple onlardan korkmak için hiç bir sebep yoktur.bebekli evde hayvan besleme, bebek ve hayvan barındırma, hayvanlar ile birlikte bebek büyütmekYapılan araştırmalar sonucunda evcil hayvan bulunan evlerde büyüyen bebeklerin gelecekte çok daha dirençli bağışıklık sistemi güçlü ve özellikle alerjilerden uzak bir hayat yaşadıklarını göstermektedir. Buna karşın çocuklarını çevreden ve diğer canlılardan uzak olarak izole yetiştiren ebeveynlerin ise çocuklarında pek çok rahatsızlık ve hastalığa sebep oldukları belirtilmektedir. Zira çocukların ve bebeklerin bağışıklık sisteminin gelişebilmesi ve dış tehditlere karşı önlem alabilmesi için belli bir oranlarda zararlı bakterilerle de temas etmeleri gerekir. İnsan vücudunun temas etmediği mikroplara karşı tam bir silah oluşturamaması sebebiyle tehlikeli hastalıklar taşımayan evcil hayvanların bebeklerin sağlığını dolaylı yoldan da olsa dahi iyiye götürdüklerini belirtmek gerekmektedir. Fakat tabii ki tedbiri de elden bırakmamak gerekir. Evcil hayvanlarınızın aşılarını ve kontrollerini zamanında yaptırmak temiz olmalarını sağlamak ve dışkılarını temizlerken eldiven gibi malzemeler kullanılması bebeğinizin risk altında olmasını engellemektedir. Evcil hayvanların genellikle kendileri değil bakımsızlıktan dolayı taşımış oldukları mikropların bebekler için tehlikeli olduğunu söyleyebildiğimiz için bu konuda kesinlikle tedbiri elden bırakmamanız gerekiyor. Tabii ki kedi gibi hayvanların tırnaklarının düzenli olarak kesilmesini sağlayarak istemeden dahi olsa gerçekleşebilecek çiziklere karşı önleminizi almalısınız.

Evdeki hayvanlar çoğunlukla eve gelen bebeğin bir yavru olduğunu fark ederler ve bebeklere kendi yavruları gibi yaklaşmaktadırlar. Fakat bu durum esnasında bebeği yalamak onunla veya oynamaya çalışmak gibi şeyler de yapmaya çalıştıkları için bu tür oyunlara yönelik olarak evcil hayvanınızı eğitmeyi unutmamanız gerekir. Özellikle köpeklerin yüksek eğitim potansiyelleri onları bebekler için kaliteli bir oyun arkadaşı haline getirmektedir. Kedi besleyenler ise zaten bebeğin ayaklanmasının ardından kedilerin kovalanmaktan sıkılıp bebekten çoğunlukla kaçmaya çalıştıklarını fark etmektedirler.

Ergenle iletişim Nasıl Sağlanır?

Ergenlik başlı başına ilginç ve zorlu bir dönemlerdendir. İlginçtir ki, çünkü pek çok şey yenidir ve tam manasıyla heyecan vericidir. Artık gençliğe doğru adım atmakta olan çocuklar hormonal, fiziksel veya ruhsal açıdan pek çok değişiklik yaşarlar, kendini ve dünyayı keşfetmeye başlarlar.ergenlerle iletişim, ergenlerle nasıl iletişim kurulur, ergenle iletişim kurma

Pozitif bir ortam sağlayın: Çocuğunuz bu dönem kimlik arayışı içindedir. Kendisini, ne yapmak istediğini veya yaşam amacını sorgulamaktadır. Okuluyla, geleceğiyle, dersleriyle  ilgili kaygıları oluşur. Aile içinde pozitif bir iletişimin olması çocuğun bu arayış dönemini rahatlıkla atlatmasını sağlamaktadır. Atlatamazsa kimlik arayışı sürmeye devam eder, bu da hem kendisi hem ailesi için oluşacak zorlukları artırmaktadır. Onun eskisinden farklı olduğunu kabul edin ve iletişim tarzınızı değiştiriniz.

Bağımsızlık hissine saygı duyun: Ergenler bağımsız olmak istemektedirler. Size bağımlı olmasına alıştığınız ve kimi zaman size yerlere göklere sığdıramayan küçük evladınız artık uçmak arzusunda kalır. Sizi eleştirecek ve sizi beğenmeyecek olduğu evredir. Çatışmalar şüphesiz ki kaçınılmaz olur. Onu anlayın ve yalnız kalmak istediğinde yalnız bırakın, mahremiyetine saygı gösterin özellikle eşyalarını karıştırmayınız.

Arkadaşlarını tanımalısınız: Arkadaşlar her zaman önemlilik arz eder, ama ergenlikte daha da önemli konudur. Onun için yeni rol modeli artık aile değil arkadaşları olur. Onlar tarafından gördüğü kabulün derecesi ve ergen için en değerli şeylerden biridir. Ergen çocuğunuzun arkadaşlıklarını destekleyiniz. Fakat arkadaş seçimine her zamankinden daha fazla dikkat edin ve siz de iletişim kurup onları hatta ailelerini tanımaya çalışmalısınız. Yanlış arkadaş seçiminin sonuçlarıyla ilgili çocuğunuzu bilinçlendirilmesi gelecekte yaşanabilmesi muhtemek olumsuzlukları en aza indirgemiş olursunuz.

İyi bir dinleyici olmalısınız: Sağlıklı bir ilişkinin temeli şüphesiz ki iletişimdir. Ergenler, anne babasının kendisini anlamadığını düşünür ve ya öğütlerinden sıkılırlar, anne baba da kimi zaman duygularını kontrol edemez ve böylelikle sert tepkiler verilir. Bunların sonucunda da tartışma kaçınılmaz olmaktadır. Oysa en iyi yöntem onu dinlemektir. Anlamaya çalışarak, öğüt vermeden, sinirlenmeden, onu dinleyin; ne hissettiğini veya sıkıştığı noktaların neler olduğunu öğrenmeye çalışınız. Bu ona nasıl yardımcı olabileceğiniz konusunda size rehber olabilir. Sonrasında ise konuyla ilgili kendi düşüncelerinizi sakince ve onu yargılamadan paylaşınız.

8-12 Ay Bebek Aktiviteleri

8 aylık bebek aktiviteleri

  • Dik bir şekilde oturur ve etrafı seyreder.
  • Emekleme pozisyonundayken destek alarak ayağa kalkar ve bir müddet kendi ağırlığı üzerinde durabilir.
  • Destek alarak ayakta kalabilir.
  • Oturur pozisyonda iken kendi ayağa kalkabilir.
  • Bazı kelimeleri söylemeye çalışabilir.bebek aktiviteleri, bebekler ile yapılabilecek aktiviteler

9 aylık bebek aktiviteleri

  • Bu ay da bebeğiniz artık destek almadan emekler. Kendi başına oturup kalkar ve ayakta durmaya çalışır.
  • Tutma beceresini iyice kavrar ve bardaktan su içebilir.
  • Top oyununda kendisine atılan topu tekrar size atabilir.
  • Etrafından duyduğu sesleri taklit etmeye çalışır.
  • 10 aylık bebek aktiviteleri
  • Elinden oyuncağı alındığında ağlayarak tepki verir.
  • Ayakta kalma süresi uzar.
  • Eşyalardan destek alarak yürüyemeye çalışır.
  • Dengede durma becerisi daha fazla gelişir.
  • Alkış yapabilir el sallayabilir.
  • Oyuncakları ile daha rahat oynamaya başlar.

11 aylık bebek aktiviteleri

  • Yürüme becerisi artık iyice gelişmiştir. Arada düştüğü zamanlarda olsa tekrar ayağa kalkarak yürümeye çalışır. Bir iki adım da olsa sürekli yürümeye çalışır.
  • Yemek yerken kaşığı ağzına götürebilir.
  • Bardaktan su içebilir.
  • Anne, baba, dede, ve mama gibi kavramları anlamaya başlar.
  • Karnı acıktığında bunu kolaylıkla belirtebilir.
  • Oyuncaklara ve sevdiği kişilere karşı daha duyarlı olur.
  • Kendi kendine oynayabilir.
  • Hayır komutunu ve yapmaması gereken şeyleri anlar.

12 aylık bebek aktiviteleri

  • Bir yaşının tamamlama aşamasında olan bebeklerin duyguları ve temel dürtüleri hızlı bir şekilde gelişir.
  • Daha kontrollü ve bilinçli bir şekilde motor becerileri gelişir.
  • Bazı komutları anlar ve yerine getirmeye başlar.
  • Hiçbir destek olmadan yürümeye başlar.
  • Kanepelerin üzerine çıkıp inebilir.
  • Çatal kaşıkları rahatça kullanabilir.
  • Bu ayda bebeklerde ilk konuşma belirtileri de görülebilir. Anne ve baba gibi kelimelerin yanına bir kelime daha ekleyebilir.

0-1 yaş bebeklerin aktiviteleri ve motor becerileri her bebeğe göre değişkenlik gösterir. Bazı bebeklerin aktivite becerileri erken aylarda görülürken bazı bebeklerde ise ileriki aylarda görülebilir. Bu çok normal bir durumdur. Unutulmamalıdır ki her bebek farklıdır. Zamanla her bebek yapması gereken bütün aktivitelerini ve motor becerilerini mutlaka yapacaktır. Ayrıca bebekle doğduğu andan itibaren ilgilenilirse yürüme, konuşma, algılama, dikkatini verme gibi becerilerini daha erken tamamlayabilir.

Çocuklar Yeteri Kadar Uyku Uyumalı

Normal çocuklar doğumdan sonraki haftalarda meme saatleri dışında devamlı uyur ve uyanan çocuklar ise yerinden kımıldayarak hareket edebilirler. Çocuk çoğunlukla uykuya doyduğu, acıktığı, altı kirlendiği ve canı acıdığında ağlar ve uyanır. Bu uyanmalar bazen böcek veya sinek ısırmaları, yüz kısmına fazla ışık geldiğinde, yüksek sesli bir ortamın olması durumunda, kundak ve giyimlerinin sıkması durumunda da uyanabilirler.çocuk uyku düzeni, çocuklar ne kadar uyumalı, çocuklar ne kadar uyumalı

Sağlıklı bir çocuk, Kolları dirsekten kıvrık ve bacakları dizden hafif bükük olarak sırt üstü yatar durumda uyur ve daha rahat etmesi için baş şeklinin bozulmaması, çocuğu biraz sağa veya sola çevirerek yatırmak daha rahat bir uyku uyumasına fayda sağlar.

Çocukların uyudukları uyku zamanı büyüdükçe azalır, ilk günlerde devamlı uyuyan çocuk üçüncü aya doğru 18 saat, bir yaşından sonra 13 saat uyuyabilmektedirler. Büyüdükçe azalan uyku saati yetişkinlerde günün 1/3 ü olan 8 saate düşer.

Çocuklar çoğunluğu gece olmak üzere bir kısmını da gündüzleri uyku uyurlar. Bir yaşına kadar, öğleden önce ve sonra olmak üzere günde iki defa 2 şer saat, bir yaşından sonra da 1-2 saat her gün öğleden sonra uyumalıdır. Bazı çocuklar oyunu çok sevdikleri için gündüz uykusuna yatmak istemeyebilirler. Ev içinde veya dışarıya çıkıp oyun oynayabilirler. Sık sık bu tarz hareketlerde bulunan çocuklara gündüz uykusunun kendi sağlığı açısından büyük önem taşıdığı anlatılırsa çocuk sizin sözünüzü dinler ve gündüzleri uyurlar.

Uyumayan, zamanından önce uyanan çocukların uyumama ve uyanma sebeplerini araştırmalı, bu sebepleri bulup ortadan kaldırarak uyumaları sağlanmalıdır. Uyumamakta direnen, huysuzluk gösteren, rahatsızlığı sezilen çocukları doktora gösterilmelidir.

Birçok anneler çocuğu, kendi yatağında, kucakta veya dizleri üzerinde sallayıp ninni söyleyerek uyuturlar. Çocuğu uyuduktan sonra kendi yatağına yatırmalı, anne yanında, kucakta veya dizler üzerinde yatırarak ninni ile uyutmaya alıştırmamalıdır. Bunlara alışan çocuk kendi yatağında yatmak istemez ve anne ve babasının yanından ayrılmak istemezler ve her zaman yanında olmalarını isterler. Çocuk belli saatlerde uyuyup dinlenmelidir. Zamanında yatıp uykusunu alan çocuklar sıhhatli, iştahlı ve neşeli olurlar.

Çocuklarda Güvenli Bağlanmayı Biliyoruz, Peki Güvenli Ayrılma Nedir?

Güvenli bağlanma kavramı hayatımıza giren yeni kavramlardan biri haline geldi. Bu kavramı sıklıkla kullanırız. Peki güvenli bağlanma nedir?

Güvenli bağlanma, anne ve çocuk arasında, özellikle 0-2 yaş döneminde bağlanmadır. Çocuk doğmasına rağmen, kendisini annesinin bir uzantısı olarak görmeye devam ediyor ve her zaman onunla istiyor. Annesi onun yanındayken, çocuk mutlu ve huzurludur ve annesi uzaklaştığında veya ayrıldığında kendini tehdit altında hisseder.çocuklarda güvenli ayrılma, çocuklar ayrılma olayıGüvenli bağlanma süreci esas olarak anne ve çocuk arasında görünse de, baba da bu süreçtedir ve öyle olmalıdır.

Güvenli bağlanma kadar önemli olan bir diğer kavram da “Güvenli Ayrılma” kavramıdır.

Güvenli ayırma kavramı, çocuğun hayatına ilk aylarda girmeye başlar. Bunun ilk aşaması anneyi başlatma sürecidir. Daha sonra, kreşe başlayan çocuk, çocuğun yatağı ayrılır ve aileye gelen ikinci bir çocuk gibi olaylar bu sürecin devamını oluşturur.

Güvenli ayırma işlemi sırasında annenin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Örneğin:

Anne evde bile bir odadan diğerine giderken çocuğunu bilgilendirmelidir. Ancak, bu bilgi çocuğun kaygısını artıran düzeyde değil, sadece bilgi verme düzeyinde olmalıdır. Örneğin, “mutfağa gidiyorum, burada kalmıyorsun, korkma, hemen geleceğim, bir şey olursa hemen geleceğim” demek yerine, “ben mutfağa gidiyorum çok yakında “yeterlidir.

Anneye başlama süreci de önemli bir aşamadır. Anne sabah onu görmeden gizlice kaçmamalıdır, böylece çocuk üzgün hissetmez. Bu tutum çocuğun güvenini daha fazla sarsar ve endişesini arttırır. Bunun yerine, sabah ayrıldığında çocuğa nereye gittiğine dair kısa bir genel bakış sunmalıdır. Bunu yaparken, “İşe gitmem gerekiyor, çok üzgünüm, işim bittiğinde geri döneceğim, ağlama, korkma” ifadesi yerine, işe gideceğim, akşam geri gelecek, anneannem ben yokken sana bakacak. “

Çünkü çocuk için önemli olan anne olmadığında onunla kimin olacağı ve temel ihtiyaçlarını kimin karşılayacağıdır. Annenin “Korkma, ağlama” gibi söylemi, çocuğu rahatlatmaz, aksine çevrede bir tehdit olduğu ve güvenli olmadığı anlamına gelir.

Çocuk ve kreş arasındaki bir başka ayrım da, anne ile ayrılma aşamasıdır. Anaokuluna başlamak çocuğun yaşamında önemli bir dönüm noktası olmakla birlikte, annenin bazı tutumları ve söylemleri bu aşamayı çocuk için daha zor hale getirebilir. “Kreşten hoşlanıyor musunuz, öğretmeninizi seviyor musunuz, hoşunuza gitmiyorsa sizi alalım, ya da anneniz size tekrar bakarsa” gibi ifadeler çocukta “Burası güvenli değil” algısı yaratabilir benim için yeterli”.

Bu algı nedeniyle çocuğun uyum süreci olması gerekenden daha uzun sürer ve çocukta olumsuz bir okul algısı gelişebilir.

Anne ile çocuk arasında güvenli bir ayrım sürecinin gerçekleşmesi için önce anne bu ayrılmaya hazır ve istekli olmalıdır. Anne çocuğunun yatağını ayırmaya hazır değilse, anne çocuğunu göğsünden kesmeye hazır değilse, çocuk ne kadar hazır olursa olsun, annenin endişeli tutumu bu süreci etkileyecektir.

Emziren Anne Nasıl Beslenmeli?

Gebelikte olduğu gibi emzirme döneminde de yeterli ve dengeli beslenmek hem bebeğin hem de annenin sağlığı için çok önemlidir. Bu dönemde vücudun süt salgılamak için ek enerjiye ihtiyacı vardır. Bu nedenle tüm besin gruplarından gerekli miktarlarda almaya özen gösterilmesi gerekmektedir.emziren anne beslenmesi, emzikli anne nasıl beslenir, bebekli annenin beslenmesiAnnenin yeterli beslenmesi anne sütünün kalitesini etkilemektedir. Anne sütü, bebeğin ilk besin kaynağıriıı. Bu dönemde “Emziriyorum, sütüm artsın” diye düşünerek bol şekerli komposto, helva, şerbetli tatlı, mısır gibi besinlerin fazla tüketilmesi doğru değildıı. Önemli olan kaliteli protein kaynaklarının tüketilmesi, yeterli vitamin ve minerallerin alınmasıdır. Gereğinden fazla besin tüketimi, gebelikle birlikte aldığınız kiloların daha da artmasına neden olabilir.

Anne sütünün bebeğin büyüme ve gelişmesindeki etkisi;

  • Bebeğin tüm gereksinimlerini karşılar
  • Çene ve diş gelişiminde rol oynar
  • Allerjiye karşı koruyucudur
  • Bebeği pişikten korur
  • Bebeğin daha az ağlamasını sağlar
  • Çocukluk ve yetişkinlik çağında görülen bazı kain ı hastalıkların oluşma riskini azaltır
  • Bebeğin ruhsal ve bedensel gelişimine yardımcıdır
  • Anne ile bebek arasında duygusal bağı güçlendim
  • Zeka gelişimi için önemlidir.

Emzirme döneminde kilo vermek için yapılan yanlış diyetler yüzünden süt salınımı ve sütün besin değen azalabilir, bebek gelişimi olumsuz etkilenebilir.

Emzirmenin anneye faydalan şunlardır;

  • Hazırlama sorunu gerektirmez
  • Annenin sağlığını korur
  • Meme kanseri ve çeşitli diğer kanser türlerinin

oluşumuna karşı koruyucudur

  • Kanamaları ve anne ölümlerini önler
  • Annenin kilo vermesine yardımcı olur

Emziren annelerin bilmesi gerekenler;

  • Bebek ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir.
  • Bebeğin bütün besin öğesi ihtiyaçlarını anne sütü tek başına karşılar.
  • Bebekte istenilen büyüme ve gelişmeyi sağlar,
  • Emzirme2 yaşına kadar sürdürülmelidir.

Ek besinlere erken başlandığında;

  • Bebek emzirilirken anne gebelik öncesine göre daha fazla sıvı almalıdır.
  • Kalsiyum yönünden zengin olan besinlerin tüketimi artırılmalıdır.
  • Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün istenilen miktarda olmalıdır.
  • Hazır besin tüketimi azaltılmalıdır.
  • D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansımasıyla sağlanır. Bu nedenle emzirme dönemindeki anne güneşten yeterince faydalanmalıdır.
  • Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır.
  • Yemeklerden hemen sonra çay tüketilmemesine

dikkat edilmelidir. Çayın açık ve limonlu içilmesinde fayda vardır.

  • Hazır meyve sulan, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve sulan ve ayran tercih edilmelidir.
  • Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
  • Bağışıklık sistemi olumsuz etkilenir
  • İshalve çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilir
  • Şişmanlığa davetiye çıkarılır
  • Anne sütünün giderek azalmasına neden olunabilir

Anneler bebeklerini emzirdikleri sürece zayıflamak amacıyla kendi başlarına çok düşük kalorili diyetler uygulamamalıdır. Diyetisyen kontrolünde en uygun beslenme programı hazırlanarak hem süt miktarını ve kalitesini artırmak, hem de fazla kilolardan kurtulmak mümkündür.

Emzirme döneminde yeterli ve dengeli beslenme: Anne ve bebeğin sağlığı ve emzirmenin verimi açısından büyük önem taşır. Bu nedenle anneler beslenme düzenlerine gereken özeni göstermelidir.

Hamilelikte Spor Yapmanın Faydası

Anne adayı hamilelik döneminde uzman doktor izni ile uzman spor eğitmeni eşliğinde spor yapabilir.

Aylara göre hamilelerin dikkatli ber şekilde spor ve egzersiz hareketleri yapmaları önerilir.

Anne adayı hamileliğin ilk Üç aylık döneminde hafif tempolu olarak yürüyüş ve omurga güçlenmesi için sırt egzersizleri yapabilir. Ayrıca bu dönemde yine yoga, pilates tarzı egzersiz seçenekleri ile spor yapmaya devam edebilir.hamilelikte spor yapımı, hamilelikte nasıl spor yapılır

Hamile yogası ve hamile pilatesi için üstte yer linklere tıklayarak detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Daha sonraki 3 ve 6 aylık hamilelik dönemlerinde pilates, grup egzersizleri, yoga sırt üstü yatış pozisyonunda egzersizler yapılabilir. Bu dönemlerde yüzüstü bebeğe baskı oluşturacak hareket ve egzersizlerden kaçınmak gerekmektedir. Çünkü bu tarz hareketler bebeğe oksijen gitmesine engel olabilmektedir. Yan ve oturma pozisyonunda hareketler egzersizler bebeğiniz için en iyi egzersiz çeşitleri olacaktır.

Sonraki gelecek olan 6 ve 9 aylık dönemlerde bebek oluşmaya başladığı ve son evreler olduğu için sadece oturuş pozisyonundaki egzersizler tercih edilmelidir. Yine bu dönemlerde yürüyüş tarzı egzersiz seçenekleri ile pilates seanslarına katılım doğum için rahat bir süreç hazırlayacaktır.

Anne adayları için yürüyüş ne kadar öneriliyorsa yüzmede bir o kadar önerilen bir spor dalıdır. Anne adayı yüzme esnasında suyun kaldırma kuvvetinden yararlanır ve bu durumda vücut kasları ve eklemler masaj etkisi görerek vücut dinlenir. Hamilelikte yüzme sayesinde omuz ve bel kasları çalışırak hamilelikte yaşanan ağrıları azaltır.

Yüzme tercihinizi havuzdan yanada kullanabilirsiniz. Ancak gireceğiniz havuzun temiz, hijyenik ve aşırı klorlu olmamasına özen göstermelisiniz. Tabiki yüzme seçeneğini deniz ile değerlendirebilirseniz daha iyi olacaktır.

Bisiklete binmek kalbin çalışması için en sağlıklı spor dallarından birisidir. Hamileliğin son aylarında karnın büyümesinden dolayı bisiklete binmek oldukça zorlaşacaktır. Bu nedenle son aylarda gebeliğin ilerleyen aylarında bisiklete binmeniz önerilmemektedir. Hamilelik döneminin ilk aylarında kaza ve yaralanma düşme gibi tehlikelere maruz kalmamak için boş ve temiz oksijeni bol ortamlarda bisiklete hafif tempolu kendinizi aşırı yormamak koşuluyla binebilirsiniz. Her ne kadar sağlıklı bir spor dalı olsada hamilelik döneminde bisiklete binmek düşme gibi vakalar nedeniyle risklidir, bu yüzden çok dikkatli olmanızda çok gerekli değilse binmemenizde size bir şey kaybettirmeyecektir. Ayrıcı bineceğiniz parkurun düz olmasına, engebeli olmamasına dikkat etmeniz gerekmektedir.