Kategori arşivi: Annelere Özel

Çocuklara Yüzme Öğretin

Çocuklarınıza yüzme öğretin. Bir çocuk 3 yaşından sonra yüzme öğrenmeye hazır olur. Çocuklara yüzme öğretmek aslında çok gerekli bir şeydir. Hem boyları uzar, hemde iyi bir spordur. Ayrıca tek spor bakımından önemli değildir. Mesela bir gölde, deniz ve buna benzer yerlerde boğulma riski ortadan kalkar. Bu yüzden çocuğunuzun geleceğinize iyi bir yatırımdır.çocuklara yüzme öğretme, çocuklara nasıl yüzme öğretilirPeki çocuğuma yüzmeyi nasıl öğretirim? Kendiniz öğretmek istiyorsanız, önce kendiniz yüzme bilmek zorundasınız tabiki. Eğer iyi bir yüzücü iseniz, çocuğunuzu rahatlıkla alıştırabilirsiniz. Ancak ne olursa olsun, uzman değilseniz bir uzman eğitimi iyi olur. Çünkü herdalda, dahada önemlisi dünyada her şeyde uzman eğitimi en iyi eğitimdir.

Kursa yollasam öğrenebilir mi? Kursların amacı zaten budur. Çocuklara yüzmeyi öğretmekdir. Bu yüzden tabii ki kurslara vermenizi öneririz. Kurslarda eğitim alan çocuklar kısa zamanda iyi bir yüzücü olabilir. Yüzmeyi bir hobi haline getiren çocuklarda, sağlıklı bir nesil olur. Spor hayatın temel taşlarından birisidir ve yüzme sporu en önemli sporlardan birisidir. Bu yüzden çocuğunuzun sağlığı ve geleceği için yüzme sporuna önem verin.

Bende yüzme bilmiyorum, öğrensem iyi mi olur? Tabii kide evet. Bilmemek ayıp değil, hatta öğrenmemek te ayıp değil. Yeter ki öğrenmeye çalışın. Azmedin ve kesin başarırsınız. Buna inanın ve bundan emin olun. Yüzmek zor bir şey değildir. Bende yüzmeyi kendi kendime öğrendim.

Hamilelikte Spor Yapmanın Faydaları

Kadınların kilo alarak hantallaşabildiği hamilelik dönemini çevik ve hareketli geçirmek oldukça önemlidir. Geçmişte fazla eğilme, hareket etme, yürüyüş gibi aktivitelerin bebeklere zarar verdiği düşünüldüğünden hamile anne adaylarına hareketsizlik tavsiye edilmiştir. Fakat son yıllarda yapılan incelemeler sonucunda anlaşıldığına göre hamilelik döneminde bol hareket etmek hem doğumu kolaylaştıran hem de hamilelik döneminin iyi geçmesini sağlayan bir aktivitedir. Genellikle hamilelikte spor yapılmasını öneren doktorların çoğunlukta olması sebebiyle kişilerin yeni trendi hamilelik döneminde spor yapmak olmuştur. Genellikle yürüyüş, yoga, pilates gibi esneme ve kas esnetme artı kas geliştirmeye dayalı olan sporlar tercih edildiğinde anne adayları oldukça faydalı geri dönüşler almaktadır.hamilelikte spor yapmak, hamileyken nasıl spor yapılır, hamileyken spor yapmanın faydaları nedirHamilelikte Yoga

Hamilelik döneminde en çok tercih edilen spor dallarından biri yogadır ve bunun belirli sebepleri vardır. Yoga hem ruhsal hem de bedensel gelişimi amaçlayan bir spor olduğundan ve ruhsal rahatlama hamilelik döneminde oldukça önemli olduğundan anne adayları tarafından sıklıkla yapılmaktadır. Hem hamilelikte yoga kursları hem yoga videoları gibi kaynaklar bulunan bu konuda doktorun önerdiği hareketleri yapmak da yeterli olmaktadır. Hem kas ve kemik ağrılarının geçmesini sağlayan hem de kas gelişimine yardımcı olan yoga sayesinde rahim ve bacak kasları da geliştiğinden doğum daha kolay hale gelmektedir. Normal doğum olmayacaksa da sezaryen doğumlarındaki kesiklerin çabuk iyileşmesi açısından kas gelişimi önemli olduğundan yoga sezaryenli annelerin daha kolay iyileşmeleri açısından önerilmektedir.

Hamilelikte Kas Gelişimi

Kadın vücudunun en hassas dönemi olduğundan ekstra özen gösterilmesi gereken hamilelik döneminde yapılacak olan her adım oldukça önemlidir. Özellikle anlatıldığı gibi spor yapan annelerde hamilelikte kas gelişimi sağlandığından ve bu gelişim doğum sırasında ve doğum sonrasında iyileşme sırasında etkili olduğundan oldukça önemlidir. Hamilelik döneminde özellikle karın ve pelvik kasların geliştirilmesi daha kolay ve kontrollü bir doğum sağlamaktadır. Bu sayede doğum kesiği gibi istenmeyen durumlar da azalmaktadır. Buna ek olarak yine bu bölgelerdeki gelişim sayesinde sezaryenle doğum yapan annelerin dikişlerinin ve yaralarının iyileşme süresi oldukça kısalmaktadır. Bu kısalma sayesinde bebeğiyle birebir ilgilenebilecek olan anne için ilk haftalar normale nazaran daha kolay geçmektedir.

 

Çalışan Annelere Oyun Önerileri Nelerdir?

Çalışan anneler gün boyu iş yerlerinde yeterince yorulmakta ve özellikle enerjilerini akşama saklayamazlar. Bu durumda annenin çocuğa olan ilgisi azalmış gibi görünür. Bunun sebebi ise özellikle küçük yaşlardaki çocuklar annelerinin yorgun olduklarını idrak edemezler ve eve girdikleri andan itibaren kendileri ile oyun oynamalarını beklemektedirler. Çocukların enerjilerine yetişebilmek normal şartlarda bile çok zorken, hele de çalıştıktan sonra yorgun eve gelip enerjilerine yetişmek çok daha zor olur. Bu durumda yatarak oyunlar geliştirmek çok önemlilerdir. İşte işten eve yorgun geldikten sonra yatarak çocuğunuz ile oynayabileceğiniz oyunlara örneklere yazımızdan ulaşabilirsiniz.çalışan anneler için oyunlar, çalışan annelere çocukları için oyun tavsiyesi, çocuklar için oyunlar

Kamp çadırı oyunu

Evde kendi imkanlarınızla çadır yapabilir ve ya hazır çadır satın alınabilir. Çadırın içine taban kısmına yastıklardan yatak hazırlayınız. Çocuklar çadırda sizinle yatmaktan bile büyük zevk almaktadır. Bu sayede hem çocuk mutlu olurken, hem de siz yorulmazsınız.

Doktorculuk oyunu

Küçüklüğümüzden beri oynadığımız doktorculuk oyunu hala etkisini gösterir. Çocuğunuza doktor olmasını ve sizin de hasta olacağınızı söyleyiniz. Siz yatın ve o yattığınız yerden size bakmasını sağlayın. Böylece gerek siz dinlenmiş olursunuz, gerekse de çocuğunuz hayal gücünü geliştirerek oyun oynayacaktır.

Saklambaç oyunu

Saklambaç oyununda ise ebe siz olduğunuzda siz bir kenarda gözü kapalı dinlenirken çocuğunuz kendine saklanacak yer bulmaktasınız. Bu sırada siz rahatlıkla dinlenmiş olursunuz. Sıkılıp ebe olmak istediğinde ise, kendinize saklanacak çok rahat bir yer bulunuz. O sizi bulana kadar rahatça dinlenmeniz mümkün olur.

Sinema oyunu

Çocuğunuzun seveceği bir film ve ya çizgi film bulun ve açınız. Sinemacılık oynadığını söyleyiniz. Hatta yanında bir de mısır patlatınız. Ortamı loş ışıklı bir hale getirmelisiniz. O eğlenerek film izlerken siz çaktırmadan uyuma imkanına da sahip olursunuz.

Çalışan annelerin gerek işlerine konsantre olmaları gerekse de çocuklarına güzel bakmaları gerçekten takdir edilmesi gereken önemli bir durumdur. Yorgunluklarını yukarda saydığımız bu oyunlar ile bastırarak çocuklarını mutlu edebilirsiniz. Böyle olduğu zaman çocukta annesinin onunla ilgilendiğine inanır ve güven sağlarlar. Bu durum çocukları oldukça mutlu edecektir.

Hamileliğin İlk Dönemlerinde Sırt Ağrısı

Hamilelikte sırt ağrısı hamile kadınların yaklaşık %80’inde görülen bir rahatsızlıklardandır. Aşağı bel kısımlarındaki ağrılar henüz hamileliğin kendini çok belli etmeden önceki dönemlerde hamilelik belirtilerindendir. Hamileliğin ilk dönemlerinde pek çok kadın yaşadığı sırt ağrısı nedeniyle endişe duyar ve paniğe kapılıyor. Bu tedirgin olmanızı gerektirmeyen son derece normal bir hamilelik belirtisidir. Bu dönemlerde sırt ağrısı yaşanmasının birçok nedeni bulunuyor.

Hamileliğin İlk Dönemlerindeki Sırt Ağrısının Nedenleri Nelerdir?

Geren Hareketler: Hamileliğin ilk zamanlarında yaşanan sırt ağrısının en yaygın nedenlerinden biri de karın bölgesindeki liflerin fazla gerilmiş olmasıdır. Bu olay vücudun zamanla vuku bulacak büyüme ve gelişmeler için kendini hazırladığı bir süreçte meydana geliyor.hamilelikte sırt ağrısı, hamilelikte sırt ağrısı sebepleri, hamilelerde görülen sırt ağrılarıAğırlık Merkezi: Büyüyen uterusla beraber vücudun ağırlık merkezi normal yerinden daha öne doğru ilerlemeye başlamaktadır. Bu durum sizin duruşunuzda, zamanla hamilelik sürecinde meydana gelen sırt ağrılarınızı tetikleyecek bir değişikliğe neden oluyor.

Fazla Kilolar: Büyümekte olan fetüs, spinal korda fazladan basınç ile ağırlık yapmaya başlıyor. Az sayıda hamile bayan ise bu süreçte de kilo almaya meyilli olurlar. Sırt bölgesinin görevi hem büyüyen bebeğin hem de annenin zamanla artan ağırlığını desteklemektir ve hamilelik dönemindeki sırt ağrıları bu artan ağırlık sebebiyle ortaya çıkıyor.

İdrar Yolu Enfeksiyonları: Hamilelik döneminde kadınlar idrar yolu enfeksiyonu kapmaya daha meyillidirler. Bu idrar yolu enfeksiyonları erken hamilelik döneminde sırt ağrılarına neden olmaktadır.

Hormonlar: Hormonlar anne adaylarının vücudunda birtakım zayıflıklara ve ya tahribata neden olmaktadır. Progesteron gibi hormonlar pelvik bölgedeki lifleri zayıflatarak, eklemler gevşekleşir ve güçsüzleşiyor. Bu değişiklikler uterusta büyümekte olan bebeğin vücuda uyumunun sağlanması için gerçekleşir. Liflerin gevşemesi ile eklemlerin zayıflanıp güçsüzleşmesi hamileliğin ilk dönemlerinde sırt ağrısına sebep olmaktadır.

Duruş: Kadınlar hamilelik dönemlerinde şişen karınlarının ağırlığı yüzünden ileri ve ya geri meyilli olurlar. Bu durum kadınlarda kötü bir duruşa yol açar ve bu kötü duruş hamilelik döneminde sırt ağrılarının artmasına neden oluyor.

Stres: Yaşanan zihinsel ve fiziksel stres vücudun zayıf pelvik bölgesini etki yapar. Bu stres erken hamilelik döneminde aşağı sırt ve bel kısmınızda ağrıya neden olmaktadır.

Hamilelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler

Annelik dünya üzerinde sadece kadınlara verilmiş olan bir Allahın Fakat bu taçlandırmanın bir dönemi ve evresi vardır. Bu evre çocuğunu kucağına almadan önce tam dokuz ay on gün karnında taşıyarak evladını hissetme ve taşıma evresidir. Bu evrenin adı her ne kadar hamilelik diye geçse de her bayan için bu evrenin başka bir tanımı vardır.  Bayanlar tarafında bilinir ki hamilelik döneminde dikkat edilmesi gereken birçok durum söz konusudur. Öncelikle bu dönem geçici bile olsa yaşadığınız süre içerisinde birçok sorun ile karşılaşabilirsiniz. Özellikle kış ayıda hamile olanların sıkça karşılaştıkları salgın hastalıkların başında gelen grip sorunu hamileleri çok zor durumlarda bırakmaktadır. Hassas bir süreçte olmanızdan ötürü her ilacı kullanamıyor olmak ve yardımcı unsur olan bitki çaylarını içememek hastalığın daha da azmasına sebebiyet vermektedir. hamilelik dönemi, hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler, hamilelik döneminde önemli bilgiler

Bu dönem uzun bir dönem olduğu için sadece gripten değil birçok hastalıktan korunmanız ve kendinizle beraber kanınızdaki mucizeyi de korumalısınız. Hamilelik dönemi hormonların hızlı çalışması ile çok fazla karışık ruh hallerini aynı anda yaşamanız mümkün. Bunu için sakın endişe etmeyin bu çok normal bir durumdur. Hamilelik sırasında bu tarz durumlar da çevrenizdeki insanların desteği çok önemlidir. Onların destekleri ve yardımları ile rahat bir hamilelik geçirmeyi hedeflemelisiniz. Bu süreçte hareketlerinizi daha kontrollü yapmalı ve kesinlikle sporu hayat biçimi haline getirmelisiniz. Bu dönemde alacağınız kiloları çok kafanıza takmayın çünkü doğum sonrası yapacağınız diyet ve dengeli beslenme ile hemen kilo vereceksiniz. Fakat unutmayın ki sağlıksız ve kalorisi yüksek hiçbir besin değeri olmayan gıdalardan kaçınmanızda fayda vardır. Bu gıdalar boşuna kilo almanıza sebebiyet verir. Bu dönemde dengeli beslenme kuralına uymalı ve hamileliğin arkasına saklanıp boşuna yemek yeme alışkanlığı edinmemeye dikkat edin. Görüneceğiniz uzman doktorun tavsiyelerini harfi harfine uyarsanız hem sağlıklı bir hamilelik geçirir hem de sağlıklı bir doğum geçekleştirerek bebeğinizi kucağınıza alırsınız.  Hamilelik döneminde doğum vidosu veya bu konuda size bilgi vermeye çalışırken sizi doğumdan korkutacak konulardan uzak durun ve bu konuşmaları yapanları kesin bir dile uyarmaktan kaçınmayın. Unutmayın doğum çok korkunç bir şey değildir. Eğer öyle bir şey olsaydı annelerimiz bizleri dünya ya getirmezlerdi.

Yeni Doğan Bebeğin Duyu Gelişimi

Bir yeni doğan, hayata adım attığı ilk andan itibaren son derece duyarlı, çevresini fark etme yeteneğine sahip olan küçük ve sevimli bir varlıktır. İlk üç ay içinde bebeğin duyuları inanılmaz bir hızla gelişir. En hızlı gelişim aşamalarından biri olan ilk üç ay gerek fiziksel görüntü anlamında gerekse duyular, beyin, iletişim gibi birçok becerinin ve yeteneğin de süratle geliştiği bir dönemdir. İlk üç ayda yeni doğan bebeğin duyu gelişimi hakkında bilgi sahibi olan bir annenin bebeğini uyarmak, ona uygun eğlendirici oyunlar ve geliştirici aktiviteler seçmesi hususunda anneye büyük oranda yarar sağlayacaktır.yeni doğan bebek, bebeklerde duyu gelişimi, yeni doğan bebeklerde duyu gelişimi

Hayata yeni gözlerini açmış bir yeni doğan daha ilk anlardan itibaren çevresindeki farklı kokuları, sesleri, görüntü ve kumaşları algılayabilme becerisine sahiptir. Bu beceriler çok kısa süre içinde çok daha gelişmiş bir hal alacaktır. Bu gelişimi destekleme görevi bebeğin en çok vakit geçirdiği ve kendini onunla bir hissettiği anneye verilmiştir. Eğer anne bebeğini bu aşamada desteklerse bebek çok daha hızlı ve etkili bir şekilde bu becerilerini geliştirecektir.

Yeni Doğanın Duyu Gelişimi Nasıl Desteklenir?

Annenin ilk günlerde bunu başarmasının çok basit bir yolu vardır, o da bebeğini doyana kadar emzirmektir. Buradaki doymaktan maksat yalnızca bebeğin açlık hissini gidermesi değildir. Bebeğin annesiyle arasındaki en önemli bağ olan emzirme bebeğin psikolojik olarak da doymasını sağlamaktadır. O nedenle, ilk zamanlar çoğu yeni doğan karnı tok olsa da emmek ister. Bu psikolojik olarak emmeye ne kadar ihtiyaç duyduğunun kanıtıdır. Bebek emerken eline eldivenlerinin takılmaması, bebeğin gerek annenin göğsüne, gerekse üzerindeki kıyafete dokunarak dokunma duyusunun gelişimine katkı sağlayacaktır. Ayrıca, annenin bebeği emerken onunla konuşması, ona ninniler söylemesi, bebeği hem rahatlatacak hem de işitme duyusunun gelişimini destekleyecektir. Bununla birlikte, diğer aile üyelerinin de katılımıyla bebeğin duyu gelişimini destekleyici birçok aktivite yapılabilir. Yeni doğan bebeğin birbirinden farklı nesneleri tutmasının sağlanması, onunla sürekli konuşulması, renkli ve parlak oyuncak veya objelerin ona yaklaştırılarak sallanması bebeğin duyu gelişimini destekleme konusunda babanın ya da diğer aile bireylerinin yapabileceklerine örnek olarak verilebilir.

Bebeklerde Emme Refleksi

Bebeklerin doğduğu günden itibaren en güçlü refleksleri emme refleksidir. Bu refleks onların karınlarını doyurarak aç kalmamalarını ve yaşama tutunmalarını sağlar. Bir kere annenin memesine alışan ve onun verdiği birçok olumlu etkeni tadan bir bebeğin sürekli annesini emmek istemesi kaçınılmaz olacaktır. Bebeğin emme aşamasında birçok açıdan doyması sağlanmıştır. Emdiği esnada bir yandan son derece tatlı ve doyurucu olan sütle karnı doyarken aynı zamanda annesinin kokusunu ve sıcaklığını hissederek psikolojik olarak da rahatlar. Buna ek olarak, son derece güçlü olan emme isteği de giderilmiş olur. Buna rağmen, uzmanlar tarafından da tespit edilmiş olduğu üzere bazı bebeklerde emme refleksi ve isteği son derece yoğundur. Çoğunlukla erkek bebeklerde gözlemlenen bu durum kız bebeklerde de hatırı sayılır derecede çok gözlemlenir. Emme isteği çok yoğun olan bu bebekler sürekli annelerini emmek isterler, bu durum ise anne için çok yorucu bir süreç olur. Ayrıca, bebek sürekli emdiği için annenin süt biriktirmeye fırsatı olamaz ve bu nedenle doyamayan bebek daha çok emmek ister.bebeklerde emme, emme refleksi, bebeklerde emme  refleksi

Emzik Kullanımı

Bu kısır döngüye girmiş olan annelerin kurtarıcısı olan emzik kullanımı bu nedenle büyük önem taşır. Özellikle bu tip bebeklerde daha çok tercih edilen emzikler hem bebeğin hem de annenin rahat bir nefes almasını sağlar. Emzik kullanımı konusunda olumsuz görüşler çok olsa da önemli olan bebeğin psikolojik açıdan doyuma ulaşarak büyümesi olduğundan ve uzun yıllardır kullanılan emzik ise bunu sağladığından emzik kullanımı hakkında olumlu görüşlere de sıkça rastlanmaktadır. Her bebeğe verilmesi savunulmamakla birlikte, çok fazla emme isteği olan ve buna ihtiyaç duyan bebeklerin gerek uykuya geçerken gerekse karnı tokken emmek istediğinde emzik kullanımının sağlanması bebeği büyük ölçüde rahatlatacaktır. Her bebek benzer gelişim aşamalarından geçse de birbirinden oldukça farklıdır ve annenin bebeğini iyi gözlemleyerek gereksinimlerini tespit etmesi ve ona göre bir çözüm yolu bulması gerekmektedir. Buna ek olarak, emzik kullanılırken temiz olmasına, sürekli olarak temizlenmesine dikkat edilmelidir. Aksi durumlarda, bebeğin ağzında yaralar oluşması veya mikrop kapması gibi durumlarla karşılaşılabilir.