hm66 tarafından yazılmış tüm yazılar

İdrar Kaçırma Rahatsızlığı Tedavisi Ve Ameliyatı

AMELİYAT YÖNTEMİ

 Yapılan idrar kaçırma ameliyatı sırasında hedeflenen asıl faktör sarkmış ve yapısı bozulmuş idrar torbası ve idrar yolunu eski haline dönüştürmek, rahimde sarkma var ise bunu tedavi etmek ve üreme organları kaslarını olması gereken şekle dönüştürmektir. Uygulanan idrar kaçırma ameliyatı ya yalnızca idrar kaçırmayı önlemek amacıyla ya da buluyor ise ek pelvis sıkıntılarını (idrar torbası, kalın bağırsak ve rahim sarkması, gaz kaçırma) da gidermek için yapılır. Yalnız idrar kaçırma sorunu için yapılan ameliyatlar artık lokal anestezi ile yapılmakta ve kişi ameliyatın yapıldığı gün taburcu olmaktadır.idrar kaçırma, idrar kaçırma nedenleri, idrar kaçırma ameliyatıGeçmiş zamanda yapılan ameliyatların başarı oranı düşük olduğu için günümüzde başka ameliyat teknikleri kullanılmaktadır. Özellikle uygulanan doğru tedavi yöntemi ve Doktor gibi iyi hekimlerin müdahaleyi gerçekleştirmeleri sayesinde ameliyatta başarı oranı %90 dolaylarını bulmaktadır. Başarı yüzdesini kötü yönde etkileyen en önemli neden daha eskiden ameliyat yaşamış olmaktır. Maalesef bu yanlış ameliyatlar bugün bile, halen uygulanmaya devam edilmektedir ve insanların bazıları bu ameliyatları olan hasta grupları oluşturmaktadır. Bu nedenden dolayı kişi iyi değerlendirilmelidir. Ve hastaya olabilecek en gerekli ameliyat yapılmalıdır.

 TEDAVİ YÖNTEMİ

 Yapılan idrar kaçırma tedavisi, kaçırmaya neden olan faktörler belirlenerek, ilk önce egzersizler veya ilaç tedavisi uygulanır. Bugün, bu sorunun giderilmesi adına çok etkili ilaçlar bulunmaktadır. İlaç tedavisinin süresi ve miktarı ise kişiden kişiye farklılık gösteren bir durumdur. Ancak stres idrar kaçırma şekli ilaç tedavisine çözüm olmayabilir. Uygulanan idrar kaçırma tedavisi, kişiden alınan gerekli bilgi ve fizik değerlendirmesi göre uygulanır. İdrar sisteminin aksiyonları için bir takım testler problemi net bir şekilde ortaya koymak adına yapılır. Hastalığa sebep olan başka nedenler varsa bunların teşhis edilip gereken tedavinin uygulanması gerekir.

Yüz germe yöntemleri nelerdir?

Son yıllarda estetik operasyonlarına verilen önem oldukça artmış olurken, pek çok farklı yöntem bu konuda gerçekleştirilmektedir. Bu operasyonlar arasında yüz germe ameliyatları en çok tercih edilenlerden olurken, kırışıklıklar ve sarkmalardan kurtulma imkânlarınız bulunmaktadır. Sizlere, profesyonel yüz germe işlemleri, olarak sunulan bu işlemlerde farklı yöntemlerin uygulandığını söylememiz mümkün olurken, bu yöntemler hakkında şunlardan bahsedebiliriz.yüz germe estetiği, yüz germe estetiği yapımı, yüz germe operasyonu

  • Enjekte yöntemi ile yüz gerdirme
  • Yüz mezoterapisi
  • Ultherapy yöntemi ile ameliyatsız yüz gerdirme
  • Thermage yöntemi
  • Vshape yüz gençleştirme
  • ClearLift lazer yöntemi
  • Scarlet S Franksiyonel Radyofrekans
  • İple gerdirme işlemleri

Yukarıda bahsedilen yöntemler ile birlikte yüz gerdirme işlemlerine sahip olabilirsiniz. Bu işlemler hakkında biraz daha detaylı bilgiler vermek gerekirse, şunlardan bahsedebiliriz.

Enjekte yöntemi nedir?

Genel olarak yüz kısmında yer alan çukurlar, kırışıklıklar ve sarkmalar için enjekte yöntemi tercih edilmektedir. Enjekte yöntemi, bazı maddelerin deri altına enjekte edilmesi ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Doktorların tavsiye ettikleri ve kullandıkları dolgu malzemesi olarak, hyalüronik asit belirlenmektedir. Bu dolgu malzemesi pek çok kırışıklık için kullanılabilirler, dudakların ve yüz bölgelerinde dolgunluk kazandırmak için tercih edilebiliyor. Günümüzde ise sıklıkla tercih edilen yüz germe uygulamaları arasında yer almaktadır.

Yüz mezoterapisi

Yine farklı bir yöntem olan ve profesyonel yüz germe uygulamaları kapsamında yer alan yüz mezoterapisi günümüzde tercih edilenler arasında. Yüz derisine uygulanan mikro enjeksiyon teknikleri arasında yer alıyor. Hücre yenilenmesi sağlamak için kullanılabilmektedir. Yine bu etkilerin yanı sıra kan dolaşımını da düzenlemektedir. Sıkça kullanılma durumları arasında ise şunlar yer alıyor.

  • Gözaltı morlukları
  • Cilt lekeleri
  • Deri yaşlanmaları ve kırışıklıklar
  • Çöküntüler ve sarkmalar

Thermage yöntemi

Son zamanlarda oldukça popüler yöntemler arasında yer alan thermage, radyo frekans dalgaları ile birlikte uygulaması gerçekleştirilmektedir. Deri bağ dokusuna etki eden bu yöntem, tek bir seans ile hastaya uygulanabilmektedir. Tek bir seans ile uygulanan bu yöntem yıllarda etkisini sunarken, en çok tercih edilenler arasında yer alabilir.

Kişiye göre özel seçim

Elbette ki bu yöntemler kişiye göre değişiklik göstermektedir. Kişinin cilt özellikleri ve diğer değerleri, bazı testler ve analizler doğrultusunda değerlendirilerek, kişiye uygun bir yöntem tercih edilmesi gerekiyor. Bu da doktorlar ile görüşülmesi gerekenler arasında.

Bel fıtığı tedavisi nasıl yapılır?

Günümüzde 30 yaşını aşkın bireylerin her 6 tanesinden 1 tanesi bel problemleriyle uğraşıyor. En fazla bel şikayeti bel fıtığı nedeniyle geliyor. Peki bel fıtığı olduğumuzu nasıl anlarız, bel fıtığı belirtileri nelerdir ya da bel fıtığı olmamak için nelerden sakınmamız lazım. Sizler için derlediğimiz makeleyi okuyun.

Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir

Bel fıtığında genellikle ani bir zorlanma, ağır kaldırma, uzun bir yolculuk sonrası belinizin dengesiz durması sonrasında oluşur. Fıtık belin alışık olmadığı ters bir hareket sonrasında başlayabilir. İlk başlarda küçük bel ağrıları, daha sonra katlanılamaz ağrılara dönüşür. Bacağa vurduğu için bacak ağrısıyla bu sancı daha da derin bir hal alır.bel fıtığı tedavisi, bel fıtığı belirtileri, bel fıtığı nasıl tedavi ediliyorIkınmaöksürme gibi faliyetlerde şikayetler  artabilir.

Bel fıtığı teşhisini kesin olarak koymak için EMAR çekinmeniz gerekmektedir. K0üçük fıtıklar ilerleyen aşamalarda fıtıktan bir parçanın aşağı düşmesiyle düşmesiyle, idrar tutamama, makat bölgesinde uyuşma gibi şikayetlerle yeni hastalıklara yol açar. Daha da ilerleyen dönemde küçük bir fıtık omurlar arasındaki bağları yırtıp eksüre fıtık denilen, halk arasında patlamış fıtık olayına dönüşür.

Bel Fıtığı Tedavisi Nasıl Yapılır

Patlamış fıtık dediğimiz olay gerçekleştiyse ameliyattan başka bir çözüm kalmadı demektir. Bu nedenle olayı son aşamaya getirmeden hekim yardımı almanız gerekiyor.

Bel Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır

Bel fıtığı ameliyatı olmanız gerekecek kadar durumunuz ilerlediyse, bundan kaçışınız yok ve en erken zamanda bunu kendinize kabullendirmeniz sizin açınızdan en doğru karar olacaktır. Bel Fıtığı Ameliyatı hakkında daha detaylı bilgi alarak, ameliyat öncesi kendinizi rahatlatabilirsiniz.

Soğuk Algınlığı İçin 5 Etkili Evde Tedavi Yöntemi

Soğuk algınlığı, virüslerin neden olduğu burun ve boğazın enfeksiyonudur. Genellikle yılda iki ila dört kez soğuk algınlığına yakalanırız.

Akan burun, öksürük, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, hapşırma, sulanma, sulanmış gözler, hafif baş ağrısı, hafif yorgunluk, vücut ağrıları ve ateş soğuk algınlığı virüsüne maruz kaldıktan sonra bir ila üç gün sonra ortaya çıkan semptomlardır.

Burada soğuk algınlığını önlemek ve tedavi etmek için popüler ilaçlardan daha etkili bazı tavsiyelere ulaşabilirsiniz:soğuk algınlığı, soğuk algınlığı tedavisi, soğuk algınlığı tedavi yöntemleri

Bu ilaçlara ek olarak bazı gıdalar bağışıklık sistemini artırmaya yardımcı olabilir ve öksürük ve burun akıntısı damlalarına ilave ilaçlar önerilebilir. Alternatif tıbbın standart tedavilerin yerine kullanılmaması gerektiğini unutmayın. Soğuk algınlığı için herhangi bir çare arıyorsanız, öncelikle doktorunuza danışın.

1) Çinko Lozanjları

Çinko, vücudumuzda 300’den fazla enzim tarafından gerekli olan önemli bir mineraldir. Et, karaciğer, deniz ürünleri ve yumurta gibi doğal gıdalarda bulunur. Tam günlük önerilen ödenek (RDA), kadınlar için 12 mg ve erkekler için 15 mg’dır, bu miktar tipik bir multivitaminde bulunur.

Çinko pastil genellikle sağlık mağazalarında, çevrimiçi ve soğuk ilaçlar olarak pazarlanan bazı ilaç mağazalarında bulunur. Çinko, özellikle soğuk algınlığı semptomları göründükten sonra 24 saat içinde almaya başladıysa, soğuk semptomların süresini azaltmaya yardımcı olduğunu gösteren bir dizi çalışma bulunmaktadır.

2) D vitamini

Daha yüksek D vitamini seviyesine sahip insanların soğuk algınlığına yakalama riskinde azalma olduğunu gösteren bazı kanıtlar bulunmaktadır.

3) Astragalus

Astragalus kökü bağışıklığı güçlendirmek ve soğuk algınlığı veya gribi önlemek için geleneksel Çin tıbbında uzun süredir kullanılmaktadır. Astragalus’un insanlarda soğuk algınlığına karşı etkinliğini inceleyen herhangi bir klinik çalışma yapılmamasına rağmen, astragalus’un antiviral özelliklere sahip olduğu ve bağışıklık sistemini uyartığını ortaya koyan çalışmalar bulunmuştur.

4) Sarımsak

Sarımsak, soğuk algınlığı için en popüler evde tedavi yöntemlerinden biridir. Pek çok kültürde, sarımsaklı çorbalar ve diğer sarımsaklı yemekler hastalıkalra karşı direnci artırak aacıyla tüketilmektedir.

5) C vitamini

1968’de Linus Pauling, doktoruna, insanların çeşitli vitaminler için bireysel ihtiyaçları olduğunu ve önerilen bazı diyetlerden (RDA’lar) biraz daha fazla miktarda ihtiyaç duyulduğu teorisini önermişti. Pauling, günlük 1,000 mg C vitamininin çoğu insan için soğuk algınlığı insidansını azaltabileceğini savundu. O zamandan beri, C vitamini popüler bir soğuk ilaç haline geldi.

Refleksoloji ve Konuşma Bozukluğu

Refleksoloji, insanın vücudundaki bazı noktaları kullanarak iyileşmesine ve hayatının düzenlenmesine yardımcı olan bir yardımcı tedavidir. Özellikle de çocuklarda var olan birçok durumun düzeltilmesi adına refleksolojiden faydalanılabilir. Konuşma bozukluğu, çocukluk döneminde ailelerin en fazla karşılaştığı sorunlardan bir tanesi olarak bilinmektedir. Refleksoloji ve konuşma bozukluğu terapisi ile birlikte sorunun giderilmesi adına başarılı çalışmalar yapılmaktadır. Konuşma bozukluğu; dil, damak, dudak ve çevresel sinir sisteminde meydana gelen sorunların ardından ortaya çıkar. Ayrıca kimi nörolojik etkenler de konuşma bozukluklarının meydana gelmesine neden olmaktadır. Böylesi bir durum sonrasında ise çocuklar sesleri doğru bir şekilde çıkartamıyor ve anlamlı iletişim kurmakta zorlanmaya başlıyor.refleksoloji, refleksoloji ve konuşma bozukluğu, konuşma bozukluğu tedavisiKekemelik, dilin istenildiği gibi kullanılamaması sonrasında kişi kendini istediği gibi ifade edemez duruma gelir. Çocukluğun ilk dönemlerinde çok fazla önemsenmeyen bu durum, ilerleyen dönemlerde çok ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Dolayısıyla ailelerin çocuklarında bu durum ile karşılaştıkları zaman mutlaka konu ile alakalı çalışmalara başlaması gerekmektedir. Doktorlar ile yapılacak görüşmelerin yanı sıra refleksoloji seanslarının da düzenli olarak yapılması büyük bir önem taşıyor. Refleksoloji ve konuşma bozukluğu terapisinde konuşma merkezi, algılama gibi birçok farklı konu ile alakalı gerekli olan bölgelere masajlar yapılarak bu bölgelerin uyarılması sağlanmış olur. belirli aralıklarla yapılacak bu işlemler sayesinde beyin devamlı bir şekilde çalışma başlayacak ve konuşma bozukluğu ortadan kaldırılmış olur.

Akciğer Kanseri 4.Evre Yaşam Süresi

Akciğer kanseri ölüm oranı en yüksek kanser türlerinden birisidir. Çok çabuk bir şekilde akciğer içerisinde yayılabildiği gibi, lenflere ya da beyin dahil olmak üzere uzak organlara da sıçrayabilmektedir. Akciğer kanseri; bronşlarda bulunan hücrelerinin anormal derece büyümesine neden olarak, bu hücrelerin akciğerin çalışmasını bozmasına ve hastalığının nefes almasını engellemesine neden olur.akciğer kanseri, akciğer kanseri nedenleri, akciğer kanseri tedavisi

Akciğer kanserinin en büyük nedeni sigara içmektir. Hava kirliliği ya da kimyasal maddelerin bulunduğu ortamlarda uzun süre çalışmak gibi nedenler de akciğer kanserine yakalanma ihtimalini arttırsa da, bu nedenler ile sigara içmek kıyaslanmayacak kadar farklıdır. Akciğer kanseri eşittir sigara içmek şeklinde bir tanıda bulunmak oldukça kolaydır. Akciğer kanserinin en önemli belirtisi öksürük ve balgamdaki kandır.

Akciğer kanseri çok büyük bir oranda sigara içenlerde görüldüğünden ve sigara içenlerde ilerleyen yaşlar ile birlikte çok fazla öksürmeye başladığından, öksürük esnasında gelen balgama dikkat edilmesi şarttır. Şayet öksürük esnasında gelen balgamın içerisinde ince çizgiler halinde kan görülüyorsa, vakit kaybetmeden akciğer kanseri ihtimali nedeni ile uzman bir hekime başvurmak gerekir. Zira ilerleyen aşamalara geçilmeden akciğer kanserinin tedavisine başlanmalıdır. 1. evredeki akciğer hastalığının genel belirtisi balgamdaki kandır ancak evreler ilerledikçe hastanın yaşamı muazzam derece etkilenir ve tedavinin başarı şansı da bir o kadar düşer. 4. ve son evresindeki akciğer kanseri tüm akciğer ve lenflere yayıldığı gibi, uzak ya da yakın diğer organlara da sıçramış bir durumdadır. Hastanın nefes alması dahi bir çile haline dönüştüğünden, yaşamı sürdürmek en büyük uğraş halini alır. Akciğer kanseri diğer kanser türlerine göre en ölümcül kanser türlerinden birisidir. Kanser hastalarının risk ölçeği, hekimlerin tedavi sonrası 5 yıllık süre içerisinde hastaya verdikleri yaşam ihtimali ile ölçülür. Akciğer kanseri tedavisinden sonra hastalara verilen yaşam şansı %10-15 arasındadır. Özellikle 3. evre ve 4. evredeki akciğer kanserine de bu oran daha da düşebilmektedir. Yaşam şansının yükseltilmesindeki en büyük uygulama hastalığın 1. evredeki tanısıdır. Erken konan akciğer kanseri hastalığında kişinin yaşam şansı büyük oranda artmaktadır ancak yine de hastalık oldukça büyük bir risktir.

Bazı Gıdalardan Kaçınma ve Klasik Şartlandırma

Koşullu bir tat kaçırma, o yiyecekleri tükettikten sonra bir hastalık döneminden sonra belirli bir yiyeceğin kaçınmasını içerir. Bu isteksizlikler, klasik şartlanmanın, sadece bir hasta hissetme insidansından sonra bile davranış değişikliklerine nasıl yol açabileceğinin harika bir örneğidir.

Koşullu Lezzet Aversiyonları Nasıl Çalışır?

Hiç bir şey yedikten sonra hastalandınız mı ve daha sonra sadece o yiyecekle ilgili düşüncenin sizi biraz rahatsız ettiğini fark ettiniz mi? Bu, genellikle koşullu tat kaçırma olarak adlandırılan şeyin harika bir örneğidir.gıdalardan kaçınma, bazı gıdalarkan kaçınma durumu, gıdalardan neden kaçınılır

Bir maddeyi yedikten sonra hastalık takip edildiğinde şartlı bir tat kaçırma meydana gelebilir. Örneğin, öğle yemeği için suşi yedikten sonra hastalandığınızda, hastalığınızla hiçbir ilişkisi olmasa bile gelecekte suşi yemekten kaçınabilirsiniz.

Hemen hastalık tarafından takip edilen gıdalardan kaçınmamız beklenebilse de, araştırmalar, gıda tüketiminin ve hastalığın başlangıcının mutlaka birbirine yakın olması gerekmediğini göstermiştir. Koşullu tat aversiyonları, nötr uyaran (yiyecek yeme) ve koşulsuz uyaran (hasta hissetme) arasında uzun bir gecikme olsa bile gelişebilir.

Koşullu Lezzet Aversiyonuna ÖrneklerTatilde olduğunuzu ve bir restoranda tavuk enchilada yediğini hayal edin. Enchilada’yı yedikten saatler sonra şiddetli bir şekilde hastalanırsınız. Bu olaydan yıllar sonra, kendinizi bir tavuk enchilada yemeye getiremeyebilirsiniz ve hatta o yemeği hatırlatan yiyeceklerin kokusunu aldığınızda ayaklarınız bile rahatsız olabilir. Bu koşullu tat kaçırma, hastalığınızın belirli bir öğeyi yemeye bağlı olmadığını bildiğinizde bile ortaya çıkabilir. Gerçekte, seyahatinizden sadece birkaç gün önce hasta olan seyahat arkadaşlarınızdan birinden kötü bir mide virüsü aldığınızın tamamen farkında olabilirsiniz. Belirli gıdalardan kendi isteklerinizi düşünün. Belirli öğeler için hoşgörüsüzlüğünüzü hastalık, mide bulantısı veya mide bulantısı ile ilişkilendirebilir misiniz? İnsanlar yıllarca çok özel yiyecek türlerinden kaçındıklarını fark edebilirler, çünkü o öğeyi hastalanmadan önce tüketmişlerdir.

Tat Kaçınmalarını Anlama

Tat alma isteksizlikleri hem bilinçli hem de bilinçsiz olarak meydana gelebilir mi? Birçok durumda, insanlar bir tür gıdayı sevmemelerinin altında yatan nedenlerden tamamen habersiz olabilirler. Neden bu tat iğneleri, özellikle hastalığın belirli bir yiyeceğe bağlı olmadığını bilinçli olarak fark ettiğimizde ortaya çıkıyor?

Koşullu tat istekleri, klasik koşullamanın bazı temel mekaniğinin harika bir örneğidir.

  • Önceden nötr uyaran (gıda) koşulsuz bir uyaranla (bir hastalık) eşleştirilir, bu da koşulsuz bir yanıta (hasta hissetme) yol açar .
  • Bu bir kerelik eşleştirmeden sonra, önceden nötr uyaran (gıda) artık koşullu bir tepki (gıdadan kaçınma) sağlayan koşullu bir uyaran .

Bu şartlandırılmış tat aversionları var mı? Yukarıda açıklanan senaryo, klasik şartlandırma için standart beklentilere tam olarak uymamaktadır.

Her şeyden önce, koşullandırma nötr uyaran ve koşulsuz uyaran (UCS) sadece bir çift eşleşmesinden sonra gerçekleşti. İkincisi, nötr uyaran ve UCS arasındaki zaman aralığı genellikle sadece birkaç saniyedir. Koşullu bir tat kaçınması durumunda, zaman atlaması genellikle birkaç saattir.

Klasik şartlanmanın genel prensiplerini ihlal ediyor gibi görünse de, araştırmacılar şartlı tat aversiyonlarının etkilerini deneysel ortamlarda gösterebildiler.

Böyle bir deneyde, psikolog John Garcia laboratuvar sıçanlarına aromalı su (önceden nötr bir uyarıcı) besledi. Birkaç saat sonra, sıçanlara onları hasta eden bir madde (UCS) enjekte edildi. Daha sonra, sıçanlara aromalı su verildiğinde, içmeyi reddetti.

Koşullu Lezzet Aversiyonlarının Açıklanması

Garcia’nın araştırması klasik koşullandırma hakkında daha önce anlaşılanların çoğuyla çeliştiğinden, birçok psikolog sonuçlardan ikna olmamıştır. Pavlov , herhangi bir nötr uyaranın koşullu bir tepki ortaya çıkarabileceğini öne sürmüştü .

Eğer bu doğruysa, o zaman neden hastalık hissi saatler önce yemiş olan yiyecekle ilişkilendirilsin ki? Hastalık, semptomlar ortaya çıkmadan hemen önce olan bir şeyle ilişkili olmaz mı?

Garcia, “Tat lezzetleri klasik veya enstrümantal şartlandırma mevcut çerçevesine rahat uymuyor.” Diyerek şöyle devam etti: “Bu isteksizlikler seçici olarak diğer uyaranların dışlanması için tatlar arar. İnterstimulus aralıkları bin kat çok uzundur.”

Ne Garcia ve diğer araştırmacılar göstermek başardık bazı durumlarda kullanılan nötr uyaranın tipi olmasıydı yapar şartlandırma süreci üzerinde bir etkisi vardır. Öyleyse bu özel durumda uyaran türü neden bu kadar önemli?

Açıklamanın bir kısmı biyolojik hazırlık kavramında yatmaktadır . Esasen, hemen hemen her organizma biyolojik olarak belirli uyaranlar arasında belirli ilişkiler yaratmak için yatkındır.

Bir hayvan yiyecek yer ve sonra hastalanırsa, gelecekte bu tür yiyeceklerden kaçınmak için hayvanın devam eden varlığı için çok önemli olabilir. Bu dernekler hayatta kalmak için sıklıkla gereklidir, bu yüzden kolayca oluşmaları şaşırtıcı değildir.

Çok İyi Bir Kelime

Klasik koşullama davranış üzerinde güçlü bir etkiye sahip olabilir. Koşullu tat isteklerinin açıkça gösterdiği gibi, bazen öğrenme çok hızlı bir şekilde gerçekleşebilir (sadece tek bir örnekten sonra).

Sürücü Belgesi Sınıfları Neler?

Ülkemiz de araç kullanımın artması üzerine çoğu genç on sekiz yaşının bir an önce gelmesi için sabırsızlanmaktadır. Fakat araçların da kendine göre kullanım çeşitleri bulunmaktadır.sürücü belgesi, sürücü belgesi sınıfları

Peki Kullandığım Araç Türü Hangi Belgeyi Gerektirir ?

1- Eğer Motorlu bisiklet kullanıcı iseniz “A1” Sınıfı Sürücü Belgesi almak zorundasınız .

2- Eğer Motosiklet kullanıyorsanız “A2” Sınıfı Sürücü Belgesi almak durumundasınız.

3- Minibüs , otomobil veyahut da kamyonet kullanmakta iseniz “B” Sınıfı Sürücü Belgesi olmak zorundasınız.

4- Kamyon kullanmak istiyorsanız ”C” Sınıf Sürücü Belgesi almak gerekir.

5- Çalıştığınız iş icabı çekici araç kullanmak zorundaysanız gereken sürücü belgesi ”D” Sınıfı Sürücü Belgesidir.

6- Otobüs kullanmayı düşünen kişiler “E” Sınıfı Sürücü Belgesi olmak zorundadır.

7- Tekerlekli Traktör kullanıcıları ise “F” Sınıfı Sürücü Belgesi almaları gerekir.

8- İş makinesi kullanacak kişilerin (motorlu araç) “G” Sınıfı Sürücü Belgesi alması gerekmektedir.

9- Eğer hasta veya sakatsanız özel olarak imal edilmiş size özgün o aracı kullanabilmek için “H” Sınıfı Sürücü Belgesine ihtiyacınız vardır.

10- Kanunlar da belirtildiği üzere sürücü adayı olan kişilerin belgelerine kavuşana kadar verilen sürücü belgesine de “K” Sınıfı Sürücü Aday Belgesi denir.

Hangi Belge İle Diğer Bir Aracı Kullanabilirim ?

F, G , H ve A1 sürücü belgeleri sadece kendine ayrılan araçları kullanabilmektedir. Onun dışında

B sınıfı sürücü belgesi ile F

A2 sürücü belgesi ile A1C sürücü belgesi ile B ve F

D sınıf sürücü belgesi ile B , C ve F

E sınıf ile de B , C ve F kullanılmaktadır.

Popo Estetiği

Popo Estetiği

Eski yıllarda çıkık ve geniş popolu kadınlar güzelliğin simgesi olarak tanıtılırken şimdilerde ise dar ve küçük kalçalı kadınlar güzelliğin simgesi olarak nitelendirilmektedirler. Kültürler ve güzellik anlayışı her geçen yüzyılda değişmektedir. Günümüzün bir diğer güzellik anlayışı ise doğalllık “doğal olan herşey güzelliği simge etmektedir”.

Son yıllarda en popüler estetik plastik cerrahi operasyonlarından birisi olan popo estetiği ameliyatları artık günümüzde sıklıkla uygulanmaktadır. Geniş ve büyük popolar bayanın boyunu kısaltırken, şekilsiz olmaları ise vücudun diğer bölgeleri ile uyumsuzluğu gözler önüne seriyor.

Estetik cerrahlara ideal kalçanın nasıl olması gerektiğini sorduğumuzda aldığımız yanıt latin kalçalarının yuvarlak hatlı olması ve afrikalılar gibi çıkıntılı kalçalara sahip olmak ideal bir kalçaya sahip olma anlamına gelmektedir. Bu iki kalçanın karışımı estetik plastik cerrahi operasyonlarda yaratılmak istenen kalçalardır.

Vücudumuzun diğer bölgeleri gibi kalçalarımızda bizlere kalan genetik bir özelliktir. Kalçalarınızın güzelliğini ise spor yaparak, düzenli beslenerek ve sürekli olarak diyet programlarını uygulayarak koruyabilirsiniz. Eğer kalçalarınızın istediğiniz biçimde olmamasından yakınıyorsanız yapılacak olan estetik cerrahi uygulamaları ile ideal hayalinizdeki kalçalara ulaşabilirsiniz.

Ameliyat öncesi doktorunuz ile yapacağınız konuşmalarda ameliyat sonrası nasıl bir kalça hayal ettiğinizi ve ameliyattan beklentilerinizi en ayrıntılı biçimde doktorunuza anlatmalısınız.

Popo estetiği ameliyatlarında liposcution uygulamaları ile daha düzgün ve ince kalçalara sahip olunurken uygulanacak olan kalça protezleri ile daha diri ve çıkık kalçalara sahip olabilirsiniz. Popo estetiği ameliyatlarında liposuction ve kalça protezlerinin beraber uygulanması oldukça güzel sonuçların alınmasını sağlamaktadır. Ayrıca kalça estetiği operasyonlarında uygulanacak olan kalça dikleştirme operasyonlarıyla da kalça şekillendirme işlemleri yapılabilmektedir.

Kalça estetiği ameliyatlarında uygulanan liposuction işlemleri ile yanlızca belirli bölgelerden yağ alınması yapılmaz.. Aynı zamanda vücut konturunun sağlanabilmesi için gerekli bölgelere yeğ enjeksiyonu uygulamalarıda beraberinde yapılabilmektedir. Uygulanan bu estetik işlemleri sonrasında istenilen kalça şekline ulaşılmış olacaktır. Ameliyat sonrası çok küçük kesi ilzeri oluşabilmektedir. Bu kesi izleri zaman içerisinde tamamen kaybolacaktır.

Popo estetiği operasyonlarında sarkmış olan deri ve yağ dokuları bölgeden uzaklaştırılarak daha diri ve genç görünüme sahip liposcution ve kalça protezleri ile desteklenmiş güzel bir görünüme sahip popo ortaya çıkmaktadır.

Selülitte Önleyici İlaçlar ve Kremler

Selüliti önlemeye yarayan bir çok tavsiyeler vardır. Bunların çoğunu okumuş veya duymuşsunuzdur. Bizde size bunların haricinde farklı bir kaç tavsiyede daha bulunmak istiyoruz. Bunları maddeler halinde inceleyelim;

• Tuz, şeker ve yağın kullanımını azaltarak protein yönünden zengin, yağ yönünden fakir bir beslenme tarzı benimsemek.
• Alkol kullanımından uzak durmak. Çünkü alkol kanda yağa dönüşerek vücutta birikir.
• Yürüyüş yapmak, yüzmek ve spor yapmak.
• Sebze, meyve, baklagiller ve lifli gıdalarla beslenmek.
• Yağ emiliminin artmaması İçin, yemek ile meyve orasında iki saat olmasına dikkat etmek.
• Başto zeytinyoğ olmok üzere sıvı bitkisel yağları kullanmak.
• Sebzeleri çiğ olarak tüketmeye özen göstermek.
• Kahve, çay, kola, soda gibi içecekleri mümkün olduğunca tüketmemek. (Çünkü bunlar vücutta sıvı birikimini hızlandırır).

KIRMIZI DESTEKLER: Selülit oluşumuna karşı etkili besin maddelerinden olan kırmızı renkli meyve ve sebzeler, likopen içerir. Likopen, hücreler arası bağları güçlendirir ve hücre metabolizmasının gelişmesine yardım eder.

YEŞİL DESTEKLER: Ispanak, lahana, brokoli, kivi ve biberdir. Toksinlerin atılması ve dolaşımın hızlanmasını sağloyon yosun da son derece faydalıdır.

SARIŞIN DESTEKLER: Kavun, kayısı, şeftali, mango ve popoyadır. Su ve mineral açısından zengin kaynak suları da oldukça faydalıdır. Magnezyum, metabolizmayı harekete geçirir. Fosfor ve silisyum, dokuyu kuvvetlendirir.

UÇUCU YAĞLAR: Bitkilerin hormonu olan yağ özleri de vücudumuzdaki hormonlarla eşdeğerdir. Terapide kullanılan bitkisel yağlar; dolaşıma katılarak hedeflenen bölgeye gider ve başarılı bir şekilde vücudumuzdaki yağlarla savaşırlar

Selülit Tedavisi Kullanılan İlaçlar

Selülit tedavisi ve ilaçları, hekim tarafından seiülitin tipine göre dozları ayarlanarak verilmektedir. Asla sağda solda duyduğunuz kürleri ve ilaçları doktor tavsiyesi ve kontrolünde olmadan kullanmayı denemeyiniz..

Selülit tedavisinde kullanılan ilaçlar:
Adiposité (yağ hücresi) etki eden lipolitik, yani yağ eriten
Lenf ve kılcal kan dolaşımı üzerine etkili olan
Sinerjik ve yardıma tedavilerde kullanılan ilaçlardır.
Selülite karşı savaşta iki yöntem geçerlidir. Birincisi, selülit oluşmasında başrol oyuncusu olan yağ metabolizmasına karşı mücadele edilmesidir.

İkincisi, yağ dokularında bozulan mikro sirkülasyonun düzeltilmesidir. Diğer farklı yöntemlerle birlikte yol alınması, istenen sonuca erken ulaşmayı sağlar,.