Herkes İyilikten Yana Olduğu Halde Dünya Neden Kötü?

Mutlak iyi veya mutlak kötü diye bir şey yoktur.

Bu cümleyle başlayalım. Bu cümle yıllardır tartışılıyor ve daha fazla tartışılacak.

İyilik, konuşma, devrimler yapıldı, çalışmalar yapılıyor, ama dünya neden değişmiyor? İyilik hakkında çok fazla konuştuğumuzda kötülük neden daha yaygındır? İdeolojiler, dinler, devrimler, hareketler varken neden hala aynı sıkıntıları yaşıyoruz?iyilik yapma, dünya neden kötü, kötülüğün nedeniHayvanlar neden zarar görür? Doğa neden yok oluyor? Irkçılık neden hala mevcut? Neden savaşlar var? ve bir ton benzer konu. Pek çok insan hem pasif hem de aktif olarak bir şeyler yaptı. Hiçbir şey değişmedi. Bir kısır döngü içerisindeyiz. Snowpiercer, filmdeki gibi iyilik için savaşanlar kazandıktan sonra güç kazandıklarında yok ettikleri güce dönüşür.

Birçok soru sordum ve cevapları var. Bazı şeyler uygulandı, ancak değişmedi. Sorunlar hala büyük. Hiçbir değişiklik olmadı. Dünyanın bir insan olup olmadığı, estetiğe sahip olması, saçınızı boyaması veya dövme yaptırması tam olarak değiştiğini göstermez. Karakter aynı kalırsa ve kötü sonuçları olursa, hiçbir şey değişmez.

Ne yapmamız gerektiği sorusu, hayatımızın geri kalanında bizi aklımızda tutmalıdır. Yanıtları buluyoruz, ancak çözülmüş olarak kabul edilmiyoruz. Çözüm yoksa ya da bir çözüm bulduğumuzu ve aslında hiçbir şey olmadığını düşünürsek, yaptığımız hiçbir şey değildir. Birlik şarkıları, kitaplar, resimler vb. Değişime katkıda bulunmaz. Bu konu insanlığın en büyük sorunlarından biri olmalı. Çünkü her şeyi kapsar. Dünya değişmeyecek. Umarım yanılıyorum, ama sanmıyorum. Aynı sorunlar her zaman devam edecektir. Ölümsüzlük yerine mutlak mutluluk aramalıyız. Bunu herkese uyarlamamız gerekiyor. Düşünmeyi ve araştırmayı bırakmamalıyız.

Sonuç olarak; İnsanlar ne yapacaklarını bilirler ama ne yapacaklarını bilemezler.

Lohusa Eşi Olan Erkekler İçin 10 Öneri

Bir ebeveyn olarak, bebeğinizi kucağınıza koyduğunuz ilk andan itibaren sizin için yeni bir süreç başlar. Artık en az 3 kişilik bir ailesiniz. Ailenize katılan yeni üyeniz sizin gibi bu dünyaya alışkın değil. Yani dünyaya alışmak zaman alacak ve bu süreçte bir ebeveyn olarak sizin yardımınıza ihtiyacı olacak.lohusalar için öneriler, lohusa eşi olanlara tavsiyeler, lohusa eşi olanlar için önerilerBu süreç bebek için ne kadar zor olursa, anne için o kadar zor olur.  Lohusa dönemi dediğimiz bu dönem hem anne hem bebek hayatındaki yeni durumlara alışmaya çalışır. Bu yeni durumlara alışırken, zaman zaman zor zamanlar yaşayabilirsiniz.

Bu zor zamanlarda, annenin en büyük destekçisi baba. Babalar, doğum izni verildikten sonra yasal olarak evde bulunmadıklarından, birçok ebeveyn tarafından tanıklık edilemez. Akşam eve geldiklerinde, yemek bile yiyemeyen yorgun, yıpranmış, uykusuz bir anne ile karşılaşabilirler.

Peki doğum sonrası dönemde babalar anneyi nasıl desteklemelidir?

Baba akşam işten ayrıldıktan sonra, anne sormadan bazı sorumlulukları üstlenmelidir.

Baba hafta sonu anneye yardım edebileceği durumlara destek verebilmelidir.

Bebeğin bezini değiştirmek, onu beslemek ve bir biberonla besleniyorsa uykusunu yapmak sadece annenin tekel sorumluluğu değildir. Bebeğin bu temel ihtiyaçlarını baba tarafından karşılamak da baba ile bebek arasındaki iletişim ve etkileşim için çok önemlidir.

Ebeveynler ayrıca, akrabaları varsa bebeği bir veya birkaç saatliğine bırakabilecekleri zaman geçirmelidir.

Anne doğum yaptığı için beden ve benlik algısı zayıflayabilir. Fazla kilolu olduğunu ve güzel görünmediğini düşünebilir.

Baba bu konularda anneyi desteklemeli ve moralini yüksek tutmasını sağlamalıdır.

Anneler için en zorlu süreçlerden biri geceleri uyanmaktır. Annesi gece uyanırsa, emzirmek için değil, gazını çıkarmak veya bezini değiştirmek için, baba bu süreci desteklemeye çalışmalıdır.

Evliliğin her anında olduğu gibi, doğum sonrası dönemde eşlerin yaptığı küçük sürprizler evliliği ve ilişkiyi taze tutar. Bu nedenle babalar annelerine küçük sürprizler yapmaya çalışmalıdır.

Ailenin iki bebeği varsa ve ondan daha büyük bir çocuk varsa, baba anneye büyük çocukla ilgili sorumluluklarda destek vermelidir.

Mutlu çocuklar mutlu ailelerde büyüyebilir. Bir ebeveyn bir çocuk için ne kadar önemli olursa, ebeveynleri arasındaki ilişki o kadar önemlidir. Bu nedenle, hem anne hem de baba, çocukları için doğru davranışa sahip bir model olmaya dikkat etmelidir.

Çocuklarda Güvenli Bağlanmayı Biliyoruz, Peki Güvenli Ayrılma Nedir?

Güvenli bağlanma kavramı hayatımıza giren yeni kavramlardan biri haline geldi. Bu kavramı sıklıkla kullanırız. Peki güvenli bağlanma nedir?

Güvenli bağlanma, anne ve çocuk arasında, özellikle 0-2 yaş döneminde bağlanmadır. Çocuk doğmasına rağmen, kendisini annesinin bir uzantısı olarak görmeye devam ediyor ve her zaman onunla istiyor. Annesi onun yanındayken, çocuk mutlu ve huzurludur ve annesi uzaklaştığında veya ayrıldığında kendini tehdit altında hisseder.çocuklarda güvenli ayrılma, çocuklar ayrılma olayıGüvenli bağlanma süreci esas olarak anne ve çocuk arasında görünse de, baba da bu süreçtedir ve öyle olmalıdır.

Güvenli bağlanma kadar önemli olan bir diğer kavram da “Güvenli Ayrılma” kavramıdır.

Güvenli ayırma kavramı, çocuğun hayatına ilk aylarda girmeye başlar. Bunun ilk aşaması anneyi başlatma sürecidir. Daha sonra, kreşe başlayan çocuk, çocuğun yatağı ayrılır ve aileye gelen ikinci bir çocuk gibi olaylar bu sürecin devamını oluşturur.

Güvenli ayırma işlemi sırasında annenin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır. Örneğin:

Anne evde bile bir odadan diğerine giderken çocuğunu bilgilendirmelidir. Ancak, bu bilgi çocuğun kaygısını artıran düzeyde değil, sadece bilgi verme düzeyinde olmalıdır. Örneğin, “mutfağa gidiyorum, burada kalmıyorsun, korkma, hemen geleceğim, bir şey olursa hemen geleceğim” demek yerine, “ben mutfağa gidiyorum çok yakında “yeterlidir.

Anneye başlama süreci de önemli bir aşamadır. Anne sabah onu görmeden gizlice kaçmamalıdır, böylece çocuk üzgün hissetmez. Bu tutum çocuğun güvenini daha fazla sarsar ve endişesini arttırır. Bunun yerine, sabah ayrıldığında çocuğa nereye gittiğine dair kısa bir genel bakış sunmalıdır. Bunu yaparken, “İşe gitmem gerekiyor, çok üzgünüm, işim bittiğinde geri döneceğim, ağlama, korkma” ifadesi yerine, işe gideceğim, akşam geri gelecek, anneannem ben yokken sana bakacak. “

Çünkü çocuk için önemli olan anne olmadığında onunla kimin olacağı ve temel ihtiyaçlarını kimin karşılayacağıdır. Annenin “Korkma, ağlama” gibi söylemi, çocuğu rahatlatmaz, aksine çevrede bir tehdit olduğu ve güvenli olmadığı anlamına gelir.

Çocuk ve kreş arasındaki bir başka ayrım da, anne ile ayrılma aşamasıdır. Anaokuluna başlamak çocuğun yaşamında önemli bir dönüm noktası olmakla birlikte, annenin bazı tutumları ve söylemleri bu aşamayı çocuk için daha zor hale getirebilir. “Kreşten hoşlanıyor musunuz, öğretmeninizi seviyor musunuz, hoşunuza gitmiyorsa sizi alalım, ya da anneniz size tekrar bakarsa” gibi ifadeler çocukta “Burası güvenli değil” algısı yaratabilir benim için yeterli”.

Bu algı nedeniyle çocuğun uyum süreci olması gerekenden daha uzun sürer ve çocukta olumsuz bir okul algısı gelişebilir.

Anne ile çocuk arasında güvenli bir ayrım sürecinin gerçekleşmesi için önce anne bu ayrılmaya hazır ve istekli olmalıdır. Anne çocuğunun yatağını ayırmaya hazır değilse, anne çocuğunu göğsünden kesmeye hazır değilse, çocuk ne kadar hazır olursa olsun, annenin endişeli tutumu bu süreci etkileyecektir.

Lamine Diş İle Gülüşler Daha Canlı

Dişlerimizi her zaman bem beyaz dikkat çekici olmasını isteriz. Ama çoğu zaman belirli sebeplerden ötürü dişlerimizde bazı sorunlar oluşur. Bunlar diş renginde bozukluk ön dişlerde ayrılma gibi durumlar ile karşılaşmaktayız. Bu gibi durumlarda bizim imdadımıza lamine (yaprak kaplama) porselen kaplamadır. Lamine diş yaptıranlar dişlerindeki kusurları kapatarak etrafa verdikleri gülüşlerde dişlerini göstermekten zevk duymaktadırlar. Yaprak porselenlerle dişlerin arasındaki boşluklar giderilebilir, dişlerin boyutları uzatılabilir, dişlerin rengi değiştirilerek basit diş bozuklukları giderilebilir. Antibiyotik nedeni ile sararan dişlerde de lamine porselen kullanılır. Dişlerinin formundan memnun olmayanlar, ön dişlerde büyük dolgu ve çürük dolgusu sonucu estetik görünüşü yok olanlar, kalıtsal yapı bozuklukları olanlar, çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde(ortodonti tedavisine alternatif olarak) bu tip sorunları olanlar için lamine diş kaplama istediklerini karşılayacak uygulamadır. Lamine porselen yapmak isteyen bir hasta diş hekimi ile koordineli iş birliğine varmalıdır.lamine diş fiyatları, lamine diş operasyonu, lamine diş uygulamaları

Lamine kaplama diş yaptırmak isteyen bir hasta kararını verdikten sonra şu uygulamalar başlar; Mokap denilen bir uygulama ile hastanın işlem sonrası nasıl bir diş görüntüsü ile karşılaşacağı örneği ölçüler alınarak gösterilir. Bu işlemin sonrası dişlerin aşağı yukarı şekline, beklenen estetiğine göre 1 mm ya da daha az miktarda dokunun diş yüzeyinden uzaklaştırılması sağlanır. Bu işlemlerde ölçü ile hareket edilir. Alınan ölçüler sonucu ince porselenler hasta ve diş hekiminin orta yolu bulması durumunda porselenler cilalanarak uygun renk dokusuna getirilerek yapıştırma işlemi gerçekleşir. İşlem sırasında acı hissetme olanağı hastaya anestezi yapılacağından ötürü hiç yoktur. Hasta sonraki seansa gelene kadar geçici porselen kullanmaktadır. Hasta sıcak, soğuk ve ağrı hissetmez. Ama bir aksilik durumunda porselen düşer ise ağrı olaşabilir ve hemen doktorumuza danışmalıyız. Çok nadirde olsa bazı durumlarda işlem sonrası ağrı devam eder ve diğer günlerde devam eder bu durumlarda pulpa denilen canlı doku reaksiyon gösteriyor olabilir. Bu gibi durumlarda hiç beklemeden diş hekimimize kontrollerimizi yaptırmalıyız. İşlem yapımı nasıl bir tasarım için yaptırdığımıza göre değişmektedir. Lamine yaptıracak hasta öncelikle ölçüler alınır. Bir sonraki seansta 2-3 gün sonra prova edilir. Bir sorun yok ise porselenler aynı renk yapıştırıcı ile dişe yapıştırılır. Toplam işlem 3-4 gün içerisinde bitirilir.

Lamine diş yaptıranlar birçok avantajı da içinde barındırmaktadır; Porselen çok ince bir tabaka haline getirildiği için ışığı geçirme özelliği vardır. Bu özellik sayesinde dişlere doğal renkmiş gibi iyi bir estetik katar. Dişinizde tırnak genişliği kadar yuva açılması yeterlidir. Dişin fazla kesilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Porselen yüzeyi o kadar pürüzsüzdür ki sigara, çay, kahve gibi maddelerden kaynaklanan lekeleri ve diş taşı oluşumunu çok düşük seviyelere indirir. Aşınmalara karşı direnci yükseltir. Bu gibi avantajları sayesinde son derece kullanışlı ve şık dişlere kavuşabilirsiniz. Lamine yaptıranların diş ömürleri de kendilerine bağlıdır. Bu işlemde kırık olmadığı sürece belli süre sonra değiştirilmesine gerek yoktur. Bu işlemde bir kırık var ise ve bir düzelme yapılamamış ise lamine değişimi gerekebilir. Zamanla yapılan lamine porselen ve diş arasında aralık gözükebilir. Bu aralık diş çürümelerine neden açar böyle durumlarda kontrol edilmesi gerekmektedir. Lamine değişimi sırasında çürük tespit edilmiş ise veya sürekli kırılan porselen lamine var ise diş hekiminiz porselen krona geçiş yapmak isteyebilir. Kron yapımında ise dişin arka tarafı kesilerek tekrar porselen kronlar yapılarak tedavi sonlandırılır. Bu işlen sonucu birçok sorun yaşamak istemiyor isek düzenli dişlerin fırçalamalıyız. Diş fırçasından ziyade diş ipi ve ağız gargarasını da kullanmalıyız. Diş sıkma veya gıcırdatma hastalığımız var ise gece plağı kullanmalıyız. Tırnak yemek alışkanlığından vazgeçmeliyiz. Her altı ayda bir dil hekimimizle olan kontrollerimizi ihmal etmemeliyiz. Bunlara dikkat edenler uzun yıllar lamine kaplı dişlerini kullanabilirler.

Lamine diş yaptıranlar memnuniyetleri çok yüksek olup fotoğraflarda gülümsemenin keyfini çıkarmaktadırlar. Bu operasyonda hiçbir sorun ve kötü bir durum olmamaktadır. Her doktor hasta ilişkisinde önemli olduğu gibi ne istediğimizi bilmeliyiz. Lamine porselen yapımı çok dikkat ve özen isteyen bir iştir. Diş hekimimiz ile koordineli ve dikkatli bir şekilde çalışmalıyız. İlk operasyon yapımında ve sonraki provalarda yanınıza size fikir verebilecek ailenizden ve ya arkadaşlarınızdan birilerini götürmelisiniz. Size vereceği tavsiye ve fikirler ile yapılacak lamine porseleni yapısı hakkında aklınızda fikirler oluşacak ve karar verme aşamasında daha doğru sonuç elde edilmektedir. Bazı durumlarda hasta tam olarak nasıl bir işlem yapmakta karar veremediği için istenilen sonuç alınamamaktadır. Çoğu zaman seanslar uzamakta ve bazen hasta için çekilmez duruma gelir. Böyle durumlarda diş hekimimizle birlikte dikkatli çalışmalı ve doğru kararlar alabilmeliyiz. Hekimimiz bize istemiş olduğumuz lamine porseleni bize sağlayacak ve işinde ne kadar usta olduğunu kanıtlayacaktır. Lamine porselen sayesinde dişleriniz hiç olmadığı kadar beyaz ve hiç olmadığı kadarda şık dişleriniz olacaktır.

Kızlık Zarı Çeşitleri

Kızlık zarı vajina girişinde, ortasında adet kanının dışarı akmasını sağlayacak bir veya birkaç deliği bulunan ince bir doku parçasıdır. Bu deliklerin şekillerine göre kizlik zari cesitleri sınıflara ayrılır ve isimlendirilir:kızlık zarı dikimi, kızlık zarı nasıl dikilir, kızlık zarı dikme işlemi

kizlik zari dikimi annuler hymen

Annüler hymen (Halka tipi kızlık zarı):

Toplumda tüm kadınlarda en sık görülen kızlık zarı çeşidi halka tipi kızlık zarıdır. Bu tip kızlık zarı halka şeklinde bir deri kıvrımından oluşur ve ortasında daire şeklinde tek bir delik vardır. Bazı kadınlarda delik biraz daha geniş ve esnekliği daha fazla olabilir, bu durumlarda kanamanın az veya hiç olmayabilir. Bu nedenle ilk cinsel ilişki sırasında kanama olmaması, kadının bakire olmadığı anlamını taşımaz. Kanama oluşmadığında kızlık zarının bozulup bozulmadığı doktor muayenesi ile kolayca anlaşılabilir.

 kizlik zarı dikimi kresentrik hymen

Kresentrik Hymen (Hilal tipi kızlık zarı):

Şekil olarak hilale benzeyen bu kızlık zarı tipinde, bir kenar daha kalın ve genişken, diğer kenar tamamen incedir. Bu tipte cinsel ilişki sırasında genelde kanama görülmez, ancak ilişki sırasında vajina girişi zorlandığında yırtılır ve şiddetli kanama olabilir.

 kızlık zarı dikimi septali hymen

Septalı Hymen (Bölmeli kızlık zarı):

Halka tipi kızlık zarının ortasında geçen ve bu deri parçası ile deliğin ikiye ayrıldığı kızlık zarı çeşididir. Toplumda nadir olarak görülen bu tip kızlık zarında cinsel ilişkide zorluk yaşanabilmekte ve kanama fazla miktarda olabilmektedir.

 kızlık zarı dikimi kribriform hymen

Kribriform Hymen (Süzgeç benzeri kızlık zarı):

Bu kızlık zarı tipinde ortada daire şeklinde bir delik yerine, ufak ufak çok sayıda delik bulunmaktadır. Ender görülen kızlık zarı çeşitlerinden biridir olan kribriform tip kızlık zarı genelde cinsel ilişki sırasında yırtılmaz, kızlık zarının açılması için doktor müdahalesi gerektirebilir.

 kızlık zarı dikimi mikroperfore hymen

Mikroperfore hymen (Minik delikli kızlık zarı):

Bu kızlık zarı tipinin ortasında tek ve çok küçük bir delik vardır. Adet kanı kolayca dışarı atılamadığından adet dönemlerinde çok fazla ağrı oluşmaktadır. Bu durumun giderilmesi için doktor müdahalesi gerekmektedir.

 kızlık zarı dikimi imperfore hymen

İmperfore Hymen (Deliksiz kızlık zarı):

Bu kızlık zarınun ortasında hiç delik bulunmamaktadır. Vajina girişi tamamen kapalı olduğundan rahimden gelen adet kanaması vajinadan dışarı çıkamaz ve içeride birikir. Bu tür bir kızlık zarına sahip olan kadınlar hiç adet göremezler. Bu nedenle 15 yaşına gelmiş, şiddetli adet ağrılarına rağmen hiç adet görmeyen genç kızların mutlaka jinekoloji uzmanına başvurarak kızlık zarı muayenesini yaptırması gerekmektedir. Çünkü zamanla böyle hastalarda rahimden akamayan kan vajina ve rahimi doldurarak karın içinde büyük kitlelerin oluşmasına neden olurlar. Adet ağrıların giderilmesi ve normal şekilde adet görülmeye başlanması için deliksiz kızlık zarının doktor tarafından cerrahi müdahale ile açılması gerekmektedir. Bu durumdaki hastalara kızlık zarı açıldıktan sonra, durumun tespit edilmesi için, jinekoloji uzmanından “bekaret raporu” alınabilir.

Önemli Not:

Kızlık zarının ortasında bulunan yuvarlak delik normalden daha geniş ve daha esnek olduğunda, cinsel ilişki sırasında erkeklik organının (penisin) geçişine kızlık zarının yırtılmadan izin verebilir ve herhangi bir kanama oluşmaz. Bu durum kadın ve erkek arasında soruna yol açarsa, bekaret kontrolü uzman bir jinekolog tarafından yapılabilir. Kadınların dörtte birinden fazlasında esnek kızlık zarı görülmekte ve kızlık zarı kanama olmadan erkeklik organının (penisin) geçişine izin vermektedir.

Sivrisinek İlaçlama İşlemi

Sineklerin de içerisinde yer aldığı Diptera grubuna ait olan sivrisinekler de onlar gibi çift kanatlı hayvanlardır. Uzun ve ince bacaklarının yanı sıra uzun dillere sahip olan bu küçük yaratıkların kanatları ve vücudu genelde pul ile kaplıdır. Yaklaşık olarak yetişkin bir sivrisineğin boyu 3 ila 9 mm arasındadır. Bilinen en önemli özelliklerinden birisi de dişi sivrisineklerin yumurtalarını beslemesi için kana ihtiyaç duymasıdır. Yaz aylarının korkulu rüyası olan bu küçük yaratıklar aşırı sıcak havalarda yaşamlarını sürdüremedikleri için gündüzleri gölgelerde dinlenerek karanlık havalarda ortaya çıkarlar. İnsanları ısıran sivrisinekler dişi olanlarıdır. Bir erkek sivrisinek dişisini kanat sesinden tanımaktadır.sivri sinek ilaçlaması, sivri sinek ilaçlama işlemi

2003 te yayınlanan bir dergiye göre Büyük İskender sivrisinek ısırığından ölmüştür. Taşıyıcı olan bu hayvanlar bilim adamlarına göre Dünya’ya Güney Amerika’dan yayılmıştır. Sivrisineklerin geçmişi o kadar eskidir ki dinozorlarla birlikte yaşadıkları düşünülmektedir. Yetişkin bir sivrisineğin hızı saatte 2 km ye kadar ulaşmaktadır. Gözleri olmayan bu hayvanlar bir insanı nefesindeki karbondioksitten bulurlar. Bilim adamlarının yaptığı açıklamalara göre çikolata kokusu duyularını köreltmektedir. Ayrıca sivrisinekleri ter kokusu da cezbeder. Sivrisinekler de arılar gibi çiçekler için polen taşırlar.

Piyasada bulunan sinek öldürücülerin birçoğu sinekler üzerinde etkilidir. Ancak bunlar sadece anlık ve geçici olarak fayda sağlarlar. Aynı zamanda içerdikleri yüksek miktarda kimyasallar sağlığımız açısından da zararlı etkilere yol açabilir. Sivrisinekler diğer haşereler gibi büyük bir tehdit olarak görünmese de çok çabuk üredikleri için kısa sürede evimizi, bahçemizi istila edebilirler.

Sivrisineklere kalıcı çözüm : Sivrisinek İlaçlama

Bu yönde profesyonel çalışmalar yapan ve daha çok bitkisel ağırlıklı ürünler kullanan bir sivrisinek ilaçlama firmasından yardım almak gerekebilir. Bu şekilde hızlıca üreyen bu canlıların evimizi istila etmesinden kurtulacağımız gibi sağlığımız açısından da oldukça faydalı olacaktır. Çünkü taşıyıcı özellikleri bulunan bu canlıların vücudumuza birçok hastalığı bulaştırması da kaçınılmaz bir durum olabilir. Özellikle Piretrin içeren ilaçlama yöntemi bu konuda oldukça etkilidir.

Boyun Fıtığı Tedavi

Boyun fıtığı hastalığı hakkın da birçok merak edilen sorun ortaya atılmaya başlanmıştır. Bu yüzden bu sorulara en iyi cevabı alabilmek için dikkatli bir araştırma aşaması oluşturulmalıdır. Boyun fıtığı hakkın da yanlış bilinen bilgiler bu hastalıkların tedavisini zorlaştırmak da ve bu hastalığın daha fazla ilerlemesini sağlamaktadırlar. Boyun fıtığı hastalığı hakkın da genel bir açıklama yapacak olur isek bu durumu en iyi şekil de şöyle açıklayabiliriz.boyun fıtığı, bel fıtığı, bel fıtığı tedavisi, boyun fıtığı tedavisiBoyun fıtığı hastalığı genel olarak oldukça riskli bir hastalıktır. Boyun fıtığı bir omur hastalığıdır ve tedavi edilmediği sürece bütün vücudu olumsuz bir şekil de etkileyebilir. Boyun fıtığı hastalığı boyun içerisin de bulunan omurların ve bu omurların araların da sürtünme kuvvetini hafifletme görevin de bulunan diskler bu hastalık açısından oldukça önemlidir. Bu disklerin zaman içerisin de çeşitli nedenlere bağlı olarak şekil değiştirmesi ya da yerlerinden oynaması en genel anlamı ile oldukça acı verici bir dururumdur. Bu nedenlerin sonucun da boyun fıtığı hastalığı oluşmaktadır.

Boyun fıtığı hastalığı çeşitli riskleri içerisin de barındırmaktadır. Bu diskleri erimesi sonucun da sürtünme kuvveti nedeni ile boyun omurları oldukça aşınacak ve bu aşınma ile birlik de çeşitli risklerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. Boyun omurlarında ki bu aşınma ve boyun fıtığı hastalığı ciddi anlam da tedavi edilmez ise felç hastalığını da beraberin de getirebilmektedir. Boyun fıtığı hastalığının tedavi yöntemleri arasın da çok çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Ancak hastalık henüz ilk aşama da bulunuyor ise bu durum da çok farklı bir tedavi yöntemi oluşturulmaktadır.

Boyun fıtığının en kesin tedavi yöntemi boyun fıtığı ameliyatıdır. Ancak omurlar ile alakalı bir durum olduğu için boyun fıtığı ameliyatı oldukça riskli bir tedavi yöntemidir. Bu yüzden uzman doktorlar tarafından da en son çare olarak tercih edilmektedir. Boyun fıtığı hastalığı eğer ilk aşama da ise ilaç ile tedavi yöntemi belirlenir. Bu yöntem de etkili sonuçlar alma oranı da oldukça yüksektir. Bu durumlara çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Boyun fıtığı hastalığı ilaç tedavisi sırasın da yine doktorlar tarafından omurların hareketini sağlayacak ve tedavi sürecini etkileyecek olan çok çeşitli egzersiz hareketleri verilmektedir. Bu egzersiz hareketleri sayesin de bu durum oldukça etkili sonuçlar bren bir tedavi türü olarak hayatımız da yer almaktadır.

Alt Alveol + Gingiva Nedenleri ve Tedavisi

Alt alveol i.o. Ca’lar içinde 3. sıklıkta olur. Nadiren 50 yaş altındadır. Erkekler 2-3 kat daha sık hasta olurlar. Alt alveol karsinomları üst alveol Ca’larına göre %80’e %20 gibi orandadırlar. Alt alveol Ca’lar %60 oranında premolarların arkasında olşur. Sigara en önemli nedendir. Erkeklerin %74’ü sigara içen, kadınlarda %48’i sigara içenlerde olur. Bu hastalarda multipl lezyon eğilimi mevcuttur (Loco regional). Prezantasyon ağrılı veya ağrısız ülser olabilir. Protez tabanlarda tm kitleleri veya ağrı yüzünden takalamaz. Genelde ilk Diş Hekimleri fark eder. Genelde lezyon alveoll kreti üzerindedir. Başlangıçta yayılım yüzeyel (lateral) yayılır. Eğer çürük diş varsa erken evrelerde kemik invasyonu olabilir. Spongioz kemik atake ise nörovasküler badi, risk altındadır. Bu durum tümörün sinir boyunca kemikle ilgili olmadan sinir boyunca ilerlemesine neden olur. Erken gönderilen vakalar ufak alveol tümörlerinin sayılarının artması ilginçtir. Mamafih kırık ve çevre yapıların tutulması aynıdır. Bölgesel lenf nod metastazı alt alveol karsinomlarmda, alta göre daha fazladır. Nodül tutulursa en çok jugulodigastrik, submaksillar ve mid. jugular bölgelerdedir. Alt jugular, submental post.de çok nadirdir.Alt Alveol + Gingiva Nedenleri, Alt Alveol + Gingiva Tedavisi

Tedavi

Tl NO lezyonlar için marjinal çene rezeksiyonu ile birlikte lokal eksizyon ağız yolu ile yapılırsa yeterli olur. Bu teknik, tümörün eksizyonu açısından bakılırsa yeterli gibi görülür ve blok çene rezeksiyonu ile beraber yapılandan çok daha az deformite oluşturur. Çeneyi önemli miktarda tutan daha büyük ve yaygın lezyonlar, dudak kesesi, yanak flebi ve segmental çene rezeksiyonu gerektirirler. Eğer lezyon üst çenede ise, parsiyel maksilla çıkarılması, modifiye w.ferguson insizyonu ile yapılır. Eğer lezyon daha geniş olup, maksiller antruma yayıldıysa, total maksillektomi endikedir. NO boyun ve geniş tümör varsa, yanak flebi hazırlanır, elektif boyun diseksiyonu protektif olarak yapılır. Ele gelen nod varsa, bu işlem kesin olarak gereklidir. Küçük tümörler, dışarıdan ışınlama ile tedavi edilirler. Bu tedavi, geniş tümörler için tavsiye edilmez. Nedeni ise, osteoradyonekroz oluşabilmesinden dolayıdır. Büyük tümörlerin rezeksiyonundan sonra veya (+) boyun vakalarında (yani boynunda lenf ganglionu tümör tarafından tutulmuş ise) R.T. ilave edilir.

Sonuçlar

Bazı araştırmalara göre (20 yıllık çalışma) 5 yıllık sürvi oranı %35’den %65’lere yükselmiştir. Bununda nedeni muhtemelen daha erken yapılan teşhislerdir. Tm lokalize ise, sürvi 5 yılda %80’lere kadar çıkabilir. Eğer Level I nodlar tutulmuş ise %54’lık bir sürvi tahmin edilir. Eğer her seviyede nodlarda tutulum varsa survi ancak %34 kadardır. Yine başka bir araştırmaya göre Stage I olan bir hastanın 5 yıllık sürvisi %78, Stage II’li de %64, Stage II’lü olanda %35 ve Stage IV olanda ise %15 kadar bulunmuştur. Bu sonuçlar RT olunca daha iyi olurlar.

Saçlar En Büyük Süsümüz

Saçlar en büyük süsümüz, en büyük aksesuarımız. Onlara hiç bir şey olmasını isttemiyoruz ama olursa da çözümü vardır. Saçlarımız döküldüyse neler yapılır neler yapılmaz burada anlatıyoruz. Saçlarımız beyazladıysa neler yapmamız gerekiyor. Tamamen bitkisel bir formülle, tamamen beyaz saçlardan kurtuluyor olmamız mümkün mü? Beyaz saçları artık eski haline getirmek mümkündür. Çok başarılı bir yöntemle bunu başarmak mümkün. Saçları beyazlayan insanlar genç yaşta beyazlayınca bir sıkıntısı mı var diye sorular sorulabiliyor.saç ekimi yapımı, saç ekimi sonrası, saç ekiminden sonra yapılması gerekenler

Bir saçı beyaz insan görünce problemleri olduğunu düşünebiliyoruz. Yaşamış olduğumuz sıkıntı, stres, dert keder midir saçın beyazlamasının nedeni. Temelinde yatan başka faktörler de var ama saydığımız çevresel ve psikolojik etkenler de etkiliyor. Ama ilk temel özelliği saçların beyazlamasının temel sorunu dediğimiz noktada saç pigmentlerinin deaktif olmasıdır. Bu çok doğal bir fizyolojik tanımdır. Bu problemi tetikleyen, bu problemin hızlı bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan yada yavaş bir şekilde oluşmasını sağlayan etkenler var.

Kişinin sıkıntı yaşaması, düzensiz beslenmesi, saçlarıyla alakalı bakım konusunda yetersiz olması ki saçlarımız bakımsız olursa, yıkamasını yada uyguladığımız o kimyasallar, sprey jöle yada boya tarzı şeyleri abartırsak işin uzmanı olmayan kişiler tarafından uygulatırsak saçlarımız güçsüzleşir. Güçsüzleşme noktasında da saç diplerinde bir tabaka oluşur. Bu tabakalar saça hem oksijyen girmesini en geller hem de güneş ışığının girmesini engeller ve saç dipleri yeterli besinleri alamaz.

Emziren Anne Nasıl Beslenmeli?

Gebelikte olduğu gibi emzirme döneminde de yeterli ve dengeli beslenmek hem bebeğin hem de annenin sağlığı için çok önemlidir. Bu dönemde vücudun süt salgılamak için ek enerjiye ihtiyacı vardır. Bu nedenle tüm besin gruplarından gerekli miktarlarda almaya özen gösterilmesi gerekmektedir.emziren anne beslenmesi, emzikli anne nasıl beslenir, bebekli annenin beslenmesiAnnenin yeterli beslenmesi anne sütünün kalitesini etkilemektedir. Anne sütü, bebeğin ilk besin kaynağıriıı. Bu dönemde “Emziriyorum, sütüm artsın” diye düşünerek bol şekerli komposto, helva, şerbetli tatlı, mısır gibi besinlerin fazla tüketilmesi doğru değildıı. Önemli olan kaliteli protein kaynaklarının tüketilmesi, yeterli vitamin ve minerallerin alınmasıdır. Gereğinden fazla besin tüketimi, gebelikle birlikte aldığınız kiloların daha da artmasına neden olabilir.

Anne sütünün bebeğin büyüme ve gelişmesindeki etkisi;

  • Bebeğin tüm gereksinimlerini karşılar
  • Çene ve diş gelişiminde rol oynar
  • Allerjiye karşı koruyucudur
  • Bebeği pişikten korur
  • Bebeğin daha az ağlamasını sağlar
  • Çocukluk ve yetişkinlik çağında görülen bazı kain ı hastalıkların oluşma riskini azaltır
  • Bebeğin ruhsal ve bedensel gelişimine yardımcıdır
  • Anne ile bebek arasında duygusal bağı güçlendim
  • Zeka gelişimi için önemlidir.

Emzirme döneminde kilo vermek için yapılan yanlış diyetler yüzünden süt salınımı ve sütün besin değen azalabilir, bebek gelişimi olumsuz etkilenebilir.

Emzirmenin anneye faydalan şunlardır;

  • Hazırlama sorunu gerektirmez
  • Annenin sağlığını korur
  • Meme kanseri ve çeşitli diğer kanser türlerinin

oluşumuna karşı koruyucudur

  • Kanamaları ve anne ölümlerini önler
  • Annenin kilo vermesine yardımcı olur

Emziren annelerin bilmesi gerekenler;

  • Bebek ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir.
  • Bebeğin bütün besin öğesi ihtiyaçlarını anne sütü tek başına karşılar.
  • Bebekte istenilen büyüme ve gelişmeyi sağlar,
  • Emzirme2 yaşına kadar sürdürülmelidir.

Ek besinlere erken başlandığında;

  • Bebek emzirilirken anne gebelik öncesine göre daha fazla sıvı almalıdır.
  • Kalsiyum yönünden zengin olan besinlerin tüketimi artırılmalıdır.
  • Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün istenilen miktarda olmalıdır.
  • Hazır besin tüketimi azaltılmalıdır.
  • D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansımasıyla sağlanır. Bu nedenle emzirme dönemindeki anne güneşten yeterince faydalanmalıdır.
  • Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır.
  • Yemeklerden hemen sonra çay tüketilmemesine

dikkat edilmelidir. Çayın açık ve limonlu içilmesinde fayda vardır.

  • Hazır meyve sulan, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve sulan ve ayran tercih edilmelidir.
  • Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
  • Bağışıklık sistemi olumsuz etkilenir
  • İshalve çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilir
  • Şişmanlığa davetiye çıkarılır
  • Anne sütünün giderek azalmasına neden olunabilir

Anneler bebeklerini emzirdikleri sürece zayıflamak amacıyla kendi başlarına çok düşük kalorili diyetler uygulamamalıdır. Diyetisyen kontrolünde en uygun beslenme programı hazırlanarak hem süt miktarını ve kalitesini artırmak, hem de fazla kilolardan kurtulmak mümkündür.

Emzirme döneminde yeterli ve dengeli beslenme: Anne ve bebeğin sağlığı ve emzirmenin verimi açısından büyük önem taşır. Bu nedenle anneler beslenme düzenlerine gereken özeni göstermelidir.